SON DAKİKA
Hava Durumu

ANKA'NIN 7 GÜNÜ / Kadın Oyunları Festivali

Yazının Giriş Tarihi: 15.02.2021 10:11

  Dünya gezegenin mistik sırlarının nereden başladığı, nereye gideceği, kimde cevap bulacağı ve kimlerin izleyeceği konusundaki soruların cevapları Anka Kuş’unun doğumundaki gizem kadar derindi.

            Anka Kuşu ilk başlarda çok sıkılıyordu. Henüz karanlık ve aydınlık dışında konuşabileceği kimse yoktu. Zamanla en çok sohbet etmeyi seveceği canlılar insanlar, kuşlar ve ağaçların dalları olacaktı.

            O zaman gelene kadar yeni dostlar edinmişti. Bu dostlar Olympos’lu tanrıçalar ve tanrılar, Kaf Dağı’nın ardındaki gizemli yaratıklar ve yedi kıta dört iklimdeki diğer tanrıçalar olacaktı. Dostlarından Artemis’le ilk kez Çatalhöyük’te denk gelmişti. Bu ilk buluşmada Artemis’in o insanların en çok korktuğu yaban hayvanlarını kontrol edebildiğini görmüştü.

Bir sonraki karşılaşmaları Akdeniz kıyıklarında ve onu en son görmesi Efes’te gerçekleşmişti. Tanrıça Artemis’in hayvanlar üzerindeki egemenliği doğaya saldığı bereket onu çok etkilemişti. Başına taktığı üç katlı taç kırların dışında hem köyleri hem kasabaları hem de şehirleri hakimiyeti altına aldığının göstergesiydi.

Sonra karşılaştığı tanrıçalardan biri de Medusa kalkanlı (Gorgo) Athena’ydı. Athena’ya her düştüğü ikilemde her kafası karıştığında akıl vermeye çalışan Anka Kuşu bazen de onun zekâ ve bilgelik tanrıçası olduğunu unutuyordu. Savaşlarda gösterdiği kıvraklığı duygularında gösteremiyordu çünkü. Anka Kuşu bir o kadar da Aphrodite ile yakın dosttu. Onun ile ilk karşılaşmasını asla unutamazdı. Olympos kıyılarında süzülürken köpüklü suların arasından inci güzelliği ile doğumuna tanıklık etmişti.

*

            Zamanla Anka Kuşu ilk arkadaşlarını göremez olmuştu aralarında yaşadıkları savaşların yanı sıra tanrıçalar ve tanrılar insanlar dünyasına uyum sağlayamıyorlardı. Kimisi Kaf Dağının ardına çekildi, kimisi Olympos’a kimisi ise bulutların arkasına. Her sene yaz aylarında Dionysos’u görürdü. Dionysos üzüm salkımları arasında dolaşırdı. Anka Kuşu Olympos eteklerindeki şehirlerde zamanla sevgili dostu bağbozumu tanrısı Dionysos’u görememeye başladı. Her geçen gün bu duruma üzülse de bir gün insanların onun için gösteriler yaptığını fark etti. Dionysos’u anma ve bağbozumunu kutsamak için yapılan bu ilk gösteriler. Aynı zamanda tarihin ilk tiyatrolarıydı. Bu ritüeller ahşap oturaklarla çevrili meydanlarda gösterilirken zamanla yerlerini mermerlerin yontularak tanrıça ve tanrı heykellerine dönüştüğü Yunan tiyatrolarına ve sonrasında Roma’da Amfitiyatrolara evirildi.

            Anka Kuşunun en sevdiği ilk dostları olan tanrıça ve tanrılar bu tiyatrolarda yüz yıllar boyunca anılmaya devan etti.

            Söylenceye göre Anka Kuşu her bir tiyatro merkezini en mistik tüyleri ile kutsamıştır. Bu merkezlerde en çok çocuklar, kuşlar, tanrıçalar ve kadınlar hakkında sergilenen gösterileri izlemeyi sever. Bu nedenledir ki en sevdiği arkadaşları Athena, Artemis ve Aphrodite’nin anılarını yaşatan tiyatroları her zaman severek korumuştur. Olymposlu bir tanrıça olmak dünyada kadın olmakla eş değerdir. Aphrodite güzelliğini Artemis bereketini Athena kalkanını kadınlar daha güçlü olabilsinler diye Anka kuşuna vermişlerdir

            Rivayete göre Anka Kuşu tiyatroları tılsımlı tüyleri ile korur ve her tiyatroya Olympos renkleri ile benzenmiş, tüylerinden birkaç tane bırakır. Asıl söylence şudur ki Anka Kuşu bu üç tanrıçadan aldığı tılsımlarla kadın tiyatrocuların kostümlerini kutsar. Çünkü tiyatrolarda sahnelenen oyunlarda yüzyıllar boyunca kadınlar hiç yer alamamıştır.

            Anka kuşu günümüzde en parlak tüylerinden bir tanesini de Türkiye’de ilk ve tek olan ‘Kadın Oyunları Festivali’ni kutsamak için kullanmıştır.

İlhamTürkiye'de ilk ve tek 'Kadın Temalı Tiyatro' Alınan Haber İçin,

En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.