SON DAKİKA
Hava Durumu

ANKA'NIN 7 GÜNÜ / Hephaistos 2

Yazının Giriş Tarihi: 22.03.2021 10:12

Yani insanlar birbirlerini önemsedikleri zaman…

Anka Kuşu, dönem dönem farklı coğrafyalarda insanların birbirleri ile dost olabildiklerini görmüştü. Ama bir şekilde biraz zaman geçtikten sonra insanların birbirleri ile bir bahane bularak konuşmadıklarını, küstüklerini görmüştü.

Anka Kuşu buna çok üzülürdü. Bir şekilde güç dengeleri vardı. Ama biliyordu ki, tüm insanların özü aynı. Hepsi etten ve tırnaktan meydana geliyor. Ve his ve fikirlerden.

***

Anka Kuşu bir gün dolaşırken dünyayı başka bir şekilde hisseden birilerini gördü. Dünyalarındaki renkler ve kokular çok başkaydı. Hem diğer insanlar gibi hem de biraz farklı. Sonra o insanları takip etmeye başladı.

O insanların fikir dünyalarına hayran kaldı. Hep kalırdı zaten. Farklı fikir dünyalarına daima hayran kalacaktı.

Bu dünyaların içindeki hikayeleri, masalları anlatma biçimleri, yazıları da 6 noktalı bir alfabeden oluşturuyordu.

6 nokta ile dünya güzelliklerini anlatıyor, hissettiriyor ve fikir ve düşüncelerini aktarıyorlardı.

***

Bir gün Anka Kuşu bu güzel insanlardan birkaçı ile bir daha karşılaştı. Türkiye’nin dört bir yanından öğrencileri bir araya getiren görünmeyen bir bağ kurmuşlardı. İnsanlar bu bağa internet diyorlardı. Anka Kuşu bu bağın amaçlarını ve hedeflerini anlamaya çalıştı.

Türkiye’nin kültürlerini, düşüncelerini paylaşan bir sürü öğrenci, bir projede bir araya gelmişlerdi.  İstedikleri, gezegeninin görünmeyen perde arkasını rahat hissedebilmekti. Varlardı. Var olacaklardı. Gözlerinin görmemesi hiçbir anlam teşkil etmiyordu.

Tek istedikleri erişilebilirlikti. Görünmeyen sihirli internete erişmek, kitaplara erişmek, herkes ve kendileri için güvenli yollara, araçlara erişmek.

Aslında taleplerinin diğer insanlardan hiçbir farkı da yoktu.

Her insan için en önemli şey, istediğini başkalarının haklarını gasp etmeden yapabilme özgürlüğü, engellenmemek, kendini gerçekleştirirken olmaması gereken zorluklarla başa çıkmamak, birkaç enstrüman  çalmak, şiir okumak, sevdikleri ile bir sahilde oturup keyif yapmak, eve gitmek, mutlu olmak.

Söylenceye göre Anka Kuşu, fiziksel olarak farklı olan insanların farklı olduklarını sadece insanlar sayesinde görebiliyordu. Çünkü insanlara baktığında kalbinde sadece bir his beliriyordu. Tarifsiz bir his. Her insanın sesinin bir rengi, kokusu vardı. Onun için sadece iyi ve kötü renk ve kokular vardı.

Her bir insanın istediği gibi kendisini gerçekleştirebileceğine inanıyordu. Çünkü insanların neler yaptığını görmüş, izlemişti.  Kimse istemediği bir konuda herhangi bir şey yapmak zorunda da değildi.

Rivayete göre, Anka Kuşu’na göre her insan aynı idi. Fikir, his ve beden. Ve Ruhun hissi. Aksini iddia eden, aksi gibi davranan, aksi olması için çalışan bütün insanlara karşıydı. Anka Kuşu engelsiz bir yaşama inanıyordu. Diğer insanların başka insanları engellemediği, berrak bir güzelliğin olduğu, mutlak huzur ve barışın hüküm sürdüğü, sadece sevgi ve iyilikten bahsedilen bir dünyaya inanıyordu.

Bu nedenle, Anka Kuşu ile birlikte çalışmaktan başka çaremiz yok. Engelsiz yaşam için fikir ve hislerimizi birleştirmekten başka çaremiz yok.

Engelsiz yaşam için el ele. Engelsiz yaşam için yürek yüreğe…

En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.