SON DAKİKA
Hava Durumu
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.

ANKA'NIN 7 GÜNÜ / folklor 2

Yazının Giriş Tarihi: 01.03.2021 12:38

 Her bir duygunun binlerce yansıması olabilirmiş. Bu yansımalar gezegenler, yıldız kümeleri, canlılar, topraklar ve niceleriymiş.

Mavi gezegende ise her canlı türünde farklı yansımalar olurmuş. Kuşlardaki yansımalarına göre onların hareket etmeleri, şakırdamaları, cıvıldayarak cilveleşmeleri bambaşka hal alırmış.

Bir gün kuşlar arasında bir kargaşa çıkmış. Her bir kuş başka bir yere gitmiş.

Aynı kargaşa insanlarda da olmuş. İnsanların büyük bir kısmı yan yana gelmemiş. Gelenler de ya kavga etmiş ya da birbirlerine sert sözler söylemişler. Arada bazılarının arası daha iyiymiş.

Bu kargaşalar o kadar yayılmış ki… Kuşların cıvıldaması hep karamsar olmaya başlamış. Bu kötü sesler yüzünden toprak bitkilere yeşil vermemiş. Bitkiler solmuş. Onları yiyen hayvanlar aç kalmış. Kıtlık olmasa da kıtlığa yakın, ölüm olmasa da onun kadar korkunç günler hakimmiş.

Renkler solmaya başlamış. Neşe ve mutluluk mavi gezegeni yavaş yavaş terk ediyormuş. Yaşamanın bir anlamı kalmamaya başlamış. Dostluk, sevgi yitirmiş. Düşmanlık başlamış.

Sonra günlerden bir gün gri bir rüzgar esmeye başlamış. Rüzgarın arasından ışıklar içinde Anka Kuşu tüm görkemi ve parlaklığıyla çıkagelmiş. En güzel şarkılarından birini söylemeye başlamış. Kuşlar da ona ister istemez eşlik etmeye başlamış. Şarkının ritmine göre uçuşmaya başlamışlar. Gökyüzü o tarihe kadar böyle bir melodi ne duymuş ne de bu bin bir güzellikteki dansı izleme şerefine erişmiş.

Bu etki o kadar muhteşemmiş ki…

İnsanlara da yansımış. Bu yansıma eşsiz bir yansımaymış.

İnsanlar Anka Kuşunun tüylerinden düşen alev dolu bir tüyün etrafına toplanmışlar. Alev ateşe dönüşmüş. Kuşları taklit ederek dans etmeye başlamışlar. Birbirlerine küs olan, kavgalı ve düşman olan her bir insan bir çemberin etrafında bir araya gelmiş.

Bu çember onlara kötü duygularını unutturmuş. Tüm duyguların iyi yansımalarını hatırlamaya başlamışlar. Yeryüzünde, bu mavi gezegen de kimin temsilcisi olduklarını hatırlamaya başlamışlar…

Anka Kuşu bu güzide çemberi kutsamış.

Söylenceye göre ritim ve hareket müzik ve dansın gizemli yolculuğunun en büyük yoldaşıdır. Bu yoldaşlık bir arada sonsuza kadar olmayı beraberinde getirir. Bu kadim bir yol arkadaşlığıdır.

Rivayete göre Anka Kuşu müziği ve dansı tarihin ilk saniyelerinde görmüştür. Kozmik bir ahenk içinde tüm o yapıtaşlarının bir araya gelmesi dalgalanarak buluşması ilk dans, o patlamalar, rüzgarlar ilk müziktir. Müzik ve dans birleştirir. Müzik ve dans barıştırır. Hepimizin bir çember etrafında eşit olduğunu hatırlatır. Bu nedenle Anka Kuşu her bir ritim ve hareketin buluşmasını bin yıllardır kutsamaya devam etmektedir. Müziğin ve dansın insanları ve kuşları bir araya getirmesi, barışı sağlaması umuduyla…