SON DAKİKA
Hava Durumu

ANKA'NIN 7 GÜNÜ / DOWN YILI

Yazının Giriş Tarihi: 06.01.2021 09:12

İnsanların ekmek hamurunu nasıl yaptıklarını, yemeklerine hangi baharatları kattıklarını, alışkanlıklarını izliyor her toprak parçasındaki insan topluluklarının nasıl da birbirlerinden farklı olduklarına şaşıp kalıyordu.

Renkleri ve gözlerinin yapısı gibi fiziksel özellikleri de birbirlerinden farklıydı. Her insan topluluğunda belirgin fiziksel özellikler, kültürler, yeme içme alışkanlığı, pagan inanışlar vardı.

Günlerin derin gecelerin uçsuz bucaksız olduğu bir tarihte dünya gezegenindeki turunu tamamladıktan sonra Güneş’in yanına gitti. Güneş ona bu farklılıkların iklimler ve toprakla ilgili olduğunu kabaca anlattı.

Anka Kuşu farklılıkları kavradığı için bilinçli bir şekilde tekrar dünya gezegeninin yedi kıtasına da uçmaya karar verdi. Bu uçma deneyiminde her toprak parçasında bazı özel çocukların olduğunu fark etti.

Toplumları farklı, kültürleri farklı olsa da her yerde bazı çocuklar aynı gibiydi.

Fiziksel özelliklerinin yanı sıra sevecenlikleri, içlerindekini yansıtma biçimleri oldukça benzerdi. Her özel çocukla tek tek oynadı, sohbet etti. Nedenini merak etse de bir türlü çözemedi. Gözleri daha çekik olan bu çocukları özel ve güzel kılan ne olabilirdi?

Sorusunun cevabını bulmak için Güneş’e gitti, Toprak Ana’ya sordu. Ay Dede’nin yanında vakit geçirdi.

Diğer gezegenlere uçtu. Satürn halkasında vakit geçirdi. Denizlerin tanrılarına ve rüzgarlara sordu. Kimse bilmiyordu. Merak duygusunu derinliklere gömmeye karar verdi. Çünkü yüzyıllarca bu sorunun cevabını bulamamıştı.

Gezdi durdu. Her zaman yaptığı gibi çocuklarla oynadı, kuşların eşsiz şarkılarına eşlik etti. Rüzgarlarla uçtu. Bazen Kaf Dağı’nın ardında gezindi, bazen de Bin Pınarlı İda Dağı’nın bağrında uyukladı. Zaman vakti kovaladıkça o merak duygusunu unuttu.

***

Gelen zaman yeni yenilikler getirmişti. Anka Kuşu’nun küllerinden doğduğu kim bilir kaçıncı yaşamıydı? Yine her yüzyılda yaptığı dünya gezegeni turuna çıktı. Bu turda bilim insanlarıyla denk geldi. Bilim insanları 46 kromozom denen bilmediği bir dünyadan bahsediyordu. Bazı insanlarda 47 olduğunu öğrendi. 21. kromozom çiftinde fazladan bir kromozom bulunması nedeniyle ortaya çıkan bir durumdu. Ne kadar da özel ve güzel bir durumdu onun için. O insanları bulmak için kanat çırptı. Sonra öğrendi ki o insanlar yüzyıllar önce merak ettiği insanlardı. Bilim insanlarından onların down sendromlu insanlar olduğunu öğrendi. Zamanın derinliklerinde kendisiyle arkadaş olan kimsenin bilmediklerini bu minik insanlar öğrenmişti.

Rivayete göre Anka Kuşu bilim insanlarına kısa ömürlerinde yeni şeyler buldukları için hep saygı duyar. 21 Mart’ı ona öğrettikleri içinde minnet.

Söylenceye göre her 21 Mart Dünya Down Sendromlular Farkındalık Günü’nde Anka Kuşu, insanların farklılıklara saygı duyması için şifalı tüylerini rüzgarlara bırakır. Rüzgarlar da insanlara şifayı, anlayışı, birlikte güzel yaşamayı öğretir. Ve yine aynı söylenceye göre 2021 Down Sendromlular yılı olduğu için her ay Anka Kuşu takvim yaprakları 21’i gösterdiğinde şifa, anlayış tüylerini rüzgarlarla insanların kalplerine yollar.

En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.