SON DAKİKA
Hava Durumu

ANKA'NIN 7 GÜNÜ / çocuk ve tiyatro

Yazının Giriş Tarihi: 19.02.2021 13:02

Ne büyük bir gariplikti. Dünya gezegeninde böyle şey çok az görülürdü.

Ne zaman çocuklar sessiz kalsa, dünya neşesini kaybetmiş bir gezegene dönüşürdü. Mavi gezegen sanki yaşam yokmuşçasına bir hal alırdı.

Birkaç yüzyılda bir olan bu karanlık günler, güzel yürekli insanlar sayesinde aşılırdı. Karanlık günlerden birinde kıtlık olmuştu. Aileler çocuklarına yemek verememiş, açlık onları oyun oynayamaz hale getirmişti. Olympos tanrıçası Demeter, toprakları bereketli tohumlarıyla kutsayarak, onların karınlarının doymasını sağlamıştı.

Bir başka karanlık zaman da hastalıklar ortaya çıkmış, herkes halsiz ve cansızlaşmıştı. Büyükler bunu çabuk atlatsa da minicik bedenler üzerinde bu hastalık uzun süre etkisini göstermişti. Toprak ananın bağrında sonsuz uykularına dalan çocukların sayısı bile o kadar çoktu ki.. Asklepios gelmiş, eşsiz çiçeklerden ve bitkilerden oluşan ikrisleriyle şifa dağıtmıştı.

Zamanın karanlıklarından birinde de iyi olmayan bir varlık sokaklarda kol gezmişti. Sokaklar tehlikeli bir hal almıştı. Bu tehlike yüzünden çocuklar ne sokağa çıkabiliyor ne de arkadaşlarıyla oynayabiliyorlardı. Bizim Ay diye bildiğimiz Luna, karanlıktaki eşsiz ışığıyla dünya gezegenini aydınlatmış böylece iyi olmayan varlık geçeğeni terk etmek zorunda kalmıştı.

Anka Kuşu, insanlığın iyileşmesi için mücadele eden tanrıça ve tanrılara, iyilik perilerei ve Luna’ya daima yardım ederdi. Tohumlara şifalı gözyaşlarıyla ilk cansuyunu verirdi. Şifalı otları kanat çırparak 7 iklimden toplar getirirdi. Luna’nın ışığını tüylerinin ışığı ile yansıtırdı.

Sesin kelimeleri unuttuğu tarihlerden bir başkasında da kıtlık, savaş ve hastalık iyi olmayan her şeyle toplanmış, dünya gezegenini yasa boğmuştu. Uzun yıllar süren karanlık zaman sonunda Asklepios sayesinde hastalıklar iyileşmiş, Demeter sayesinde karınlar doymuş, Luna sayesinde görülenin gerçekliği ortaya çıkmıştı.

Ama yine de çocukların neşesi yerine gelmemişti. Dünya gezegeninde iyi ve güzel olan hiçbir şey kalmamıştı sanki. Anka Kuşu ev ev dolaşsa da tek bir çocuğu bile güldüremiyordu.

Sonra bağbozumu tanrısı Dionysos çıkageldi. Anka Kuşu’na onun için düzenlenen ilk tiyatroları hatırlattı. Tanrıça ve tanrılar, Anka Kuşu’nun kanatları üzerinde Luna’nın ışığında bir gece en güzel oyunlarını sergilediler. Uykularında çocukların odalarına sızan ışık sayesinde kalplerine yaşam, umut ve neşe tohumlarını ektiler.

Şimdiye kadar görülmemiş bir tiyatroydu. Sadece ve sadece en masumlarımız için. Kötüyü asla hak etmeyen, minik insanlar için.

Söylenceye göre Anka Kuşu daima der ki, ‘Sadece çocuklar için iyi olmak zorundasınız. Onlara daha güzel, daha umutlu, daha yaşanılabilir bir dünya yaratmak zorundasınız. Dünya gezegeninin yörüngesinin şaşmamasını istiyorsanız, çocuklar için güzeli yaymak zorundasınız’

Ve ekler, ‘'Dünyanın en güzel çiçekleri, onlar sizlersiniz çocuklar. Sizleri gülerken görmek, yeryüzünün en güzel kırında en güzel çiçeğini açmış gibi görmektir. Sizleri koklamak, dünyanın en güzel kocan çiçeğini koklamak gibidir. Ve dünyanın en güzel çiçekleri sizin gülüşlerinizde açan ve hiç solmayacak olanlardır'

Rivayete göre çocuklar için çalışan, çabalayan her bir insan, Anka Kuşu için paha biçilmez değerdedir. Hele ki onlar için sadece onlar için bir şeyler yapıyorlarsa… Anka Kuşu, onlara minnettardır.

İlham Alınan Haber İçin, 

çocuklar için bir kıvılcım

 

En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.