SON DAKİKA
Hava Durumu

ANKA'NIN 7 GÜNÜ / Beyaz Perde 1

Yazının Giriş Tarihi: 26.03.2021 09:45

Uzayda bile olsa…

Anka Kuşu, yıldızların, gezegenlerin, uyduların hareketlerini böyle görüyordu. Mükemmel bir sanatın öyküsü. O ilk gözlerini açtığı andan son anına kadar, kendisine eşlik edecek olan bu görkemli manzara karşısında o kadar mutluydu ki…

Anka Kuşu, bu güzelliklere doyamıyordu.

 Evrenin, yaşamın kendisi bir sanattı. En çok da sanatı ve masalları severdi zaten.

Tam da böyle anlardan birinde bir gök taşı hızla yanından geçip gitti. Ritmin coşkulu yerlerinden biriydi bu sahne. Hemen peşine kanat çırpmaya başladı. Galaksinin içinden mavi gezegene hızla giden bu göktaşı atmosferin içine girdiği anda yanarak küçülmeye başladı. O kadar uzun bir yolda, varlığının bir kısmını yolda bırakmıştı.

Anka Kuşu’nun evren gezintisi bir kez daha başıboş ama coşkulu bit göktaşı ile bozulmuş ve o çok sevdiği mavi gezegene düşmüştü. Düşerken o kadar küçüktü ki… Neredeyse kimsecikler fark etmemişti.

Dünya gezegenin de de değişimler olduğunun farkındaydı. Sanat anlayışı değişmişti. Tepetaklak olmamıştı ama evirilmişti. Bitip tükenmek bilmeyen bir şeydi zaten sanat Anka Kuşu için.

İnsanlar yeni bir şey keşfetmişlerdi. Fikir ve hislerindeki dünyaları artık kameralarla var ediyorlardı. Başka insanlara kendi farklı farklı dünyalarını anlatıyorlardı.

Beyaz perde, sinema…

Ama burada kendi gözlerindeki görüntülere benzeyen dünyalarda vardı. Aynı yıldızları izlediği gibi, hiç dokunmadan, müdahale etmeden, kendi akışları ile devam eden bu güzellik…

Buna belgesel sinema diyorlardı. Gezinirken öğrenmişti. Eline kamera alıp, daha ıssız kasabalara giden birinden. Onunda aslında yönetmen olduğunu çok sonradan öğrenecekti.

Var olan dünyanın gerçekliklerini, varlıklarını, belgeleyen, geleceğe ispatlayan bazen müdahale ederek bazen etmeyerek yaşayan ekranlara yansıtıyorlardı.

Bir takım yani en azından Anka Kuşu’nun anlamadığı işlemler,  karışık makineler yardımı ile sanki hayatların süreçlerini birleştirip kesiyorlardı. Sonradan bu işlemlerde çok fazla kurgu ve montaj kelimesi geçtiğini fark etti.

Anka Kuşu’nun yaşayan kareler dediği bizlerin ise beyaz perde dediği sinema türlerini keşfetmeye başladı.

Söylenceye göre Anka Kuşu, en çok hangisini sevdiğini bilemez. Belgesele gerçeklik ve döngüyle ilişkisinden dolayı tutkundur. Gözdesi ise fantastik filmlerdir. Çünkü bazen kendisine de yer verilir. Bin yıllar öncesinde, kendisini insanlara gösterdiği nadir zamanlardan bunca yıl insanlığın fikrinde, hayatında, sanatında, hislerinde kalan Anka Kuşu tasvirlerini görmek onu mutlu eder.

 

En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.