SON DAKİKA
Hava Durumu
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.

ANKA'NIN 7 GÜNÜ / Baba Marta

Yazının Giriş Tarihi: 31.03.2021 16:25

Havanın soğukluğu neredeyse yüreklerde bile hissedilmeye başlanmıştı. Tahıl ambarlarında sadece tohumluk yemişler kalmış, insanların aklına ve yüreklerine açlık korkusu kazınmıştı. Çocuklar ve yavru keçiler bile korkuları içlerinde yavaş yavaş hissetmeye başlamışlardı.
Kış biraz daha uzun sürerse insanlar ne yiyecekti?
Tahıl depolarının boşalması yetmezmiş gibi birde kömürlüklerde de kuru odun sayısı günden güne azalıyordu. Gökyüzünün griliği insanların içine işleyen kara lekelere dönüşmüştü.
Ne olacaktı? Açlıktan mı öleceklerdi?
Hastalık köylerini yok mu edecekti? Umutsuzluk mu sonları olacaktı? Don mu tutacaktı hayalleri?
Köyün sonu ne olacaktı?
*
Anka Kuşu karanlığın kokusunu aldı ve bahsi geçen köye doğru hızla kanat çırptı. Köye vardığında artık çok geçti. Köydeki her bir varlik, çocuklar bile umutsuzluğa kapılmıştı. Yapabileceği hiçbir şey yoktu. Kafasındaki soru işaretleri o kadar korkunç cevaplar veriyordu ki...
Ne yapabileceğini düşünmeye gücü kalmamıştı.
*
Umutsuzluğun köyü yutmasına ramak kala çok ilginç bir şey oldu. Haftalardır kimsenin duymadığı çocuk kahkası köy meydanını doldurdu. Hatta köyü çevreleyen dağları aştı, köyün mistik pınarlarına karıştı ovalara taştı...
Çocuk, leylek görmüştü. Görkemli kanatlarıyla uçan bir leylek. Çocuğun sevinç çığlıklarını duyan diğer leyleklerde gözükmeye başlamıştı. Derin mavinin bulutları arasında...
Anka Kuşu anlamıştı olan biteni. Sevgili dostları leylekler göç ediyordu. Bahar göçü...
Leyleklerin rotalarında da bu köy vardı. Bu umutsuz köy.
Leylekler umutsuzluğu fark edip uçuşmata başladılar köyün üzerinde. Sonra gittiler. Ama bir ay boyunca sesleri, kanatlarının gölgesi köyde hissedilmeye başlandı. Çiçekler açtı ağaçlarda. Umut geldi çünkü köye.
Söylenceye göre en uzun kışı geçiren köylüler, bu umutla son tahıllarından yemekler yaptılar. Ama leyleklerle birlikte bereket de gelmişti. Toprağa ekmelik tahılda kalmıştı.
Hastalıklar da leyleklerle birlikte gitmişti.
Rivayete göre leylekler her sene baharın müjdecisi olarak bu köye gelirler.
Leylekleri gören çocuk, leyleğin ona armağan ettiği kırmızı beyaz bilekliği, leyleklerin gölgesi gidene kadar hiç yanından ayırmamış. Bahçesinde yeşeren bahar dalları arasına ayın son günü Baba Marta ile birlikte aşmış. Bir sonraki sene, leylekler yollarını bulsun ve güzellikleri, umudu ve bereketi getirsinler diye... Kötülüğü, karanlığı ve hastalıkları beraberlerinde götürsünler diye...

Çocuğun bahar dallarına bağladığı hediye Köy halkı tarafından çok benimsendi. Köylü, her yıl tam umutları tükendiği sırada kırmızı ve beyaz ipliklerden bileklikler ördü. Leyleklerin göçü başladığı zaman toprak ısınırdı. Her bir insan, leylekleri görmeye başladığında bahar dallarına, bu örgü ipliği asmaya başladılar. Marteriçkalar günümüze böyle geldi. Her yıl ayın son günü olan 31 Mart tarihinde çiçek açan bahar dallari marteriçkalarla dolar... ve bahar gelir. Anka Kuşu da daima iyi dileklerde bulunarak tüylerinden ördüğü marteriçkay bahar dallarına bağlamayı ihmal etmez...