SON DAKİKA
Hava Durumu

ANKA'NIN 7 GÜNÜ / #aktuelarkeolojiyollarda

Yazının Giriş Tarihi: 31.12.2020 10:55

Anka Kuşu akışı izlemeye bayılırdı. Nehirler o kadar güzel gelirdi ki Anka Kuşu’na. Nehirlerin yanında temiz suyun kokusunu alan hayvanlar, kuşlar ve insanlar gelirdi. İnsanlar nehir kıyılarına evler inşa ederlerdi. Hamamlar, tiyatrolar, tapınaklar…

Birde o güzel taşları süslerlerdi. Taşlara ve mermerlere can verirlerdi. O minicik hassas elleriyle mermerleri ince ince işlerlerdi. Bu işlemeler uzun süre devam ederdi. Bazen yıllarca devam eden işlemelerle inanılmaz büyüklükte şehirler, kentler ortaya çıkardı. Nehirlerin çevrelerindeki kentlerde yaşamaya başlayan insanlar o toprakların tanrıçaları ve tanrılarını kucaklar, onlar için dualar ederlerdi.

Anka Kuşu, sürekli dünya gezegenin 7 kıtasında gezdiği için bazen yeni oluşan şehirlerden geç haberdar olurdu.

Ya da o kentlerin yıkılmasından…

Günlerin bahar şafağında bu kentlerin sıra sıra dizildiği topraklardan birine uçtu. Olympos’a çok yakın bu topraklar Ege kıyılarındaydı. Spiraller şeklinde ilerleyen Büyük Menderes’in kıyılarında irili ufaklı şehirler kurulmuştu.

Anka Kuşu bu topraklara vardığında şehirlerin içlerinde insanları göremedi. Nehire sordu nerede olduklarını. Bazı kentlerde su baskınları olmuştu. Nehiri insanlar kızdırmıştı. O da öfkelenmiş ve onları kızdırmak için taşmıştı.

Bazen de toprak sinirlenmiş ve sarsmıştı kentleri.

Günlerin en sonunda bu antik kentlerin büyük bir kısmı unutulup tarih raflarının tozlu odalarında kalmışlardı.

Anka Kuşu Büyük Menderes’in kıyılarındaki şehirleri hiç unutmadı. Yüzyıllar sonra tekrar geldiğinde orada bir karavan gördü. Karavanın yanına ilişti. Bu bir arkeologdu.

O kentten bu kente hareket ediyor elindeki cihazla gerçekliği yansıtıyordu.

  1. yüzyıldı Anka Kuşu’nun Büyük Menderes kıyılarına geldiği tarihler.

Gerçekliği yansıtan makine de fotoğraf makinesiydi. Bu insan var olan her şeyi olduğu gibi bir ekrana sonra da kağıda yansıtabiliyordu. Su gibi bir şeydi.

İnsanın yanına gitti ve onun ne yaptığını anlamaya çalıştı. İnsan onunla sohbet etti. Hem arkeolog hem fotoğrafıydı.

Söylenceye göre Anka Kuşu, geçmişin habercisi olan arkeologla yakın dost olmuştu. Onu hem geçmişin habercisi olarak görüyor hem de elindeki sihirli cihazı muhteşem şekilde kullandığı için geleceğin habercisi olarak görüyordu.

Rivayete göre ona şans tılsımı olsun diye tüylerinden birini bıraktı.

 İlham Alınan Haber İçin,

Deklanşörün Sihri

En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.