SON DAKİKA
Hava Durumu

ANKA’NIN 7 GÜNÜ (10.05.2021)

Yazının Giriş Tarihi: 10.05.2021 09:54

Evrenin ortaya çıktığı anda renkler yoktu. Işık olmadığı için renklerin görülemediği düşünülebilir. Sadece siyah olduğu var sayılabilir… Ama ışık da renkti. En azından evrenin ilk canlısı olan Anka Kuşu’nun gözlerinde… Herkesin bir rengi vardı. Her rengin bir anlamı. Kötülükler de kirli renklerdi.

Anka Kuşu’nun yaşamı boyunca en sevdiği renk hep hiç değişmemişti. Kendi yanan alev kızılı ve siyah arasında bir renkti, onun rengi. Duyguların daima hareket ve hız içinde olduğu, sürekli olarak öfke, kin, üzüntü, acı, kederle yanan siyah alev ve aşk, sevinç ve mutlulukla yanan kırmızı renk.

Anka Kuşu her şeyin, karanlığın ve aydınlığın ortasında ilk doğan olarak aslında kendi rengini sevmesi kaçınılmazdı.

Anka büyük duyguları doruklarda yaşardı. Hiç huzura eremezdi. Dünya gezegenindeki acı ve keder siyah alevini büyütür, en sonunda da onu yakarak kül ederdi. Kırmızı alevi ise gri küllerinden onu sıyırarak yeniden doğmasını sağlardı.

Gökyüzünde, dünya gezegenini seyrederek uçtuğu o vakitte. Mavinin içinde kaybolduğu o anlarda. Mavi gibi hissettiği zamanlarda. İnsanların onu görüp, yıldız sanarak dilek dilediği zamanlarda…

Anka Kuşu, o anda mavi bir kuş olurdu. Ölümü, gerçek ölümü bilen, yaşamı bu nedenle doruklarında hisseden bir kuş. Hiç mavi renkte tüyleri olmasa da gözlerinin alabildiğine maviyi gördüğü o anda… Aslında mavi olurdu.

Özgür ve huzurlu. Hiç alev yokmuşçasına.

En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.