SON DAKİKA
Hava Durumu
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.

ANKA’NIN 7 GÜNÜ (07.05.2021)

Yazının Giriş Tarihi: 07.05.2021 10:04

Geçmişte bir gün, Anka Kuşu küllerinden yeniden doğmadan önce bir yuva aramış. Yuva da bir süre dinlendikten sonra yanmaya başlayacağını biliyormuş. Yeniden doğduğunda da savunmasız olacağını…

Güvenli bir ev bulamamış. Aş ve su da bulamamış.

Nereye gitse bilememiş.

Hissediyormuş… Her yerinden doğacağı yani yanarak yok olacağı zaman dünya kahrı göğsünde ağırlaştıkça ağırlaşırmış. Zaman çok yakınmış. Açıklıkta bir yerde yanarsa ne yapacağını düşünmüş kara kara. Çünkü külleri savrulursa nasıl doğacağını bilememiş…

İnsanlar ve diğer canlılardan da yardım istememiş. Gecenin karanlığında cılız bir ağacın dibinde uyumuş.

***

Gözlerini açtığında yumurtadan çıkmış. Yani küllerinden yeniden doğmuş.

Uyuduğu cılız ağaç bir gül ağacıymış. Güllerin kırmızı yaprakları Anka Kuşu’nu örtmüş. Sarmış ve sarmalamış. Anka Kuşu alev aldığında da insanlar kendiliğinden yanan bu alevi seyretmiş. Etrafında dans edip, üzerinden atlamış. Küle dönüştüğünde ise gül onu taç yaprakları arasında korumuş.

Böylece Anka Kuşu korunmuş. Yumurtadan çıktığında güle getirilen kadim sudan içmiş. Gül yaprakları ile beslenmiş.

Rivayete göre iki insan silueti onu korumuş. Ona hiç beklemediği bir zaman da yardım etmişler.

İnsanların Hıdırellez dedikleri günde… Anka Kuşu 5 Mayıs gecesi yatmış gülün dibine. Yanmış. Alev almış. 6 Mayıs günü külleri yumurta olmuş. Ve yeniden gözlerini açmış dünyaya.

O iki insanın kim olduğunu bilememiş. Kimin onu koruduğunu… Ama tanıdık bir güven hissi imiş… Belki geçmişte belki de gelecekte tanışacağı o iki insana ve gülün köklerine, gövdesine, çiçeklerine minnet ve sevgisini yüzyıllar boyunca taşımış.