SON DAKİKA
Hava Durumu

Anka'nın 7 Günü (06.05.2021)

Yazının Giriş Tarihi: 06.05.2021 10:26

Bal böcekleri, en güzel çiçekler arasında dolaşıyordu. Kelebekler, erguvanların dallarında dolaşıyor, mis kokuları içine çekiyorlardı.

Kuşlar manolya ağacından inmezlerdi.

Çam ağaçlarını ve çimleri yuvaları bellemişlerdi…

Anka Kuşu da bitkileri çok severdi. Ağaçları, otları, çiçekleri, yemişli ağaçları, şakayıkları, laleleri, papatyaları…

Tüm o tatları, kokuları…

Yaban çiçeklerini, yabani sarmaşıkları… Çok severdi.

Ve bir gün insanlar ve bitkiler arasında bir bağ kurdu. Bütün çiçeklerin bir sebebi vardı. İnsanlarında. Kendi yaşamlarını gerçekleştirmek.

Yaşamı gerçekleştirmek de kolay değildi. Yaşam olmak. Bütün çiçekler ve bitkiler doğa da bir iz bırakırdı. Kimisi kokularıyla yaşamını gökyüzüne yazardı. Kimisi kökleriyle satırlarını toprağa işlerdi. Kimisi görünüşleriyle gözlerde destan olurdu.

Hepsinin bir anlamı vardı.

Hatta bazı ağaçlar, incelir de incelir, yaşamını insanlara verirdi. Ağaçların da bazıları çok güzel ellere düşerdi. Kendi dünyalarındaki kokuların rengi gibi insanların dünyalarında da renklere boyanırlardı.

Hem de çocuklar için..

Anka Kuşu’nun daima en sevdikleri, şarkılar söyleyen kuşlar, her canlının bebeklikleri ve çocuklukları, kadınlar ve çiçeklerdi…

Birde çocukların düş dünyasına hatıralar, masallar bırakan çocuk edebiyatçıları…

Söylenceye göre, bir çocuğu mutlu etmek için atılan adım bin yıl unutulmazmış. Bin yıl boyunca yeryüzündeki her bir canlı, yaşamlarını bu atılan adımın enerjisinden alırmış. Atılan adımdan sonra çocuk düşler dünyasına giderse, üzüntüsü denizin bin kat altına inerse, neşesine keyif katılırsa orada bir ışık doğarmış. O ışık yaşam enerjisine dönüşürmüş. O yaşam enerjisi de yeryüzündeki hayatın kaynağı imiş…

 

En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.