SON DAKİKA
Hava Durumu

ANKA’NIN 7 GÜNÜ (05.05.2021)

Yazının Giriş Tarihi: 05.05.2021 10:07

Kuşluk vaktiydi.

Bütün canlılar azdan az çoktan çok getiriyordu. Kuşlar minik dalları topluyor, karıncalar yaprak parçacıklarını peşleri sıra sürüklüyorlardı. Kediler yünleri oynayarak, köpekler ciddi ciddi kızaklarını çekerek topladıkları eşyaları sahile getiriyorlardı. İnsanlar da tüm getirilen eşyaları kendi büyük kalaslarına ekliyordu.

Anka Kuşu’da tüylerinden birkaç tanesini vermişti insanlara.

İnsanlar, önce bir çanak yaptılar. Çanağı sağlamlaştırdılar. Güverte inşa ettiler. Anka Kuşu tam olarak insanların ne yaptıklarını bilmiyordu.

Koca direkleri filler ve Pegasus ayağa kaldırdı. Yelkenler oldukça görkemliydi. Tüm hayvanların tüy ve yünlerinden kumaş yaptı insanlar. Hem kadınlar çalışıyordu hem de erkekler.

Deniz ışıltısını verdi. Çiçeklerin yaprakları ve ağaç kökleri ile yapılan boyanın içinde denizin ışıltısı, geceleri bazen gözüken dolunay kadar parlaklık veriyordu.

Gemi olmuştu.

O toprakları paylaşan, topraklara can veren ve topraklardan can alan her bir varlık katkı sunmuştu. Deniz kızları sihirli dokunuşları ile denize doğru çekmişti gemiyi. Hiçbir canlı yoktu.

Tek bir canlı bile yoktu. Ama güverte sanki binleri alacak kadar genişti.

Birden denizin üzerinde duran gemide Homeros belirdi. Gemi, onun belirmesiyle biraz daha denizin içine gömüldü. Çok ağırdı, Homeros… Bütün bir tarihi, kültürü, masalları, hikayeleri beraberinde getirmişti. Ve gemi o kadar sağlamdı ki… Çalar sonra bile isminden söz ettirecekti.

Homeros, tüm güverteye anılarını koymuştu. Düş dünyasını. Olympos tanrıça ve tanrılarını… Gemi’de canlı tek bir varlık dahi yoktu. Ama yüzüyordu. Balıklar, denizin altından yön veriyordu. Hikaye nereye giderse başka bir kıyıya gidiyor, başka bir koyda demir atıyor, hikaye durulduğunda sahil açıklarında dinleniyordu. Gemi yaşıyordu. Tarih, masallar, mitoloji yaşıyordu…

En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.