SON DAKİKA
Hava Durumu

Anka'nın 7 Günü (03.05.2021)

Yazının Giriş Tarihi: 03.05.2021 10:09

Zamanın tozlar ince bir tüyün içinde toplanmıştı. Kağıda çizilen karmaşıklıklar ise harfleri, harfler kelimeleri, kelimeler cümleleri, cümleler ise paragraf ve metinleri oluşturuyordu.

Tüm bu lokomotif, birbirine mutlak suretle bağlı olan her bir harf aslında hikayenin tamamını oluşturuyordu. İnsanlık tarihi ile başlada da bu gizemli harflerin doğuşu çağlar öncesinde dahi yaşam buluyordu.

Düşler dünyasına dil, Kafdağı'nın ardındaki ülkeye yol oluyordu. Çölde gerçek bir serap, kutuplarda bol yiyecek olabiliyordu. En büyük dil yazı idi. En azından Anka Kuşu için.

Sözlerin tamamı geleceğe mutlak suretle kalacaktı. Her bir sözcük yazıldığı parşomende, kâğıtta, duvarda ya da ceylan derisinde... yazıyı yazan kişi öldüğünde hatta hatırlanmadığında bile kalacaktı.

Yazı yazan insanların önünde eğilen Anka Kuşu fikir işçilerinin acı çektiğini gördüğünde kahrolurdu. Kim olduğu fark etmezdi.

Anka Kuşu'na göre var olan mavi gezegende her bir gazeteci, fikir isçisi, muhabir, spiker, kamerman, sunucu özgür olmalıydı. Hapis korkusu olmamalıydı. Kovulma ve işsizlik kaygısı olmamalıydı. Bazı fikir işcileri birbirlerine karşı gibi gözükse de ya da karşı fikirleri savunsalarda fikrin beyanı muhakkak olmalıydı.

Söylenceye göre fikrin özgürce söylendiği bir dünya da yaşamın kültürü de değişir. Gelişir. Büyür. Özgür bir yazının, sesin devamında edebiyat, müzik, bilim gelişir.

Anka Kuşu özgürlük kültürünün yayılması gerektiğini, fikir işçilerinin  zamanın tozunu mürekkep olarak kullanıp haber yazmaları gerektiğini savunur.

 

 

3 Mayıs Dünya Basın Özgürlüğü Günü

En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.