SON DAKİKA
Hava Durumu
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.

ANKA'NIN 7 GÜNÜ / (01.02.2021)

Yazının Giriş Tarihi: 01.02.2021 09:01

Milyonlarca yıllık yaşamında onun için bahar daima yaşam demekti. Bahar aylarında, toprak yeniden canlanır, ağaçlar en güzel giysilerini giyer, kuşlar birbirlerine sevgi şarkıları söyler, insanlar bu güzel doğa içinde yaşamlarını sürdürürlerdi.

Kış aylarında olan hayatta kalma mücadelesi rahatlardı. Hastalıklar, kıtlıklar, soğuk havalar, tipi ve boranlar olmazdı.

Sanki dünya gezegeni sadece güzelliklerin gezegeni olurdu.

Anka Kuşu en çok da insanların yaşamak için mücadele etmek zorunda kalmayışlarına sevinirdi. Çünkü insanlar ne zaman rahat nefes almaya başlarlarsa o zaman sanat gün ışığı gibi parlardı. Aslında asla sönmezdi.

Ama bu zamanlarda yani baharda her şey sevgiyle, mutlulukla, daha yaşanabilir bir dünya umuduyla, aşkla yapılır, en güzel şiirler bu mevsimde sevgililere bestelenirdi.

***

Anka Kuşu, çok sevdiği bahar aylarından birinde Bin Pınarlı İda’ya uçtu. İda’nın eteklerindeki insanlar tarih sahnesine inanılmaz destanlar, heykeller, tapınaklar yapmışlardı.

Kimilerine göre sanatın ve mitolojinin ve felsefenin ilk doğduğu topraklar, İda etekleriydi. Anka Kuşu bunun bilinciyle baharı burada karşılamayı severdi.

Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi’ne uçtu. Güzel Sanatlar Fakültesine gitti. Buradaki bilim insanları çok ilginç şeylere imza atıyorlardı. Halıdan kameraya, yeni yüzyılların yeni sanatlarına dair bilgileri bir defterde toplamışlardı. İnsanlar bu dergiye ‘İnternational Journal Of Troy Art And Design’ dergisi diyordu.

Fakültenin başka bir katında da bir atölye kurulmuştu. Sürdürülebilir İpek Böcekçiliği Atölyesi denilen bu yerde ‘Barış İpekçiliği’ yapılıyordu. İpeklerden dokuma sanatının en güzel ürünlerinin verileceğine emindi. Anka Kuşu, çok mutluydu. Hem sanat hem yaşamlarını devam ettirebilecek olan İpek Böcekleri için.

Anka Kuşu her bir odadan diğerine giderken daha çok heyecanlanıyor, fakültenin koridorlarında tiyatrocular ve oyuncularla karşılaşıyor, odalarda elektronik tam anlamadığı cihazlardan resimler yapan insanlarla karşılaşıyordu.

Söylenceye göre Anka Kuşu, bambaşka disiplin ve sanat kollarının bir arada bulunduğu alanlarda heyecandan duramaz, sanata ve insanlığa adanan güzellikleri içinde hissederdi.

Rivayete göre Anka Kuşu bu alanlara ilham tüylerini ve şans tüylerini bırakır. Sanat büyüsün, insanlık sadece güzelliklerle ve sanatla uğraşsınlar diye. Bu güzel tüylerinden bazılarını, dünya gezegeninde var olmayan renkteki tüylerinden bazılarını Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi’ne bıraktığı söylenir.