SON DAKİKA
Hava Durumu

Anka Kuşu’nun 7 Günü (20.12.2020)

Yazının Giriş Tarihi: 20.12.2020 13:21

Günlerden bir gün. Yağmurlar evlerin saçaklarından son damlalarını akıttıkları bir anda,

Bir evin kıyısında, kuru küçücük bir toprak parçasında, bir minik kedi, güneşin karnını okşamasının keyfiyle uyukluyormuş. Kedinin tepesinde Anka Kuşu, güneşin kanatlarını okşamasına izin verirken bir yandan da baharın güzelliklerini izliyormuş.

Çocukların tamamı son soğukların gitmesini, evlerinden hızla sokaklara koşacakları günü bekliyorlarmış.

Anka Kuşu’da çocukların ilk coşkusunu izlemeyi çok sevdiğinden, en kalabalık olan cadde ve sokaklara böyle zamanlarda gidip beklermiş.

Böyle bir günde çocuklardan biri dışarı çıkmamış. En son kardan adamların cadde ve sokaklarda kol gezdiği bir zamandan hatırladığı çocuğun nerede olduğunu çok merak etmiş. Diğer çocukların kulaklarına fısıldamış. Çocuklardan öğrenmiş ki kardan adam yaptıkları minik çoook uzaklara, denizleri, ormanları ve şehirleri aşarak gitmiş.

Dere tepe demeden o minik ayaklarıyla nasıl da o kadar uzaklara gitmiş.

Anka Kuşu en sevdiği oyun arkadaşının durumunu öğrenmek ve onunla oynamak için kanatlarını çırpmaya başlamış. En sevdiği yerlerden birine giden Anka Kuşu, orada küllerinden yeniden doğmayı da çok severmiş. Bin Pınarlı İda’nın eteklerindeki köylerden birine uçan Anka Kuşu, oyun arkadaşının sağlıklı olduğunu görünce çok rahatlamış.

Hemen gidip oyunla konuşup, sohbet etmek istemiş. Ama minik arkadaşı onunla hiç ilgilenmeden oradan oraya koşuşturuyormuş. Anka Kuşu birkaç gün beklemiş kendisiyle oynamasını. Bunca yolu sırf onu görebilmek için geldiğinden biraz da hüzünlenmiş.

Ama minik onunla oynamamış.

Biraz tavukların peşinden koşuşturuyor, onlara sarılıyor, civcivlerle beraber cik cik öterken, birazda yeşil soğanları topluyor, kendine yemekler hazırlıyormuş.

Yeşil otları topraktan çıkarttığında gelen turuncu kökleri gördüğünde kahkaha atıyormuş. Bu turuncu köklerin nasıl olurda havuç olduğunu anlamaya çalışırken, kedileri ve köpekleri besliyormuş.

Anka Kuşu neden onunla oynamak yerine sürekli koşuşturduğunu kısa bir süre anlamış. Çünkü uzaklardaki evinde sadece o minik kedi varmış. Ama Bin Pınarlı İda’nın eteklerinde o kadar güzel çiçekler o kadar güzel hayatların minik çocuğun ilgilisini çekmesi kadar doğal bir şey de yokmuş.

Öyle ki Anka Kuşu, uzun süre İda’dan ayrı kaldıp geri döndüğünde daima orada yer alan ulu ağaçlarla konuşur, rüzgardan havadisleri alır, Toprak Ana’nın bağrında yetişen bitkilerle sohbet edermiş. Yeniden ilk geldiği sırada genelde önce yeniden yeniden keşfedermiş. Kendisi binlerce kez görmesine rağmen şu minicik ayaklı çocuğun böyle davranması çok normal gelmeye başlamış.

Rivayete göre Anka Kuşu, kalbinde meraklı bir çocuk taşır daima.

Söylence bu ya, ilk defa doğayı keşfeden insanların özellikle de çocukların heyecanını Anka Kuşu ne kadar uzakta olursa olsun daima hisseder.

 

 İlham alınan haber için, 

Lapseki'ye İkincilikle Döndü

En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.