SON DAKİKA
Hava Durumu
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.

30 Ağustos Zaferinden Günümüze (31.08.2021)

Yazının Giriş Tarihi: 31.08.2021 09:50

Zafer kimlerin olacak? Zafer direnenlerin, mücadele edenlerin oldu ve olacak.

Ve zafer hiçbir zaman kolay olmayacak.

Bu sözler sadece 30 Ağustos 1922 tarihini kapsamıyor. Kapsamayacakta... Zaferin anlamı çok daha büyük. Büyük Taarruz’da zaferle sonuçlanan ve zaferin yeni zaferler doğurduğu bir tarih yaşandı.

Bundan tam 99 yıl önce, azim ve kararlılıkla sonuçlanan, zaferle sonuçlanan Büyük Taarruz’da bir şey akıllara, tarihsel belleklere kazındı. Manda ve himaye kabul edilemez!

Mustafa Kemal Atatürk’ün başkomutanlığında asker sayısı 186 bine yükselterek Anadolu’da olan 200 bin Yunan askerine karşılık savaşsal bir denklik kazandı. Bir yıllık hazırlığın sonucunda Kurtuluş Savaşı’nın kesin bir zaferle sonuçlanmasını sağlayan, Başkomutanlık Meydan Muharebesi tarihe adını kazıdı. Kurtuluş ordusu Kurtuluş Savaşında; emperyalizmle olan savaşında, ilk kez taarruza geçmişti.

Kurtuluş Savaşı’nın öncüsü Çanakkale Savaşında ve Sakarya savaşlarında işgalci güçler geri püskürtülmüştü. 200 yılın ardından Başkomutanlık Meydan Muharebesi ile de ilk kez zaferle sonuçlanan taarruz savaşı gerçekleşmiş ve tarihe kazınmıştı.

Bir şey daha tarihe kazındı; Manda ve himaye kabul edilemez! Manda ve himaye dün olduğu gibi bugünde varlığını sürdürüyor ve onunla daima savaşmaya devam edilecek.

Büyük zaferin tam da tanımı bu.

Zafer için daima mücadele edilmeye devam edilecek. Manda ve himayeye karşı; emperyalizm ve sömürü düzenine karşı savaşılacak.

Savaşılmak zorunda.

30 Ağustos Zaferinin değil 99 binlerce yıl daha kutlanması, manda ve himaye kırıntılarının kalmaması için mücadele etmekten başka yol da yok.

Asıl mesele de 30 Ağustos tarihinden sonra başladı. İşgalci güçlerin Anadolu topraklarını terk etmesi ve zaferin mutlak kalması için mücadele o zaman bir kez daha başladı.

Biz kim olduğumuzu biliyorduk, biliyoruz. Ama onlarda kim olduklarını biliyorlar. En büyük düşmanın kim olduğunu da biliyoruz.

Hakimiyet-i Milliye 20 Temmuz 1920 tarihli gazetesinde, Mustafa Kemal Atatürk, “En büyük düşman, düşmanların düşmanı, ne falan ne de filan milletler. Bilakis bu, adeta her tarafı kaplamış ve saltanat halinde bütün dünyaya hakim olan kapitalizm afeti ve onun çocuğu olan emperyalizmdir” demiştir.

Hala ve daima en büyük düşman; düşmanların düşmanı kapitalizm afetidir.

Atatürk’ün Bütün Eserleri cilt 26’da ise Mustafa Kemal Atatürk’ün şu sözleri yer alıyor, “Sömürgecilik ve emperyalizm yeryüzünden yok olacak ve yerlerine milletler arasında hiçbir renk, din ve ırk farkı gözetmeyen yeni bir ahenk ve işbirliği çağı geçecektir

Büyük zaferin devamı için; zafer için daima mücadeleye devam. Özgürce 30 Ağustos Zafer Bayramını kutlamak; kutlamaktan da ziyade 30 Ağustos Savaşını, kapitalim ve emperyalizme; manda ve himayeye karşı girilen Kurtuluş Savaşını anlamak gerekiyor. Zafer, manda ve himaye ile emperyalizm ile iş birliği yapanların değil, halkla beraber halk için mücadele edenlerin olacaktır.

Biz kim olduğumuzu biliyoruz.

Kurtuluş için, zafer için, istiklal için mücadele eden; ölümü göze alan ve sonsuzluğa uğurladığımız; tarihe adları kahramanlıklarla kazınan şehitleri minnetle anıyoruz.

Bugün hala ve daima onlara borcumuz var.

Bugün hala 31 Ağustos 1922.