SON DAKİKA
Hava Durumu

ZAMANA YOLCULUK (24.02.2021)

Yazının Giriş Tarihi: 24.02.2021 08:29

 

Son dönemlerde terör olaylarını ele alarak zamana zamana yolculuk yaparsak 1990 lardan bu güne neler olduğuna bakacağız.

 

90’ların tanıkları , o dönemin asker,sivil, siyasetçisi ve gazetecisi olarak yaşayan, çatışmalarda yakınlarını kaybeden kişilerle görüşen kişileri alarak, Güneydoğu’nuun 1990’lı yıllarından bugüne kalanları 5 bölümden oluşan bir yazı dizisiyle ele alıyoruz.

Yazı dizisinin ilk bölümünde 90’lı yıllarda orduda görev yapan askerlerin bakışıyla o dönemi anlatan gazetecilerimizin gözünden bu güne yolculuk yaptık, bugün ise faili meçhul ifadesiyle vücut bulan insanhakları ihlallerini ele alıyoruz.

 

“ Faili meçhul siyasi cinayetler o dönemde genellikle cadde ortasında, şehrin en işlek caddelerinde, gündüz işlenmektedir... Güvenlik güçlerinin adı olaylarda işlenen cinayetlerin faillerini kısa sürede yakalanması veya tespit etmesine rağmen siyasal içerikli cinayetlerin faillerini kısa sürede yakalanması veya tespit etmesine rağmen siyasal içerikli cinayetlerde failleri yakalanmaması vatandaş tarafından bu cinayetlere devletin göz yumduğu şeklinde algılanmasına neden olmuştu.”

1995 yılının Ekim ayında yayımlanan Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) bünyesinde oluşturulan ve faili meçhullerle ilgili oluşturulan komisyonun raporunda Güneydoğu ilerinde işlenen cinayetlerle ilişkin böyle deniyor.

 

Rapor faili meçhuller cinayetlerin PKK tarafından işlendiğine ilişkin ifadeler kullansa da halk arasındaki bu yaygın görüşü de ifade ediliyordu.

 

Gözaltında kayıp, bugüne doğuda inşaat temelleri kazılırken bulunan kemikler, işkence faili meçhul, “ensesinden bir kurşunla öldürülmüş olarak tarlada bulundu” ifadeleri ve bir yanda çocuklarının mezarını, kemiklerini isteyen 90’ların anneleri. 90’ları bir çırpıda bu kemiklerle tarif ediyorlar o günleri anlatanlar.

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesin’den onlarca mahkumiyet.

 

1990’lar denilince akla ilk gelen kelimelerden biri olan faili meçhullerin sayısı 1995 yılında komisyonun tespitine göre 908 idi. Bunlara sadece Doğu’daki cinayetler, faili meçhuller değil, Türkiye’yi sarsan Uğur Mumcu, Bahtriye Üçok ve Çetin Emeç gibi Batı’da işlenmiş cinayetler de dahil edilmişti. Ancak sayıyı bine yaklaştıran Güneydoğuda yaşayan cinayetlerdi o dönemlerin araştırmasınıyapan gazetecilerimize göre.

O günkü hak ihlalleri ve cinayetlerden Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne (AHİM) taşınan onlarca davada mahkeme, Türkiye’yi başta yaşam hakkının ihlali başlığında olmak üzere suçlu bulundu. Türkiye’yi başvuranlara yüksek miktarda tazminat ödemeye mahkum etti.

 

Bu davalardan biri o dönem bu yazı dizisi  için görüşülen, o dönem İnsan Hakları Derneği yöneticiliği yapan avukatlar Meral Danış Beştaş ve Sezgin Tanrıkulu’nun da o dönnem Sağlık İşçileri Sendikası başkanı olan Necati Aydın’ın öldürülmesiyle ilgili karardı akıllarda bir çok soru işareti bırakmıştı.

 

Necati Aydın resmi kayıtlara göre 18 Mart 1994’te gözaltına alınmış ve hakim tarafından 4 Nisan’da serbest bırakılmıştı. O dönemde 4 Nisan’da diğer günlerde olduğu gibi Adliye’nin dışında nöbet tutan yakınları onun ön kapıdan çıktığını görmemişlerdi. Bununla birlikte arka kapıdan çıkarıldığı görülmüş ve 10 gün sonra cesedi Diyarbakır’a 40 kilometre uzaklıkta bulunmuştu.

 

İnsan hakları açısından Türkiye’nin en karanlık yılları olarak da değerlendirilen 1990’larda avukatların günün tedirgin koşullarından muaf oldukları söylenmez.

Sezgin Tanrıkulu çok kez tehdit edildiğini, bir kere havaalında gözaltına alındığını 90’ların gazetecilerine anlatmıştı o dönem.

 

Bir başka gün evin önünde bekleyen bir arabayı gece vakti Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılısı’na sorduğunda, başsavcının yarım saat sonra arayıp kendisine “Kim gelirse gelsin kapıyı açma” dediğini anlatıyor yaşadıklarını anlatmaktan korkmuyor bu güne ışık tutuyor. Sonradan da “O gün Sezgin’i götüreceklerdi” diye duyduğunu aktarmış.

O dönem herkesin gölgeden korktuğunu ve tıpkı TBMM komisyonun raporunda belirtiği gibi gündüz vakti cinayetlerin işlendiği o dönemi anımsatan Tanrıkulu bir gün bir “Zihni Sinir Projesi” geliştirdiğini anlatmış buruk bir gülümsemeyle:

“ Herkes gerçekten gölgesinden korkar hale gelmişti. Yürürken acaba birisi beni izliyor mu diye. Ben Zihni Sinir projesini geliştirmiştim demiş. Yakında bayun fıtığı olacağız dedim arkadaşlara. Sağa bak, sola bak, arkana bak kim geliyor diye. En iyisisanayiye gidelim, omuza takılan dikiz aynası yaptıralım, sabah takalım yürüyelim dedim.” İfadelerini kullanmış o dönem.

 

“ O günden kalma savaş koşulları herkesin iliklerine işlemişti”

1993 yılında ateşkes ilan edildiğinde ilk kez hiç unutmadığı bir anıyı anlatmış:” DGM’ye gittim. Orada polis memurlarıyla konuşuyorduk. Çok mutluydular. Gözlerinde ışık gördüm. Hatta biri,avukat hanım çok mutluyuz, bu akşam çocuklarımızın elini tutup parka gideceğiz, özgürce dolaşacağız demiş. O polis memurunun söylediğini unutamıyorum.” Sözünü bugüne taşımak unutturmamak istedim.

 

Türkiye içinde sayıları iki elin parmağını geçmeyen davalar kaldı. Musa Anter cinayeti, JİTEM davası,20 Eylül 1992’de Diyarbakır’ın Seyrantepe ilçesinde uğradığı silahlı saldırı sonuçlanan ve 7 köylünün öldürülmesiyle ilgili eski asker Mete Sayar’ın yargılandığı ve beraat ettiği dava bunlardan biri.

 

Çoğu 90’lı yılların başlarında işlenen faili meçhul cinayetler le ilgili olarak ise 20 yıllık zaman aşımı nedeniyle bir daha görülmeyecek davalar kaldı günümüzde. İnsanlığa karşı işlenen bu suçlar 2004 yılında kaldırılmış ve Türk Ceza Kanunu’nda değişiklik yapılmıştı ancak bu değişiklik geçmişe dönük olarak uygulanmıyor.

 

Günümüzde gerçekleşen olaylar geçmişin izlerini taşıyor. Bugüne baktığımız zaman zamanın tekerrürden ibaret olduğu sözü çınlıyor kulaklarımız da. Faili mechul cinayetler insan kılığı adı altında et yığınlarından ibaret olduğunu görüyoruz. Tarihte olan olayların akışı bugünümüze işlemiş şekilde ilerliyor. Bugün daha kötüsünü yaşamamız için zemin hazırlanıyor. Dosyalar açılmadan kapatılıyor belki 90’lar ve bugün farklı olsada aynı işlevler boy gösteriyor.

 

En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.