SON DAKİKA
Hava Durumu

Üç silahşör kafadar... (13.01.2021)

Yazının Giriş Tarihi: 13.01.2021 08:50

Biri eski Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ, diğeri gazeteci Can Ataklı, öteki siyasetçi Fikri Sağlar. Rahatsız arkadaşlar. Çarşıda herşeye karşılar. Başbuğ'un kameralar karşısında lav silahını gösterip soba borusu demesi, ne kadar da polemiğe yatkın olduğunu gösteriyordu. Can Ataklı, 18 yıldır rotası belli bir gazeteci. Yüzüme tükürün, adam değilim, şöyle olursa bu mesleği bırakırım gibi iddialar ve bahis cümlelerin sahibi iflah olmaz muhalif gazetecilerden. Fikri Sağlar, bir türlü Kemal Kılıçdaroğlu'na yarananamış ve yakınlaşmayı başaramamış CHP'Lİ bir siyasetçi figür.

Bunların ortak noktası, Cumhurbaşkanı Erdoğan ve AK Parti'ye düşmanlık için yemin etmiş olmalarıdır. Aşağıda açıklamalarında göreceğiniz gibi, bir bardak suda fırtına neki tufan çıkarmaya ahdettikleri çok açık.

AK Parti'nin 81 İl teşkilatı, "Bu üç silahşör kafadar" için eş zamanlı dava açtılar. Daha önceki bir yazımda Fikri Sağlar'ın o meş'um, düşmanlık ve öfke kokan sözlerini ele almıştım. Bu yazımda üçünün ne dediklerini hatırlatıp, hala nelerle uğraştığımızın bilinmesini istedim. Konuştuklarında demokrat, özgürlükçü gözüken bu şahısların kafaların arkasında ve yüreklerinde nasıl bir faşist diktatör büyüttüklerini görün istedim.

NE DEMİŞLERDİ?

Fikri Sağlar, Halk TV canlı yayınında "Kendimden söylemek istiyorum. Ben yargılandığım zaman, türbanlı bir hakimin karşısına gittiğimde benimle ilgili haklarımı koruyacağı ve adaleti yerine getirebileceği konusunda kuşkum var. Nitekim de başıma da geldi" demiş, AK Parti'den sert tepkiler gelmiş ve türban tartışması yeniden kamuoyu gündemine yerleşmişti.

İlker Başbuğ ise son kitabıyla ilgili Cumhuriyet gazetesine verdiği röportajda, 27 Mayıs darbesiyle ilgili soruya "23 Mayıs 1960 günü  DP Genel İdare Kurulu toplantısında Sıtkı Yırcalı, 'Derhal seçimleri yapacağımızı açıklayayım' deyince, Adnan Menderes’in cevabı 'derhal' olmuştu. Eğer Menderes, 25 Mayıs 1960 günü Eskişehir’de erken seçim tarihini açıklasaydı, 27 Mayıs askeri darbesi büyük bir olasılıkla önlenebilirdi. Çünkü erken seçim kararı almış bir hükümete karşı bir askeri darbenin gerçekleştirilmesi, açıkça milletin siyasi iradesine de vurulacak bir darbe olurdu" yanıtını vermişti.

AK Parti'den gelen 'darbe iması' suçlaması üzerine Başbuğ'un avukatı  İlkay Sezer "Müvekkilimiz Sayın İlker Başbuğ, 15 Temmuz darbe girişimi de dahil darbelere her zaman karşı çıkmış, her platformda bu görüşünü açıklamış birisidir. 27 Mayıs’ı Cumhuriyet'in getirdiği siyasal sisteme vurulan ilk darbe ve daha sonra yaşanılan askeri müdahaleler üzerinde önemli tesirler yarattığının altını çizen bir söyleşiden bugün farklı sonuçlar çıkartılmaya çalışılması yakın geçmişteki asılsız suçlamaları akla getirmektedir" açıklamasını yapmıştı.

Can Ataklı'nın Youtube kanalından yayınladığı 'Erdoğan seçimle gitmez' videosu tartışma yaratmıştı. Konuşmasına son günlerdeki tartışma nedeniyle "Darbe ihtimalini en az görenlerdenim. Bugünün koşullarında darbe yapabilecek kabiliyet yok. Bana göre darbe yapmak çok zor" diyen Ataklı, "Tayyip Erdoğan'ın gitmesi için çok büyük bir halk öfkesinin olması lazım. Büyük bir doğal afet, büyük bir deprem, başka bir doğal felaket… Çok büyük sel, çok büyük yangınlar… Hani Avustralya'yı yakan yangın vardı ya o kadar büyük yangınlar, deprem, çok büyük can kaybına yol açacak sel felaketi gibi… Ama en korkutucu olan Türkiye'nin bir askeri başarısızlık elde etmesi" ifadelerini kullanmıştı.

Kafa işte O kafadır. Üstad Rauf Tamer'in kulakları çınlasın. Türkiye'nin O Kafasını çok yazdı. Ne diyelim, bunlar ve bunlar gibilerin demokrasiden ve özgürlükten ne anladıklarını 40 yıldır bilirim, siz de bilin istedim.

En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.