SON DAKİKA
Hava Durumu

Okuyor muyuz, okuyor musunuz?... (10.03.2021)

Yazının Giriş Tarihi: 10.03.2021 08:36

Yeni nesil üzerine lakırdı ederken, illa da düne yönelik şeyler söyleriz. Bunda gerçek payı da var, aslında. Yıllardan bu yana beni hayrete düşüren mevzu, bu meslekte (gazetecilik-yazarlık) nasıl oluyor da hiç okumadan haber yapılıp, yazı yazılabiliyor.

Bu konuda itiraf edeyim ki, bir cevap bulamadım. Fakat, bugün ki kuşağı eleştirirken bilgiye yönelik bir kıyas yapılır ki, bunu doğru bulmam. Çünkü, çoğu eleştirenler, edindikleri bilginin okuyup öğrenmekten ziyade, tecrübeyle sağlandığını ıskalar.

Bundan 20 yıl öncesine kadar bilgiye bu kadar çabuk ulaşılamazdı. Nerdeyse tek yol kitaplar ve kütüphanelerdi. Bugün ise, müthiş bir iletişim ağıyla her türlü bilgiye ulaşabiliyoruz. Kitap okumaktan dolayı gözlerim yoruldukça, bir gün kasetlere kitaplar, makaleler, öyküler okunup kaydedilse de dinleyebilsem derdim. Bunu söylerken de, zor bir hayal gibi gelirdi.

Hayaller gerçek oldu, hem de kasete, cd’ye ve herhangi bir kayda lüzum olmadan kitapları internet ortamında sesli olarak dinleyebiliyoruz. Yakın gözlüğüm olmasına rağmen, kitap okumakta zorlanıyorum artık. Ankara’da Olgunlar ve Sakarya Caddelerinde sesli kitap cd’leri arıyorum.

Yeni kuşak çok şanslı, üstelik bizim aynı dönemle kıyası kabil değil. Beğeniriz-beğenmeyiz, dönemsel olarak bizden daha bilgililer. Her şey ellerinin altında. Gençliğimizde hem yazın adamı bakımından, hem de üretilen kitaplar açısından kısıtlıydı, azdı. Bugün gençlerin, lise ve üniversite öğrencilerinin okudukları kitap ve yazarlara bakıyorum, duymadığım isimler ve kitaplar.

Bizde hem yabancı, hem de yerli klasikler belliydi. Lise yıllarımızda Yaşar Kemali, Kemal Tahir’i, Necip Fazılı, Yaşar Nuri Güntekin’i, Halide Edip’i, Fakir Baykurt’u, Aziz Nesin’i, Peyami Safa’yı, Ahmet Hamdi Tanpınar’ı, Yakup Kadri Karaosmanoğlu’nu Ziya Gökalp’i. Yahya Kemal Beyatlı, Nihal Adsız’ı, Osman Yüksel Serdengeçti, Ömer Seyfettin’i, İstiklal Marşı Şairimiz Mehmet Akif Ersoy’un Safahatını. hatta ve hatta ilk dönemler Kemalettin Tuğcu’yu okumamak ayıp sayılırdı. İnce Memedler, Devlet Analar, Rahmet Yolları Kesti, Reis Bey. O ve Ben, Yanık Buğdaylar, Yavuz Bahadıroğlu serileri, Minyeli Abdullah, Sessiz Çığlık, Huzur Sokağı gibi ideolojik romanlar…

Bir yıldır ki kızım Berfin’in elinden kitap eksik olmuyor. Sürekli olarak internetten ödemeli sipariş veriyor. Özellikle öğretmenlerinin tavsiye ettiği yazar ve kitaplar üzerine yoğunlaşıyor. Tatilde de, yolculuğumuz boyunca elinde kitap okuyup durdu. Okuduğu kitapları çok merak ettim, şöyle bir göz attım. Vallahi bayıldım. Sürekleyici, didaktik ve bayağı da hacimli kitaplar.

Her birisinin birkaç sayfasını ancak okuyabildim. Gözlerim daha fazlasına izin vermedi. Günlük 3-4 makale ancak okuyabiliyorum. Oysa, takip ettiğim en az 10 yazar var. Kimisini de sesli makale diye internette bir yer var, oradan dinliyorum. Fakat okumak gibisi yok.

Mesela, Ali Şeriatinin tüm külliyatını devirebilsem. Muhammed İkbali, Zemahşeriyi, Ömer Hayyamı, Ferganiyi, bundan bin yıl önce eserler vermiş ve Kur’anı Kerime kafa yormuş İslam Bilginlerinin tezlerini okuyabilsem. Halil İnalcık gibi bir tarih devinin eserlerini zorda olsa mutlaka okumak istiyorum. Özellikle, “Osmanlı İmparatorluğu” serisini.

Yeni neslin bilgiye ulaşma kolaylığını avantaja dönüştürme çabaları olursa, bizim kuşakların bilgi seviyesini kat be kat geçerler. Tabii birde, elzem ve lüzumlu bilgi ve kitaplar mühim.

En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.