SON DAKİKA
Hava Durumu
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.

Kürtlerde ayaklandı… (15.02.2021)

Yazının Giriş Tarihi: 15.02.2021 08:33

Doğu ve Güneydoğu ile İstanbul’da yoğun olarak yaşayan Kürk kökenli vatandaşlar, 15 Temmuz darbe/işgal girişiminden bu yana yaşadıkları şehirlerde Türk Bayraklarıyla yürüyüş yapıyorlar. “Şehitler ölmez, vatan bölünmez” sloganlarını Kürtçe söylüyorlar. “Türkiyem” marşını Kürtçe terennüm ediyorlar.

Terör örgütü PKK’nın siyasal uzantısı HDP’nin meclisteki elemanları, eş başkanları ve parti kademesindeki yöneticileri Kürtleri ayaklandırmak için çok denemelerde bulundular. Kısmen de başarılı oldular. Mesela, 7 Haziran seçimleriyle 1 Kasım seçimleri bunun göstergesidir.

Kürt şeyh, molla ve müderrisleri hem PKK’nın goygoyculuğunu yaptı, hem de dibine kadar Kürtçülük yaparak, İslam’ın en temel ve evrensel ilkelerini çiğnediler.

Plan çok sarihti. Şehirlerde kazılan hendek ve çukurlar ile Türk asker ve polisini bölgede Kürtlere karşı katliam yapıyor demek istediler. Böylece, Kürtlere Türk düşmanlığını aşılayarak bin yıllık kardeşliğimizi bitirmek istediler. Canlı bomba ve araçlara yüklenen yüzlerce kilo bombaların patlatılarak onlarca insanın şehit olmasını, yüzlerce insanın yaralanmasına sebep olarakta, Türklerin Kürt düşmanlığını sağlamaya çalışıyorlar. Çünkü, PKK ile HDP o kadar iç içeki, bölgedeki Kürtlere anlatılanlar o kadar yalanlarla süslenmiş ki, doğruyu ayırt etmek çok güç.

Doğu ve Güneydoğu’da gitmediğim şehir kalmadı. Bundan 10 yıl öncesine kadar bölgede “devlet politikası” adı altında çok yanlışlıklar yapılıyordu. Mesela devlet memurlarının sürgün yeriydi, bu bölge. Hırsız, rüşvetçi, ahlaksız ne kadar insan varsa, bu bölgeye sürgün ediliyordu. Bölge insanı devlet memuru nezdinde, Türkiye Cumhuriyetiyle ilgili müspet düşünmesi imkansız hale getirilmişti.

Bölge adeta “mahrumiyet” bölgesiydi. Eğitim başta olmak üzere, devletin yatırım ve hizmet yönünden bölgeyi kasten ihmal ettiği anlaşılıyordu. Yazılı ve yasal olmayan bu devlet politikası anlayışı, AK Partinin iktidar olmasıyla birlikte değişti. Bölgedeki şehirlere devasa yatırımlar, üniversiteler, havaalanları, sağlık hizmetleri, yeni bölünmüş yollar derken, Kürtleri yoksulluk ve yoksunluk ile provoke eden PKK, bu durumdan çok rahatsız oldu.

Şantiyeleri ve iş makinelerini yaktı, çalışan mühendisleri kaçırıp öldürdü. Türkiye’nin farklı bölgelerinden Doğu ve Güneydoğu’ya giden araçlar durduruldu, kurşuna dizildi. Buradaki amaç, bölgeyle ülkenin irtibatını kesmekti. Başarılı olamadılar.

Bugün itibarıyla, ORC’nin yaptığı son araştırma anketinde, 1 Kasım seçimlerinde HDP’nin %11’lik oy oranı %7’lere düşmüş gözüküyor. Yaklaşık %4 oranında bir kayıp söz konusu. Bunun anlamı ise, yapılacak ilk seçimlerde HDP mecliste olmayacak, ellerindeki belediyelerin de büyük bir kısmını kaybedecekler. Zira, HDP’li belediyelerin önceliği dağdaki PKK’lı teröristlere erzak ve para aktarmaktı. Bugün kayyum atanan HDP’li belediyeleri mercek altına alan iktidar, böyle bir gerçekle karşılaştı.

Bölgedeki Kürtler, 30 yıldır devlet ile PKK arasında kaldı. Bu süre içerisinde hükümetlerin terör örgütüyle ciddi bir mücadele vermeyişinden kaynaklanan zafiyet nedeniyle, bölge halkının iki arada bir derede kalması sonucu ortaya çıktı.

Bugün ise, yukarıda ifade ettiğim gibi, Türkiye’nin istisnasız her karışında olduğu gibi Doğu ve Güneydoğu Bölgemizde Kürt kökenli vatandaşlarımızın da “Önce Vatan” bilinci anlamına gelecek Türk Bayraklı mitingler düzenlemesi, en azından 15 Temmuz’dan bu yana tek yürek olmamız bakımından çok önemlidir.

Terör örgütleri PKK, FETÖ ve DAİŞ’in bombalı araç ve canlı bomba saldırılarının yoğunlaşması, ülkemizdeki  birlik ve beraberlik yönündeki kararlığından kaynaklanıyor.

Bu ülkede, istisnasız bütün etnik kökendeki Türk Milleti ayaklanmıştır. Yıllarca terör örgütü PKK’nın kullandığı, kandırdığı, korkuttuğu hatta diz çöktürdüğü Kürtler de ayaklandılar. Bu ayaklanma, tercihlerini Türkiye’nin yanında olma ayaklanmasıdır.

O nedenle saldırılar yoğunlaştı, hatta yol haritalarını değiştirerek, suikastları başlattılar. Bu beklenen bir durumdu. Tek vatan, tek bayrak, tek devlet, tek millet anlayışıyla Kürtlerin ayaklanması değerlidir, önemlidir. Bundan sonra da, terör örgütünün mecra bulacağı bütün yollar kapatılarak, bölgedeki vatandaşlarımıza güçlü devletle yanlarında olduğumuz mesajı verilmelidir.

Bu mesaj kuru laflarla değil, icraatlar ile yapılmalıdır.