SON DAKİKA
Hava Durumu
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.

Kaosu başarmışdılar, şimdi ne olacak? (10.05.2021)

Yazının Giriş Tarihi: 10.05.2021 09:52

 

15 Temmuz darbe/işgal girişiminden sonra siyasi refleks, bir tutuklama performansına dönüştü. Böyle bir sonuç olmalıydı, elbette.

 

Olağanüstü Hal’in kendi içindeki işleyişi gereği; ihbarlar, itiraflar, belgeler, bilgiler ve Fetullah Terör Örgütü (FETÖ) ile ilgili kişilerin bağlarının tespitleriyle, gözaltı ve tutuklamalar gerçekleşiyor.

 

Buraya kadar bir sorun yok. Peki, bugüne kadar örgütün en tepedeki isimlerden kim yakalandı? 7. Kat tabir edilen kaymak tabakadan “Üst İmamlardan” hangi isimler alındı? Mesleki kuruluşlardan birkaç imam dışında, önemli sayılacak ve bu örgütün bütün MR’sını devlete itiraf edecek bir isim var mı?

 

Örgüt darbe/işgali başaramadı ama, ülke genelinde bir kaos depremini sağladılar. Siyasi partilerde yıllarca omuz omuza görev alanlar, şimdi birbirlerine şüpheyle bakıyorlar. Bir siyasetçinin akrabası FETÖ’cü çıktıysa, kendisi hakkında dedikodu üretimi devreye giriyor.

 

FETÖ’nün trolleri  Anadolu’da siyaset yapan bir çok parlak isime leke vurmak üzere, algı operasyonları yapılıyor. Olası bir erken seçimde, özellikle AK Parti’nin kan kaybı yaşaması için FETÖ’cüler akla ziyan entrikalar çeviriyor.

 

Özellikle FETÖ’nünkriptoları, mevzilendikleri yerlerde sosyal medyadan kimi tertemiz siyasetçiler için “FETÖ’cü damgası” için iddialar ortaya atıyorlar. 15 Temmuz’da bitiremedikleri AK Parti’yi, darbe teşebbüsünden sonra şeytanın dahi aklına gelmeyecek usullerle halk nezdinde itibarını, aileler ve akrabalara öfke-nefret tohumu ekiyorlar. Çünkü, gözaltı ve tutuklanmalar, yerel mahkemeler ve yerel yönetimlerce halka yeterince anlatılıp, izah edilmiyor.

 

Kamu kurum ve kuruluşlarındaki FETÖ’cülerin memuriyetten atılması, açığa alınması, gözaltı ve tutuklanmalar olmalı… Lakin, halk tabiriyle “kurunun yanında yaşın yanması” ihtimali karşısında özenli olmalıdır. Nitekim, Tunceli’nde 500 küsur öğretmenden 400 küsurun görevlerine geri dönmesi, kararlardaki vahim hatalar anlamına gelir. Kanun Hükmünde Kararnameler (KHK) marifetiyle, yapılan uygulamalardan sonra, yeni bir KHK ile geri dönüş furyası başlayacak. Suçsuzsa elbette dönsünler ama, görevden uzaklaştırılmadan önce acul kararlar verilmemelidir. Deyim yerindeyse, ince eleyip sık dokumak gerekiyor.

 

Türkiye, yakınımızdaki Avrupa ülkeleri gibi değil. Aile ve akrabalık konusunda Ortadoğu ülkelerine benzeriz. Akraba bağımız, iç içe dip dibe yaşamasak bile; düğünde tahanda, ölümde-cenazede hep bir arada oluruz. Haksız bir gözaltı, tutuklama ya da görevden uzaklaştırma, sadece o kişiyi ilgilendirmez. Aile ve akrabaları da etkiler. AK Parti’nin 19 yıllık iktidar tılsımı, bu olağanüstü geçiş dönemindeki bir takım uygulamalarla FETÖ’cülerin, bel altı vurmasına ve tartışmalara parantez açmıştır.

 

FETÖ’cülerin özellikle hedefindeki AK Partililer, yukarda sayıp döktüğüm sorunları biran önce çözmelidir. Aksi takdirde, bu kaos ortamında bir seçimin yapılması, AK Parti’nin güç kaybı yaşamasına neden olur. Aynı sorun CHP ve MHP’de de var. Ancak, FETÖ’cülerin başat hedefi AK Partidir…

 

Hiç değilse bundan sonra, ak iplik ile kara ipliği birbirinden ayırıp; bu işlerle görevli yargı ve emniyet ciddi istihbarat yaptıktan sonra nihai kararı vermelidir.

 

Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ)nün yeni bir darbe girişimi için fırsat kolladığı üzerinde durulurken, yapılacak erken seçimde alacağı pozisyon ve çalışmayla siyasi bir darbe yapma ihtimali ıskalanmamalıdır.

 

15 Temmuz darbe teşebbüsünde gördük ki, FETÖ’nün aklımızın ucundan dahi geçmeyen bir ekonomik güce ulaştığını, ülke yönetiminde söz sahibi olan bütün kurum ve kuruluşlarda, STK ve iş dünyasında ciddi bir yapılanmaya sahip. Dış dünyadan arkalarına aldıkları rüzgarı da, artık biliyoruz.

 

Silahlı darbe teşebbüsünde başarılı olamayan örgüt, öyle bir ilkesizlik üzerine yapılanmış ki, ülkeyi ele geçirmek için şeytanla dahi işbirliği yapabilecek bir kabiliyet içerisindedir.

 

Nitekim, ABD ve AB ülkelerinin 20 gün süren sessizliği, 15 Temmuz ve peşinden gelen 15 gün boyunca PKK ile DAİŞ’in sınır boylarında beklediği, FETÖ’nün yeni bir darbe girişimi yapma ihtimali için, lokal ve yerel eylemlerden uzak durdukları anlaşıldı. Bu, FETÖ’nün diğer terör örgütleriyle bir anlaşma içerisinde olduğu anlamına geliyor.

 

Özetle; FETÖ’nün bundan sonra ki darbe denemesi siyasi arenada olacaktır. Özelde de, AK Parti’nin olası bir seçimde güç kaybetmesi için bütün argümanları kullanacaktır. O nedenle, AK Parti’nin teşkilat, milletvekili, belediye başkanları, meclis üyeleri noktasında FETÖ’nün trolleri tarafından yayılan dedikodu ve algı operasyonları karşısında çok dikkatli olmaları gerekiyor.

 

Aksi takdirde, 15 Temmuz’da başaramadıklarını olası bir seçimde başarmaları içten bile değil. FETÖ küçümsenecek bir organizasyon değil, uluslararası bağlantıları olan, dünyanın en önemli istihbarat örgütlerinin kontrolündeki bir oluşumdur.