SON DAKİKA
Hava Durumu

Kancık kumpaslar ve namuslu gazeteciler… (12.06.2021)

Yazının Giriş Tarihi: 12.06.2021 10:36

 

Namussuz gazetecinin ilkesi, sınırı, mesleki ahlakı yoktur. Polemiğe giriştiği kişinin ailesini, kızını, oğlunu diline dolar, haysiyet cellatlığı için her türlü yalanı söyler, akla ziyan çamur ve iftirayı atmaktan zerrece yüksünmez. İşte bunlar, namussuz gazetecilerdir…

 

Namuslu gazetecilerle ilgili tespit ve paylaşımları yapmadan önce, istedim ki namussuz gazeteciler ne menem adamlardır, nasıl kancık, nasıl kahpe, nasıl alçak, nasıl şerefsizdirler bilin istedim.

 

Türkiye zor bir süreçten geçiyor. Bir tarafta FETÖ’nün Pensilvanya’dan verdiği suflelerle saçma sapan iddialarda bulunan CHP Lideri Kılıçdaroğlu, öte yandan bir zamanlar Türkiye’de el bebek gül bebek beslenip semiren Reza Zarrab denilen gavatın ABD’deki ortaoyunu mahkemesinde yaptığı şebeklikler ve lejyoner diyetini ödemesi…

 

Ülkem üzerine kancık kumpaslar, tezgahlar, tertipler, işgal planları yapılıp duruyor. Bu ülkede yapılan darbeler, verilen muhtıraların tamamı, dış mihraklı, ABD merkezlidir. İşin içine Almanı, İngiliz’i, Fransız’ı da girmiştir de, bunların esas karargahları hep NATO olmuştur.

 

Bu kancık kumpaslar karşısında, iktidarın yanında olmayan, hatta ağır sayılacak eleştirilerde bulunan gerçek anlamda namuslu gazetecilerde vardır. Birisi, AK Parti geleneği ve kaynağının tam gözesindeyken, bu mahalleden çıkmış, karşı mahalleye taşınmış bir isimdir: Ahmet Hakan Coşkun… Diğeri, başından beri karşı mahallededir. 25 yıllık gazetecilik hayatında hiç AK Parti’ye yakın bir mahallede bulunmamış, çalıştığı hiçbir medya da, iktidar mahallesinden olmamıştır. Ama namuslu ve vicdanlı gazetecidir. Mevzubahis vatan ise gerisi teferruattır diyen bir adamdır: Cüneyt Özdemir…

Ve deli fişek bir adam. Bu ülkenin dağı taşına, börtü böceğine aşık bir gazeteci, çatal dilli bir yazardır. Yeri gelir İslam’ın sancaktarı, yeri gelir milliyetçiliği hücrelerine kadar hisseder ve yazılarında hissettirir. Tam bağımsız Türkiye diyen azdan az kalmış solculardan birisidir: Nihat Genç…

 

ABD’deki Reza Sarraf tiyatrosunu izleyen Cüneyt Özdemir, AK Parti’ye karşıtlığıyla biliniyor. Namuslu gazeteci titrine giren Özdemir, iktidara olan muhalifliği, haksızlık karşısında susmasını gerektirmedi. Cumhurbaşkanı Erdoğan üzerinden Türkiye’ye kurulan kancık kumpası ilk fark edenlerdendi. Gazeteci Cüneyt Özdemir, ABD'de devam eden Reza Sarraf davasına ilişkin mahkemede geçen diyalogları anlattı. Özdemir, mahkemeye sunulan delillerin lakayt ve saçma sapan olduğunu dile getirdi.

 

Uzun bir yazı olacak ama gerek Ahmet Hakan’ın, gerekse Nihat Genç’in yazıları o kadar çarpıcı ki, bunları bir kez bu köşede yayınlamak istiyorum.

 

Reza denilen soytarı hükümeti mi devirecek?

 

Hürriyet yazarı Ahmet Hakan, ABD’nin İran’a yönelik ambargosunu deldiği iddiasıyla 20 ay önce Miami’de tutuklanan iş adamı Reza Zarrab’ın, “tanık” sıfatıyla verdiği ifadeleri değerlendirdi.

Zarrab için “Ahlaksız soytarı” diyen Hakan, “Bu itiraflara yaslanarak hükümeti deviremezsiniz” diye yazdı.

Ahmet Hakan’dan ABD’deki davayı ellerini ovuşturarak takip edenlere tokat gibi yanıt!

Ahmet Hakan’ın “Reza denilen soytarı hükümeti mi devirecek?” başlığıyla yayımlanan (2 Aralık 2017) yazısının ilgili bölümü şöyle:

Gezi, bir protesto hareketiydi.
“Sesimi duy” çağrısıydı.
Saptıranlara kulak asmayın, amacı hükümeti devirmek falan değildi.
Nitekim tarih, bunun böyle olduğunu bir gün yazacak.
Türkiye’den flaş Reza Zarrab hamlesi…

*
17–25 Aralık, bir Fetullah kalkışmasıydı.
Rüşveti ve yolsuzluğu hedef alıyor gibi görünse de…
Kirliydi, hesaplıydı, sinsiydi, maksatlıydı.
Kamuoyunu tatmin etmesi mümkün değildi.
Nitekim etmedi.
*
“Fuat Avni” kod adlı bir FETÖ’cünün operasyon hesabı vardı.
Umut falan olmuştu bir ara, geceler boyu takip ediliyordu.

O da kirliydi, o da kahpeydi, o da kalleşti.
Nitekim sonunda “fos” diye sönüverdi.
Reza Zarrab davasında 3. gün sona erdi…
Reza Zarrab davasında 3. gün sona erdi…
*
Fetullah’ın muhalefetinden kimseye bir hayır gelmezdi.
Kalleşti, arkadan vurmaya ayarlıydı, alçakçaydı.
Temiz ve demokratik bir mücadeleye kapalıydı.
Nitekim sonunda kanlı bir darbeye imza atmaya kalkışarak nefret objesi haline geldiler.
*

Size bir şey söyleyeyim mi?
Ahlaksız bir soytarının, Amerikan mahkemesindeki itiraflarından da bir şey çıkmaz.
Bu itiraflara yaslanarak…
Hükümeti deviremezsiniz.
*

Bu hükümeti…
Fetullahçı kalleşliğin çabaları sayesinde elde edilmiş kirli paslı malzemelerin, Amerikan mahkemesinden dökülen unsurlarıyla değil…
Ancak ve ancak…

Türk milletinin gönlüne girerek sandıkta devirebilirsiniz.

 

 Devamı yarın...

En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.