SON DAKİKA
Hava Durumu

HEP YALNIZDI, PEŞİNDEN KALABALIKLAR AĞLADI...(19.11.2021)

Yazının Giriş Tarihi: 19.11.2021 09:16

Sezai Karakoç ismi, bu ülkenin bütün kesimlerinin saygı duyduğu bir isimdi. Mona Roza ile yad edenler, fazilet timsali bir adam olduğunu da teslim ederler.

 

Bir vardır göklerden diyen şiirini, dua gibi okuduk. Ey sevgili, en sevgili derken, muazzez Nebi Hazreti Muhammed Aleyhisselama bir de Sezai Karakoç zaviyesinden baktık. Güzeldi.

 

Cemal Süreyya, Ahmet Sezai Karakoç için biraz Necip Fazıl, biraz Mehmet Akif var der. Oysa, Sezai Karakoç çok farklıdır. Bir düşünce, bir gönül, bir irfan adamıdır. Sözlerinde hikmet, hayata bakışında ve duruşunda tevazu vardır. Bir bilge gibi yazdı, bir derviş gibi yaşadı, bir aksiyon adamı olarak topluma mesajlar verdi.

 

Siyaseti bile ilkeleri uğruna yaptı. Kalbi ile dudağı arasında birlik vardı. Eserleriyle, fikirleriyle ve sözleriyle var oldu. Televizyonlara çıkmayı hiçbir zaman istemedi. Görünür olmaktan hoşlanmıyor, kendisine yapılacak iltifata tepkisini mimikleri ile gösteriyordu.

Diriliş Partisini, bir dava adamı olmanın ne demek olduğunu göstermek için kurdu. Öyle de oldu. Bağış kabul etmedi.

 

Hatta, eserleriyle ilgili olarak bir çok ödül almasına rağmen, hiçbirisini almaya gitmedi. Postayla gönderin dedi. Eğer para ödülüyse, derhal geri çevirdi. Fazilet abidesi bir şair, yazar, bir fikir ve siyaset adamıydı. Hayatta olmayı "sürgünlük" olarak kabul ediyordu.

 

Sürgünlüğün bitti Sezai Ağabey, en sevgili orada. Fazilet, hikmet ve irfan abidesi olarak tam 88 yıldır sürgündü. Göklerden gelen bir karar vardı, bir davet vardı. Allah rahmet eylesin Sezai Karakoç. Hayatın örneğimiz vefatın ibretimiz olsun...

 

MONA ROZA

Mona Roza, siyah güller, ak güller

 

Geyvenin gülleri ve beyaz yatak

Kanadı kırık kuş merhamet ister

Ah, senin yüzünden kana batacak

Mona Roza siyah güller, ak güller

 

Ulur aya karşı kirli çakallar

Ürkek ürkek bakar tavşanlar dağa

Mona Roza, bugün bende bir hal var

Yağmur iğriiğri düşer toprağa

Ulur aya karşı kirli çakallar

 

Açma pencereni perdeleri çek

Mona Roza seni görmemeliyim

Bir bakışın ölmem için yetecek

Anla Mona Roza,

ben bir deliyim

Açma pencereni perdeleri çek...

 

Zeytin ağaçları söğüt gölgesi

Bende çıkar güneş aydınlığa

Bir nişan yüzüğü, bir kapı sesi

Seni hatırlatıyor her zaman bana

Zeytin ağaçları, söğüt gölgesi

 

Zambaklar en ıssız yerlerde açar

Ve vardır her vahşi çiçekte gurur

Bir mumun ardında bekleyen rüzgar

Işıksız ruhumu sallar da durur

Zambaklar en ıssız yerlerde açar

 

Ellerin ellerin ve parmakların

Bir nar çiçeğini eziyor gibi

Ellerinden belli oluyor bir kadın

Denizin dibinde geziyor gibi

Ellerin ellerin ve parmakların

 

Zaman ne de çabuk geçiyor

MonaSaatonikidir söndü lambalar

Uyu da turnalar girsin rüyana

Bakma tuhaf tuhaf göğe bu kadar

Zaman ne de çabuk geçiyor Mona

 

Akşamları gelir incir kuşları

Konar bahçenin incirlerine

Kiminin rengi ak, kimisi sarı

Ahhh! beni vursalar bir kuş yerine

Akşamları gelir incir kuşları

 

Ki ben Mona Roza bulurum seni

İncir kuşlarının bakışlarında

Hayatla doldurur bu boş yelkeni

O masum bakışlar su kenarında

Ki ben Mona Roza bulurum seni

 

Kırgın kırgın bakma yüzüme Roza

Henüz dinlemedin benden türküler

Benim aşkım sığmaz öyle her saza

En güzel şarkıyı bir kurşun söyler

Kırgın kırgın bakma yüzüme Roza

 

Artık inan bana muhacir kızı

Dinle ve kabul et itirafımı

Bir soğuk, bir garip, bir mavi sızı

Alev alev sardı her tarafımı

Artık inan bana muhacir kızı

Sezai Karakoç

En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.