SON DAKİKA
Hava Durumu
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.

Gölge etme başka ihsan istemez! (13.03.2021)

Yazının Giriş Tarihi: 13.03.2021 09:37


Bilinen hikayedir.
Bizdeki hikayeler, fıkralar, masallar ve destanlar, daha çok sözlü kültüre dayanır.
Daha doğrusu, rivayet kültürü revaçtadır.
Dünya edebiyatında örnek hikayelerinden birisi, Büyük İskender ile filozof Diyojen arasında geçen ilginç diyaloglardır.
Hikayeyi hemen herkes bilir.
Diyojen ile Büyük İskender arasında geçen ilginç diyalogu hatırlatma bakımından köşede paylaşmadan önce, hayatımızın içerisinde bir şekilde olan insanların durumlarıyla, bu bildik hikayeler ne kadar örtüşüyor?
Bir, iki, üç, dört, beş derken, açtığın bütün iyi niyet kredilerini tüketmiş insanların kendilerine tekrar etmek gibi bir müptezelliklerine hala şahit olursanız, yapacağınız pek bir şey de kalmıyor.
Akıl fukarası girişimler, zekadan yoksun komplolar, dedikodunun coşkulu iştahına kapılmış laflar, adeta bir yalan üretim merkezi olmuş kimselerin, kendi acınacak hallerini bırakıpta başkalarında kusur aramaları, hatta daha da ötesi akıllara seza yorumlar yapması, beni hem güldürüyor, hem de çok üzüyor.
Aptallıkla-salaklık arasında bir tercihle ilgili, yukarda tarif ettiğim zatlara nasıl bir paye vereceğimi şaşırdım.
Dünyadan haberi yok. Olayları o kadar kötü okuyup yorumluyor ki, değme süzme salak bunu yapamaz.
Neye el atsa, elinde kalmış tuttuğu şey.
Yine de, cahil cesareti içerisinde, saçma-sapan fikir yürütmekten geri durmuyor.
Salt fikir de yürütmüyor, müptezel düşüncelerine uygun dedikodu da üretiyor.
Belki onlarca kez bu had bilmeze haddini bildirdim ama, belli ki uslanmıyor, anlamıyor, kafası basmıyor.
Saçma sapan dedikodu, onu-bunu ispiyon bunda. Bir ayçiçeği gibi, güneş nerdeyse cephesini ona dönerek bugüne kadar, durumu kurtardı.
Yine de, durumdan vazife çıkarmak gibi bir ahval içerisinde.
Dedikodu üretmekle de kalmıyor, şöyle bir yokladığında bütün işleri alangirli ve karışık, duruşu kaypak, ilişkilerde ciddi erozyon yaşamış, kişilikte hiç kimseye güven vermeyenlere gelsin, bu hikaye.
Evet, gölge etmeyin başka ihsan istemez!
Diyojen Büyük İskender zamanında yaşamış bir filozoftur. Çağdaşı alimler, tüccarlar ve halk Büyük İskender'in önünde eğilip ona yalakalık yapmasına rağmen Diyojen asla böyle bir şey yapmamıştır. Bir gün Büyük İskender şehri gezerken fıçı içinde yaşayan bir adama rastlar. Adam güneşin altında mayışmış bir şekilde yatmaktadır. Tüm serveti bir parça çul-çaput ile günlük olarak kullandığı malzemeleri koyduğu torba olan bu adam Diyojen'dir ve Büyük İskenderi karşısında görmesine rağmen istifini bozmadan güneşlenmeye devam eder. Askerler Diyojen'i bu saygısızlığından ötürü tartaklayacakken Büyük İskender engel olur ve:
-Herkes Büyük İskender geliyor diye ayağa kalkıyor, kimileri saygısından yerlere kapanıyor, sen neden ayağa kalkmıyorsun , yoksa sen Büyük İskender'i tanımıyor musun,  diye sorar.
Diyojen:
-Tanıyorum ve iyi biliyorum, diye cevap verir.
Büyük İskender:
-Öyleyse söyle bakalım ben kimim?
Diyojen:
-Sen benim esirimin esirisin, der.
Bu söz Büyük İskender'i şaşırtmıştır. Atından iner ve:
-Ne demek bu, diye sorar.
Diyojen:
-Sen toprak için, mal için insan öldürüyorsun. Halbuki bunlar benim değer vermediğim şeyler, benim esirim. Sen ise benim esirime köle olmuşsun. Kim kime ayağa kalkacak?
Büyük İskender Diyojen'in kimseye minneti olmayan  büyük bir filozof olduğunu anladı ve kıyak çekmek istedi:
-Dile benden ne dilersen!
Diyojen:
-Güneşimi kesiyorsun, gölge etme başka ihsan istemem!

 

Not: Bu yazı 14-03-2015 tarihinde Tokat Haber gazetesinde yayınlanmıştır.