SON DAKİKA
Hava Durumu

Dramatik algı operasyonları... (08.02.2021)

Yazının Giriş Tarihi: 08.02.2021 08:24

Propaganda ve reklam, aslında insanlık tarihi kadar eski bir meşgaledir. Moda deyimle, şimdilerde buna “algı operasyonu” deniyor. Algımız, bakışımız, inancımız, tecrübelerimiz, bilgimiz ve gözlemlerimizin belli bir yere odaklanması için her şey deneniyor.

Bir zamanlar “siyasi illüzyonistler” vardı. Hatırlayın, meydanlarda “kim ne veriyorsa iki katı, iki anahtar” gibi söylemler, şehirlerin meydanlarında hala havada asılı duruyor. Gazetecilik, artık cep telefonu ve internet bağlantısı olan herkesin ek mesleği oldu. Her şey dijital ve anlık haber tüketmeye yönelik ayarlandı. Yarını, hatta bir saat sonrayı beklemeye gerek yok. Cep telefonlarla fotoğraf ya da videolar çekiliyor, anında facebook sayfasında paylaşılıyor.

Emek var mı? Yok. Haberciliğin olmazsa olmaz koşulları yerine getiriliyor mu? Hayır. Bu konuda herhangi bir yasal bağlayıcılık söz konusu mu? Değil…

Zaten, gazetecilik denilen meslek kadar ucu açık bir meslek yok. Sadece sözlü olarak ikiye ayrılıyor: Birincisi, mektepli, ikincisi de alaylı tanımlaması. Ancak, bir gazete çıkarmak isterseniz, bunun için herhangi bir mesleki sertifika ve ruhsata tabi değilsiniz. Canınız isterse, istediğiniz kadar gazete çıkarabilirsiniz. Artık kağıt, kalıp, boya ve matbaa aparatlarına bindirilen zamlarla, özellikle Anadolu’daki yerel gazeteler kapanma noktasına geldi.

“Dijital Gazetecilik” veya “İnternet Gazeteciliği”, nerdeyse önümüze konulan tek seçenektir.  Oysa, yukarda ifade ettiğim gibi, bu tür gazetecilik başlı başına adına gazete demeden zaten yapılıyor. Herkes haber portalı kurabilir, herkes internetten sosyal medya adıyla kendi sayfalarını oluşturup, yayıncılık yapabilir. Buna herhangi bir yasal engel yok. Bu tür oluşumlarda, doğal olarak denetimsizlik ve bilgi kirliliğini de beraberinde getiriyor.

Sosyal Medya, adeta intikam mecrası haline geldi. Kim kime kızdıysa, kendi sayfasından veryansın ediyor. Takipçilerin ise, öyle bir ön kabulleri var ki, bilginin araştırılmasına, testine ve sağlamasına dahi gerek görülmüyor. Bozuk bir Türkçe, manasız cümle yapısı, kelime ve kavramların içi boşaltılarak sayfalarda paylaşımlar yapılıyor.

Oysa, bu konuda biraz olsun bilgilenmeye ihtiyaç duyulsaydı, Amerika’da iki kurumun yapısının ısrarla korunmakta olduğu görülürdü. Bunlardan birisi gazeteler, diğeri de posta idareleri…

ABD’de yerel gazeteler, devletin özel desteğiyle yayın hayatlarını sürdürüyorlar. Bir kasabada, bir şehirde çıkan yerel gazeteler, halka ücretsiz dağıtıyor. Hayır yanlış duymadınız, ABD’nin bütün eyalet ve yerleşim birimlerinde çıkan yerel gazetelerin tüm masrafı ABD’nin senato bütçesinden karşılanıyor. Hangi kasaba ve şehre giderseniz gidin, konutların kapısına bir veya birkaç yerel gazetenin bırakıldığını görürsünüz. Sizden bir abone parası istemezler, gazetelerde çok nadir özel reklamlar görürsünüz. Resmi ilan kavramı hiç yoktur.

Bunu neden böyle yaptıklarını sorduğunuzda, cevabı hem ilginç hem de mantıklıdır. Derler ki, olur ya ülkedeki bütün dijital ve internet ağı siber saldırıya uğrayabilir, bu saldırıyla bütün dijital iletişim alt yapısı çökertilirse, halkın bilgilendirilmesi matbaada basılan gazeteler eliyle ve haberleşme de posta sistemiyle rahatlıkla sürdürülebilir. O sebeple, ABD’de bu iki kurumsal yapı korunmaktadır. Hatta, Türkiye’de dijital imza dahil, bütün yazışma dijital ortama geçilerek yapıldığıyla övünülürken, ABD’de sistem, bildiğimiz kağıt ve zarftan oluşan posta sistemiyle devam ediyor. Düşünün, ilericilik ya da gelişmişliğin ölçüsü olarak BİK Genel Müdürü “Artık, dijital gazeteciliğin vakti geldi” derken, nasıl bir gerçeği ıskaladığını anlıyor musunuz? Resmi Gazete’nin dahi “Dijitalleşmesi” nasıl bir tehlikeyi davet ediyor, farkında mısınız?

Bütün bunlar, ne yazık ki temelsiz ve hormonlu gelişmişliğin sorunudur. Gelişmiş ülkeler standart kapsamında ki ABD ve AB ülkelerinde gazeteleri, özellikle kent gazetelerinin yayınlarını sürdürebilmesi için “devlet sübvansiyonu” en üst seviyede tutarken, Türkiye’de en temel ürün olan kağıda yapılan zamların en üst seviyede yapılması, anlaşılır gibi değildir.

Gelişmişlik ile ilericilik, eleştiri ve eleştirenlerin en temel ihtiyaçlarını yok etmekle olmaz. Böyle durumda da, sosyal medyada kendisine sayfa açanlar, birer trol canavarına dönüşür. Öyle bir hale gelir ki, dramatik algı operasyonlarıyla insanlar baş edemez.

En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.