SON DAKİKA
Hava Durumu

KİRA ARTIŞLARI '' HUKUKSUZ '' İLERLİYOR! (23.06.2022)

Yazının Giriş Tarihi: 23.06.2022 09:10
Yazının Güncellenme Tarihi: 23.06.2022 09:10

Değerli okurlar herkese güzel günler diliyorum. Bugün ekonomik sorunların seyrinde olumsuz ilerleyen orantısız kira artışları üzerine konuşacağız. Kiracı ve kiraya veren arasında uyuşmazlıklara süratle sebep olan kira miktarlarının belirlenmesi aslında oldukça basit bir seyirde ilerliyor. TÜİK verileri baz alınarak ÜFE-TÜFE verilerine göre ortalama bir bedelin taraflar arasında yazılı veya sözlü kira kontratına konu edilmesi gerekiyor. Lakin, ülkemizin içinde bulunduğu talihsiz ekonomik dalgalanmalardan kira bedelleri de olumsuz etkilenmiş durumda.. Bir ay önce belirlenen konut bedelinin bir ay sonra aynı çizgide kalması pek mümkün görünmese bile, bu artışların afaki olması hukuki anlamında kabul edilebilir bir durum olmamaktadır. Kira artışlarının uçuk miktarlara evriltilmesi mahkemelerce aleyhe yorumlanacak bir tutum yaratacaktır. Bu sebeple, kiracıların mahkeme aracılığı ile ''kira bedelinin tespiti'' istemesi son zamanlarda çok sık karşılaşılan bir dava konusu.. Dava türünün şekli itibariyle mahkemelerin gerekçeli karar tutumu, objektif konut emsal fiyat araştırması ve uzman bilirkişi raporları ile şekilleniyor. Bahis edilen gerekçeli kararların temelinde kanun koyucunun belirlediği hususlar etkili olmaktadır. Kanunun kiracıyı ve kiraya vereni korumaya aldığı maddelerin ihlali olduğu taktirde durum mahkemece tespit ediliyor ve yaptırıma tabii tutuluyor. Yaptırımların özellikle ilam hükümleri icra-i süreç ile devreye giriyor. Sonuç olarak da bu vuku bir uyuşmazlık döngüsü yaratıyor. Şahsi yorumumuzca, kiracının haklarının korunması ve kiraya verenin yaşadığı güncel bedel kayıplarının irdelenmesi aslında taraflar arasında ''hakkaniyet'' çizgisi ile gerçekleştirilmelidir. Kira kontratına aykırı davranışların her iki tarafı da mağdur edeceği unutulmamalıdır. Özellikle, kontrat aykırılığında Sulh Hukuk Mahkemesi Hakimlerinin titiz davrandığını ve yine üst mahkeme emsal kararlarının yaklaşımlara paralel olduğunu görmek hiç zor değil.. Kiracılık Hukuku'nun işletilmesi için içtihatların nazarını elde tutan mahkemelerin nihai karar verirken objektif hareket ettiği kanaatindeyiz. Kararların isabet oranları şahsi fikrimizce oldukça başarılı bir evrede bulunuyor. Mahkemelerimiz ve icra dairelerimiz süreçleri yakından takip ediyor ve tahliye-haciz başta olmak üzere çoğu süreci başından sonuna dek resmi inceleme altına alıyor. Görüldüğü üzere, her olgunun resmileştirildiği bir sistem içerisinde kiraya verenin uçuk miktarları içi doldurulamayan bahaneler ile ileri sürmesi ve kiracısını evden çıkartmaya çalışması çokta mümkün görünmüyor. Misalen ''oğlum gelecek ve kalacak'' şeklindeki çıkarma sebeplerinin bir geçerliliği yok diyebiliriz. Lakin, tarafsız bir yaklaşım olması gerekirse kiraya verenlerin de bu dalgalı ekonomi içerisinde en karlı şekilde kazanç sağlama gayeleri gayet ahlaki bir durum... Çözümün temel dayanağı yine elbette ''ekonomi'' olacaktır. Ekonomik dalgalanmanın taşınmazlar üzerindeki etkisinin yakın bir zamanda indirgenmesi kiracıların ve kiraya verenlerin minimum seviyede kira bedelleri üzerinde uyuşmazlık yaşamalarına ışık olacaktır. Buda hem mahkemelerin ve icra dairelerinin ve yine noterlerin yüklerini azaltacak, kiracılık ilişkisinin temeli ile sağlam kalmasına vesile olacak, kiracının evsiz kalmasını engelleyecek ve kiraya verenin taşınmazının işlemesini sağlayacaktır. Devletin ilgili makamlarının bu dalgalanma karşısında istikrarlı adımları olduğunu görüyoruz. Bu istikrarlı adımların yerleşik kanunlarımız ve mahkemelerimiz ile de güçleneceğini düşünüyoruz. Belirsizliğin bir süre daha devam etse bile çözüme kavuşacağını hukukçular olarak umuyoruz. Av. AHMET ÖZDEMİR

En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.