Yalancılar..

Yalan konuşmayı ne kadar çok seven insan varmış bu hayatta.. Günlük yaşantıları bile yalan üzerine kurulmuş gibi sanki.. Her doğrusu sanki yalanmış gibi.. İnsanlar yalan söylemeyi nasıl normalleştirir anlamış değilim..

Yalan söylemek ne zamandan beri bu kadar normalleşti ki hayatımızda.

Herkesin yalan söyleme kapasitesini ilk bakışta anlamaya başladık. Hatta göz temasından bile yalanlarını yakaladık insanların. Sevdiklerine karşı bu kadar nasıl yalan konuşabilir ki insanlar. Hiç mi düşünmezler sevdiklerini üzmeyi hatta hayal kırıklığına uğratacaklarını..

Yalan konuşmak hemen o anda yapılan bir eylem gibi olsa da etkisi çok büyük sebepler doğurabilir.

Öncelikle güven kaybedersiniz.. Hatta insanların size inanma durumu bile kalmaz. İnsanla sizin her söylediğinize yalan gibi bakarlar.. 2 dakika yalan söyleyip kurtulacağınızı sandığınız o sohbetten bir ömür boyu yalancı olarak çıkarsınız. Buna neden gerek duyar ki bir insan..

Sözünün eri olmak..

Dürüst olmak.. Yalan konuşmamak..

Bunlar ne kadar da çabuk unutuldu gitti hayatımızdan..

Unutulmamalı işte.. Dürüst olmalıyız.. Güvenilir olmalıyız.. Sözlerimizin arkası aranmamalı..

İyi niyetimi ile tanınmalıyız.

Yalancı olarak anılmayı kim ister ki..

Yada insanların sürekli sözlerinize inanmaması nasıl hissettirir size.. O yüzdendir ki her zaman doğru ve dürüst olmalıyız.. Yalan ile bir hayat sürülmemesi gerektiği öğrenilmeli..

İnsanlara dürüst ve güvenilir bir imaj verilmeli.. Çünkü birlikteliklerde güven çok önemli bir durumdur. Güven vermeli ki insanlar birbirine o zaman daha sağlıklı bir ilişki ortaya çıksın.

Güven arada yoksa eğer ilişkinin temelleri de pek sağlam olmaz açıkçası.. Çünkü güven dediğimiz duyguları bir arada tutmamızı da sağlar..

Siz siz olun önce sevdiklerinize karşı güven vermeyi ve iyi olmayı hedefleyin.. Geri kalan her şey hal olur..