"Ekonominin bel kemiği esnaflardır"

Yüksek enflasyonun her geçen gün derinleştiği, artan kira bedelleri, enerji maliyetleri ve temel giderler karşısında alım gücünün ciddi biçimde düştüğü bu süreçte, ekonominin bel kemiğini oluşturan esnaf da ayakta kalmakta her zamankinden daha fazla zorlanıyor. Girdi maliyetlerinin hızla yükselmesine karşın satışların aynı oranda artmaması, piyasadaki daralma ve nakit akışındaki bozulma, özellikle küçük ve orta ölçekli esnafı çıkmaza sürüklüyor. Vergi, SGK primi, kira, elektrik ve personel giderlerini karşılamakta güçlük çeken esnaf, faaliyetini sürdürebilmek için krediye ihtiyaç duyarken; mevcut uygulamalar nedeniyle krediye erişimde yaşanan sorunlar, esnafın yaşadığı ekonomik baskıyı daha da artırıyor.

Geçtiğimiz hafta itibari ile yürürlüğe giren; Esnaf ve sanatkarların, vergi dairelerine vadesi geçmiş borcu ile sosyal güvenlik prim borcu bulunmaması şartına istinaden sadece kredi kullanabileceği, aksi durumda krediden yararlanamayacağına ilişkin yapılan düzenleme tepki toplamaya devam ediyor.

Vergi ve prim borçları sebebiyle kredi kullanamayan esnafların ciddi bir finansman krizinde olduğunu belirten Çanakkale Esnaf ve Sanatkârlar Odaları Birliği Başkanı Ünal Özcan Kaleninsesi’ne yaptığı açıklama ile “Borcu olduğu için kredi alamayan esnaf, kredi alamadığı için de borcunu ödeyemiyor. Bu kısır döngü mutlaka kırılmalı” dedi.

“Esnaf Ekonominin Temel Direğidir”

Esnafın ekonominin bel kemiği olduğunu vurgulayan Başkan Ünal Özcan, çarşıların, sokakların ve mahallelerin ayakta kalmasının esnafa bağlı olduğunu ifade etti. Özcan, “Bugün esnaf; artan maliyetler, düşen alım gücü ve daralan piyasa koşulları nedeniyle ciddi bir geçim mücadelesi veriyor. Bu süreçte en hayati ihtiyaçlardan biri uygun şartlarda krediye erişimdir” diye konuştu.

Kredi Lüks İçin Değil, Ayakta Kalmak İçin İsteniyor”

Devlet destekli ve esnaf kefalet kooperatifleri aracılığıyla verilen kredilerin esnaf için hayati öneme sahip olduğunu belirten Özcan, mevcut uygulamaların ciddi bir sorun yarattığını dile getirdi. Açıklamasında; “Vergi ya da SGK borcu bulunan esnaf bu kredilerden yararlanamıyor. Oysa borcu olan esnaf zaten bu borçlarını ödeyebilmek için krediye ihtiyaç duyuyor. Kredi talebinin nedeni lüks tüketim değil, ayakta kalma mücadelesidir,” dedi.

“Esnaf Bir Çıkmazın İçine Sürükleniyor”

Mevcut sistemin esnafı zor durumda bıraktığını ifade eden Özcan, işyeri kapanmalarının artacağına dikkat çekerek; “Borcu olduğu için kredi alamayan esnaf, kredi alamadığı için de borcunu ödeyemez hale geliyor. Bu kısır döngü her geçen gün esnafı daha da zora sokuyor ve birçok işyerinin kapanmasına kadar varan sonuçlar doğuruyor,” şeklinde endişesini dile getirdi.

“Giderler Ertelenebilir Değil”

Esnafın her ay düzenli olarak karşılamak zorunda olduğu giderlere de ayrıca dikkat çeken Özcan, elektrikten kiraya, sigorta primlerinden personel maaşlarına kadar pek çok kalemin ertelenemez olduğunu belirtti. Kaleninsesi’ne yaptığı açıklamada; “Bu giderler ödenemediğinde sadece esnaf değil, ailesi ve yanında çalışanlar da mağdur oluyor. İşyerleri kapandığında istihdam azalıyor, piyasa daralıyor ve bu durum enflasyonu daha da körüklüyor,” dedi.

“Borcu Olan Esnaf Nasıl Ayağa Kaldırılır?”

Çözümün dışlayıcı değil, kapsayıcı bir sistem olduğunu belirten Özcan, çağrıda bulunarak;

Palandöken: "Esnafımızın krediye erişimi kolaylaştırılmalı"
Palandöken: "Esnafımızın krediye erişimi kolaylaştırılmalı"
İçeriği Görüntüle

“Borcu olana kredi verilmez’ anlayışı yerine, ‘Borcu olan esnaf nasıl ayağa kaldırılır?’ sorusu sorulmalıdır. Esnaf borcunu ödemek istemeyen değil, imkân bulamadığı için ödeyemeyen kesimdir,” şeklinde duruma açıklık getirdi.

“Yapılandırma ve Yeni Bir Finansman Modeli Şart”

Borçların makul vadelerle yapılandırıldığı yeni bir finansman modeline ihtiyaç olduğunu dile getiren Özcan, bu modelin hem esnaf hem de devlet için kazanç sağlayacağını; “Esnaf kredi kullanırken aynı zamanda eski borçlarını da kapatabilmelidir. Böylece esnaf işini sürdürebilir, devlet de alacaklarını daha sağlıklı tahsil eder,” sözleriyle açıkladı.

“Esnaf Ayakta Kalırsa Şehir Nefes Alır”

Esnafın sadece ekonomik değil, sosyal bir değer olduğunun altını çizen Özcan, sözlerini şöyle tamamladı:

“Esnaf ayakta kalırsa mahalle yaşar, çarşı canlı kalır, şehir nefes alır. Bu nedenle esnafın krediye erişiminin önündeki engeller kaldırılmalı ve onu ayağa kaldıran sürdürülebilir bir sistem bir an önce hayata geçirilmelidir,” dedi.

Muhabir: SÜHA PARMAKSIZ