Dünya Ağır Sıklet Bilek Güreşi Şampiyonu, Türkiye Sakatlar Derneği Çanakkale Şube Başkanı ve milli sporcu Ümit Burunlular, bu yıl 3 Aralık Dünya Engelliler Günü sonrasında yaptığımız röportajda, adeta yılların biriktirdiği kırgınlığı, sitemi ve umutsuzluğu gözler önüne serdi.
Burunlular anlattıkça hissettik ki; sorun bir kaldırımı düzeltmekten, bir rampayı yenilemekten çok daha büyük. Bu kentte engellilerin sesi duyulmuyor, talebi dikkate alınmıyor, alınan kararlar hayata geçirilmiyor.
Bir yanda çukurlara takılıp düşen engelli bireyler, durakta otobüse alınmayan insanlar, sesli anonsu olmayan toplu taşıma araçları, Diğer yanda yıllarca bekleyen ama uygulamaya konulmayan projeler…
Ümit Burunlular’ın cümlelerinde hem bir mücadele hem de yorgun bir serzeniş var: “Umursanmıyoruz.”
Ve tam da bu nedenle, bu röportaj sadece bir haber değil;
Çanakkale’de engelli bireylerin artık görmek istediği değişimin yüksek sesli bir çağrısı!
Geçirdiği trafik kazası nedeniyle 20 yıldır tekerlekli sandalyeye bağımlı yaşayan Burunlular, hem Türkiye Sakatlar Derneği Çanakkale Şube Başkanı ve milli sporcu; yıllardır çözülmeyen erişilebilirlik sorunlarını Kaleninsesi okuyucularına daha yüksek sesle dile getirdi.
“3 Aralık kutlama günü değildir; farkındalık ve acil eylem günüdür.” diyen Burunlular, hem kentteki eksiklerin hem de kurumların duyarsızlığının engelli bireyleri derinden yaraladığını söyledi.
“Kaldırımlar, toplu taşıma, kamu binaları… Engel hâlâ her yerde”
Çalıştayda sıkça vurgulanan erişilebilirlik sorunlarının yıllardır sürdüğünü belirten Milli Sporcu Ümit Burunlular, fiziksel engellerin sosyal hayata katılımın önündeki en büyük bariyer olduğunu şu sözlerle anlattı:
“Kaldırımdan otobüse, kamu binalarından dijital platformlara kadar birçok alanda büyük sıkıntılar var. Bir engellinin kendi başına hareket edebilmesi hâlâ mümkün değil.”
Kurumlarda eğitimde kaynaştırma uygulamalarının yetersiz olduğunu, özel eğitim personeli eksikliğinin devam ettiğini söyleyen Burunlular, erişilebilir eğitim materyallerinin de ciddi bir ihtiyaç olduğunu vurguladı. Burunlular sıkıntıların sürekli dile getirilmesinden ziyade, çözüme kavuşturulacak geri bildirim olarak görülmesinin ve bunun kurumlarla işbirliği anlayışının olması gerektiğinin altını çizdi.
Sağlık hizmetlerinde uzun bekleme süreleri ve hastanelerde uzman eksikliğinin, yer yer engelli bireyler için rampa vb eksikliğinin engelli bireylerin yaşam kalitesini düşürdüğünü ifade ederek, “Engelsiz yaşam sadece rampayla olmaz, sağlıkla da olur.” dedi.
Üniversite İş Birliğiyle Düzenlenen Çalıştay: “Geç kalınmış projelerle dolu”
Son çalıştayla ilgili değerlendirmesinde Burunlular, bu toplantıyı dernek olarak kendilerinin talep ettiklerini belirterek; “Bu çalıştay bizim için verimliydi ama birçok projenin yıllardır geciktiğini de ortaya koydu. Bazı adımlar geç atıldı, bazı projeler ise hiç mümkün görünmüyor,” diyerek serzenişini dile getirdi.
Kentte toplu taşımanın engelliler için hâlâ yetersiz olduğunu belirten Burunlular, güzergâh çeşitliliğinin artırılması ve yeni ring hatlarının açılması gerektiğini söyledi.
Toplu taşımanın yalnızca belediyenin değil, üniversitenin, kurumların ve STK’ların ortak sorumluluğu olduğuna dikkat çekerek:
“Bu iş sadece belediyeye bırakılamaz. Tüm kurumların birlikte yol alması gerekiyor.” dedi.
“Geçen yıldan bu yana alınan kararların yüzde 90’ı yapılmamış!”
Burunlular, geçen yıl yapılan çalıştayda alınan kararların büyük bölümünün uygulanmadığını söyleyerek bu durumun kendilerini derinden üzdüğünü belirtti.
Açıklamasında; “Önceki çalıştaydan bu yana neredeyse hiçbir ilerleme görmedik. Kararların %90’ı uygulanmamış. Bu bizi gerçekten umursanmıyormuşuz gibi hissettirdi. İfadelerinde bulundu.
Bu nedenle belediye bünyesinde Erişilebilirlik Komisyonu kurulmasını talep ettiklerini belirten Burunlular, komisyonda mutlaka engelli temsilcilerin bulunması gerektiğinin altını çizdi:
“Bu şehirde bir plan yapılacaksa içinde mutlaka engelli birey olmalı. Bir tuvaletin 5 metrekare olması gerekirken 2 metrekare yapılıyor. O zaman da biz içeri giremiyoruz. Bu yüzden projelerin her aşamasında temsil edilmek istiyoruz.”
Toplu Ulaşım: “Eski otobüsler bizim için eziyet”
Burunlular, özellikle toplu taşımada yaşanan sorunlara dikkat çekti.
Sesli anonsların devreye alınmasını olumlu bulduğunu ancak araçların modifiye edilemediğini ve yenilenmesi gerektiğini söyledi.
Daha çarpıcı olan ise halk otobüsü şoförlerinin engelli vatandaşlara yönelik tutumları:
“Maalesef bazı şoförlerin rencide edici sözleriyle karşılaşıyoruz. “Zaten bedava taşıyoruz, bıktık sizden’ diyen şoförler oldu. Bu saatte seni refakatçin olmadan duraktan seni almam” diyen şoförler oldu. Böyle bir davranış kabul edilemez,” dedi.
“Duraklar engelli erişimine uygun değil!”
Durakların engelli erişimine uygun olmadığını, araçların duraklara yanaşmamasının büyük risk oluşturduğunu belirtti.
“Yurt dışında engelli bir vatandaş tek başına yolculuk yapabiliyor. Bizde neden olmasın?”
Burunlular, dünya standartlarının çok gerisinde olduğumuzu belirtti:
“Kaldırım rampası, otobüsle kaldırım arasındaki yükseklik uyumu, içerde sesli ve görsel uyarılar… Bunlar o kadar zor şeyler değil.
Bir engelli neden kimseye ihtiyaç duymadan yolculuk yapamasın?”
“20 yıldır yapılması gerekenler yapılmadı: Artık kırmızı kart göstereceğiz”
2005 yılında tüm belediyelere gönderilen erişilebilir şehir kılavuzunun hâlâ uygulanmadığını söyleyen Burunlular, rakamlarla konuştu:
“20 yılda erişilebilirlik seviyesi sadece %50–60, Küçük bir şehri bile erişilebilir hale getirememişiz,” açıklamasında bulundu.
Valilik dahil birçok kurumla görüştüklerini belirten Burunlular, bundan sonra daha sert bir yaklaşım sergileyeceklerini söyledi:
Milli Sporcu, “Vali ile yaptığımız görüşmeler neticesinde ise valilik tarafından yerel idarelere gönderilen bu yazılar son 20 yılda neredeyse çok dikkate alınmamış gibi bir tabloyla karşılaştık. Bu bizi üzdü dedi. Ancak bundan sonra süreçlerin takipçisi olacağız.
Hatta bundan sonra tüm kurumları takip edeceğiz, bir kurum talebimizi bu planlar çerçevesinde yerine getiremiyorsa temsili olarak “kırmızı kart” göstereceğiz,” şeklinde konuştu.
Yollar, Arnavut taşları, rampalar… “Bir çukur yüzünden düştüm ve dava açtım”
Burunlular, kaldırımların işgalinin azaltılmasını olumlu bulsa da hâlâ ciddi sorunlar olduğunu söyledi.
Esnafın masa-sandalye işgallerinin engellilerin geçişini imkânsız hale getirdiğini vurguladı. Şu an yeni kaldırımları işgali için adımlar atıldı, ancak yeterli görmedik, masa ve sandalyeler olan esnafların hala duruyor. Kaldırımlar dar ve küçük,”dedi.
Burunlular geçtiğimiz yıllarda yaşadığı bir olayı da anlattı:
“2022 yılında 3 Aralık Engelliler günü etkinliğinden dönerken bir çukura takılıp düştüm. Belediyeyi farkındalık olsun diye dava ettim. Halen sürüyor. Geçen yıl Belediye Başkanımız Muharrem Erkek ile aynı yoldan geçerken aynı çukurun durduğunu gördük.” Muharrem Erkek zaten görünce talimat verdi hemen o yolların düzeltilmesi için. Ama o olay olana kadar niye beklendi?
Arnavut taşlarının engelliler için son derece tehlikeli olduğunu, tekerlekli sandalye ve baston kullanımını zorlaştırdığını söyleyerek acil çözüm istedi.
Kordon’daki tehlike: “Geçen yıl bir arkadaşımız denize düşmüştü”
Kordon bölgesinin engelliler için ciddi risk taşıdığını hatırlatan Burunlular:
“Kordon’da set olmalı. Geçen yıl bir engelli arkadaşımız denize düşmüştü. Bu bir uyarıdır.” dedi.
“Engelsiz Kent hâlâ hayal… Ama biz takipçisi olacağız”
Burunlular, son sözlerinde tüm kurumları göreve çağırdı:
“Engelsiz bir şehir sözle değil, işle olur. Biz yılmayacağız. Bu şehrin her projesinde engelli bireylerin sesi olacağız. Çanakkale’de kim bir proje yapıyorsa içinde mutlaka biz olmalıyız.” Diyen Burunlular, belediyenin erişilebilir şehir komisyonu kurmasının önemli bir yaklaşım olduğunu belirtti.
Burunlular sözlerinin sonunda “Daha adil, daha erişilebilir bir Çanakkale için herkes sorumluluk almalı.Biz buradayız ve sesimizi duymayana kadar söylemeye devam edeceğiz.” Açıklamasında bulundu.