ÜLKEMİZİN ZIRDELİLERİ O KADAR ÇOK Kİ!

Sayın her zaman asil her zaman kibar okurlarım,

Her gün haber kanallarından o kadar çok olaylar izliyoruz ki,  bundan 50-60 sene öncesine kadar asla böyle bir vakalara rastlanmadığını geçenlerden koro arkadaşım İlköğretim Müfettişi Sayın Sami Bey ile sohbet ederken yad ettik. “Necdet Bey, 60 yaştan küçüklerde artık mesuliyet hissi kalmamış, gördüğüm insanlardan hep bunları duyuyorum.”  Dedi. Ben de “doğrudur” dedim.

Daha yeni adam inşaat malzemesi almış kamyondan iniyor el frenini çekmiyor.  Araç harekete geçiyor. Yine iki gün önce el freni çekmemiş bereket ki araçta kimse yok halk otobüsü denize uçtu.  Ben diyorum bunlar kasti yapılıyor. Kaç milyarlık araç lalet tayin olsa bir yere takılır, denize düşmez. Adam trafikte yol vermedi diye taksiye ne biçim saldırıyor. Bir hasta trafikte adam ambulansın önüne geçip durduruyor. “Hani hastanızı göreceğim” diyor.  “Ulan desen denetleme görevlisi misin sen” adam direksiyonu trafikte ayakları yere sürüyor. Bir de arkadaşına video kaydını aldırıp sosyal medyada yayınlattırıyor ve gülüyor.  Yine geçen gün bir motosiklet diğer iki kişi motosiklet sürücüsünün üstüne sürüyor onlarla kaçayım derken bariyerlere çarpıp ölüyor. “Ben şaka yaptım” diye gülüyor. Hiçbir şey umurunda değil.  Her gün o kadar çok ki haberler yine 17 Ağustos’ta kız arkadaşını süpürge kablosu ile boğmuş.  Ertesi gün ifadesinde;  “Yeni tanışmıştık. Gecenin bir saatinde uyuşturucu almıştım hatırlamıyorum nedenini elime süpürge kablosu geçti boynunu fazla sıkmışım Bir de baktım ölmüş.  O gece sabaha kadar nöbetini bekledim uyumadım. Kiralık aracı teslim ettim  sonra taksi tutup karakola teslim oldum.” Diyor.

Sayın okurlarım bu yapılanların hiçbiri normal vaka değil artık saçının bir tek telinden bile uyuşturucu tahlili yapılıyormuş.  Herkesi bu tahlilden geçirmeli ona göre de tedbir alınmalı.

Genç asistan Bakırköy Hastanesi'ne atanmış.  Nöbetinde bahçede 50 kadar hastasına moral için,  “Hadi ben şimendifer  Siz de vagon olun.” Demiş.  Bahçede iki tur atmışlar. Erzak kamyonu gelince dış kapı açılmış.  Daha sonra dışarı sokakta dolaşmaya başlamışlar.  Hiç çözülme yok dolaştıkça sayıları artıyormuş.  Bir de dönüşte içeri girilince bir bakmışlar ki 50 kişi çıkmışlar,  150 kişi dönmüşler.  Asistan telaşa düşmüş. “Hadi biz hastalarımızı ilaç vs. ile iyileştiriyoruz. Ama ya dışarıdakiler?”

Velhasıl dışarıdaki hastalar çok daha fazla. Eh Allah iyi yapsın ne desek yalan. Selamlarımla