Sayın Kalenin sesi okuyucularım ülkemiz düşmanlara karşı o kadar çok saldırılara uğramış ama yine de tanrımızın lütfu ihsanı olarak layık olan bizlere nasip olmuştur.
Boğazı elini kolunu sallayarak geçeceğini sanan muhalif devletler 18 Mart 1915 denizden geçemeyeceğini anlayınca bu defa 25 Nisan 1915 kara çıkarması ile Rumeli’deki deniz bataryalarını imha ederek yine denizden İstanbul’a ulaşma planları, devamlı harpler ve 6 Ağustos Kanlı Sırt Muharebeleri kendileri kuvvetlerini devamlı tasdikleyerek ve güçlendirerek Türk ordusunun Conk Bayırı küçücük bir alanda kıstırılarak gelecek bütün takviye kuvvetlerinin önünü de keserdi. 9 Ağustos 1915 Türklüğün son günü 10 Ağustos 1915 coğrafyadan tamamen silinişi bir daha canlanmamak üzere.
Türklerin tek bir avantajı gecenin zifiri karanlık oluşu askerimizin ve Mustafa Kemal’in imanlarının tam bir bütün oluşu karanlıkta o bayırda askerimiz süngülerini takarak tam bir hücum duruşu ve Mustafa Kemal en önde saat 04:00 artık gece ayrışıyor kırbacını kaldırıp yere indirdiği zaman.
Şimdi İngilizlerin Harp Muhabiri anlatıyor. “Gece görevini artık gündüze aktaracağı zaman Türkler Allah Allah sesleri ile korkunç saldırıya geçtiler. Bizimkiler kendilerini daha toparlamadan mağlup oldular. Yalnız Yeni Zelandalıların Şahin Tepesi sırtındaki 10 adet makineli tüfekler kızarıncaya kadar Türk ordusunu zayiat verdirmiş olup en büyük tesellileri oldu.”
10 Ağustos 1915 Türkler kötü talihini yenerek çok ağır bedel karşılığı mukadderatı ilelebet kıyamete kadar tayin olunduğu gündür. Vefalı olan milletimiz her sene 10 Ağustosu Kabatepe’de büyük etkinliklerle kutlar. Çanakkale’ye 1998 yılı geldiğimden itibaren hemen her yıl etkinliklerde bulunmuşumdur. 1913 yılı sanırım Bozcaada’dan Kabatepe’ye 2 otobüs geldik. İftarı orada yapıp 7 değişik imam arkasında da Teravi Namazını eda ettik. Öyle bir kalabalık ülkenin her bir tarafından gelmişler. Ne sular yetti ne yemekler ne namaz kılınacak hasır ve kilimler. Ben toprak üzerinde alnım o kutsal topraklara değerek Teravih Namazını kıldım. Çok şükür bize bu toprakları emanet edenlere minnettarız.
Bir sene ağaçlar altında çardak kurulmuş ilimiz koro şeflerinden Mehmet Gören şef ilahiler okuyor. Sayın Amir Ateş Kadir Konya daha bazıları Sayın Yıldırım Gürses’in tekbirli ilahisi Allah-u Ekber, Allah-u Ekber derken Sayın İsmail Coşan en üst perdeden “Vurulup tertemiz alnından uzanmış yatıyor peygamber.” kasidesini öyle bir okudu ki hala aklıma geldikçe tüylerim diken diken olur.
Nice 10 AĞUSTOS’lara..Aziz şehitlerimizi rahmetle anıyorum.