Turan'ın Altı Mı Oyuluyor?

Yahu insandan biraz saygı olur.

İki yağış düştü yollar gölet..

Eh sürücüler de kendini kaptan yerine koyunca, sular vatandaşın başından aşağı boca…

Sanki otomobille dünyaya geldi mübarekler.

Siz hiç mi yaya olmadınız?

TURAN’IN ALTI MI OYULUYOR?

1 Kasım seçimlerinde Çanakkale’de iki vekil çıkaran Ak Parti kim ne derse desin başarısını; Ak Parti Grup Başkanvekili Bülent Turan ve Ak Parti Milletvekili Ayhan Gider, hatta listenin son sırasında yer almasına rağmen alınganlık göstermeden çalışan Mehmet Özkurnaz’a borçlu. Teşkilatın omurgasında yaşanan tüm olumsuzluklara rağmen bu üçlünün ortaya koyduğu bireysel çabalar,20 binin üzerinde oy açığını kapattı. Liberal (eski DYP- ANAP)ve milliyetçi (MHP) taban oyları Ak Parti’de toplandı.

Bunları defalarca yazdık, bir daha tekrar etmeye gerek yok ancak yeniden şekillenen omurga sanki 7 Haziran sandık kazasını unutmuş. Muhafazakâr omurga vekaleten de olsa kırmızı çizgide dayatıyor.

Umurbey hayrında yaşanan belediye başkanları krizi , biraz da içe yönelik, tepkisel durum geliştiği kanaati uyandırırken , bu durumdan AK Parti Yerel Yönetimlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Özhaseki’nin haberi oldu mu bilmiyorum, CHP’li Ülgür Gökhan’ın iddialarına verilen yanıtın içerik anlamında çok da karşılığı olduğunu göremedim.

Ak Parti İl Başkanı sadece “iddianı ispatla’ demiş.

Karşılıklı iddialar polemiğinden başka bir işe yaramaz bu cevap…

“Ben arkadaşlarıma inanıyor, güveniyorum” diyebildi mi?

Yani havada kalan bir cevap (!), eğer cevap olarak kabul etmemiz gerekiyorsa…

Gelelim; Ak Partili belediye başkanları krizine…

İncelik, kibarlık, nezaket gibi savunma geliştirilse de CHP’li başkanın doğum gününü kutlayanlar acaba aynı inceliği Ak Partili Belediye Başkanlarına karşı niye göstermiyor? Bunun üzerinde de düşünülmeli.

Ak Parti Grup Başkanvekili Bülent Turan’ın, İstanbul Ak Parti teşkilat omurgasının minyatürünü burası için oluşturmak istediğini ve bunun için çaba harcadığını biliyoruz fakat değişimlere rağmen bir önceki dönemi aratan öyle durumlar yaşanıyor ki, sanki Turan’ın altı oyularak yalnızlaştırılmaya çalışılıyor. Bir anlamda yerel gündem belirleyemeyenler tarafından Çanakkale’de 14 yıldır devam eden yerel hedefe uzak siyaset Turan’a dayatılmak isteniyor.

Halbuki, sayın Turan’ın genel siyasi tabloya ilişkin açıklamaları olmasa yerel gazetelerde neredeyse Ak Parti ile ilgili tek bir satıra rastlamak mümkün olmayacak. Turan veya Ak Parti Çanakkale Milletvekili ne zaman Çanakkale’ye gelse haberleri manşetlerden inmiyor. Peki partinin yerel teşkilat yapısı ne yapıyor? Sanki Ülgür Gökhan ile birlikte Çanakkale’de CHP’nin önü açılıyor. Baksanıza 23 Nisan şenlikleri sırasında yaşananlara. Ak Partili mi, CHP’li mi olduğuna şenlikleri izleyen CHP’liler bile şaşırdı…

Bunları İl başkanına soramıyoruz, parti yöneticilerine soru olarak yöneltemiyoruz. Halbuki her ay veya periyodik aralıklarla ortak basın toplantıları düzenlense muhatap bulacağız. Açık, seçik, şeffaf…

İşte o zaman lafa ‘sanki’ diye giremeyeceğiz.

Bülent Turan’ın altı oyuluyor mu, oyulmuyor mu?

Herşey basın toplantılarında yöneltilecek sorularla aydınlığa kavuşmuş olur.

Dahası Umurbey hayrı başkanlar krizini birinci ağızdan öğrenmiş oluruz.

CHP’li başkana 23 Nisan şenliklerinde iltifat yağdıran parti yöneticileriyle ilgili meraklarımızı gidermiş olurduk.

Bir de liyakat esaslarını…

ÇTSO SEÇİMLERİ

Çanakkale Ticaret ve Sanayi Odası (ÇTSO) seçimleriyle ilgili takvim henüz açıklanmadı. Buna rağmen alttan bir takım kulis çalışmaları olduğuna tanıklık ediyoruz. Başkanlıktan çok komitelerle ilgili iddialı çalışmalar yapılıyor.

Daha önce de bahsettim; diğer seçimler gibi başkan adayı önceden belirlenmiş bir seçim olmayacak.

Evet bu görüşüm hala geçerli, kulis çalışmaları da bu öngörümü destekler nitelikte gelişiyor…

Peki Bülend Engin yeni dönemde devam eder mi? Devam etmek istiyor mu?

İkili görüşmede, resmi olmasa da ‘Devam’ işaretleri verdi. O yüzden aday olacağını düşünüyorum.

Peki başkanlığı tekrar alabilir mi?

Genel kanı, kendi işyeri bulunan her kim olursa olsun o isim seçilmeli.

Bu görüşe katılıyorum fakat Çanakkale için bazı handikaplar da var. Örneğin, üst yapı gibi yatırımsal bazı destekler. Çanakkale üstesinden gelemez mi?

Çok emin değilim.

Başkan Bülend Engin de icraatlarını Çanakkale’yi çok sevdiği için bireysel harcamaları cebinden yapmıyor elbet. Firmasının sosyal sorumluluk harcamalarından yapıldığını biliyoruz. Yani kazancı paylaşım…

Nereden bakarsanız bakın bir tarafa eğilim gösteremiyor insan.

Belediye başkanı değişsin, kendi işyeri olan diyor ama memleketin mali durumu da ortada. Bu anlamda belediye bir takım destekler vermeli ki, oda yönetmenin güçlüğünü başkan da görev aldığı için bilir, ayakları üzerinde durabilen bir ÇTSO olması gerekir.

Bunun için de cimri olmamak gerekir…