algı operasyonu yaptığını ve 15 Temmuz darbe girişiminin üstünü örtmeye çalıştığını söylüyor.Bozdağ devam ediyor “Kendileri terör örgütleriyle irtibatlı, üye olanlarla ilgili kamuda hiç kişiye yer vermez ve onları hukukun önüne çıkarıp hesap vermelerini isterken Türkiye’nin bu konuda demokratik hukuk devletine sahip çıkma ve Türkiye’de bir daha devletin sadakati başkalarına ihaneti devlete olan hainler tarafından ihanete uğramaması için tedbir almasını eleştirmek fevkalade yanlıştır. Bu Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin bir hakkıdır, varlığını korumak için bir hakkıdır, birliğini korumak için, demokrasimizi korumak için, hukuk devletimizi korumak için ve Türkiye’nin istiklalini korumak için, istikbalde de güçlü olmasını sağlamak için atmamız gereken en önemli adımlardan bir tanesidir. Bu konuda Türkiye adımlarını kararlılıkla bundan sonra da atmaya devam edecektir. FETÖ veya bölücü terör örgütü mensupları devletin içinden tek tek ayıklanacaktır, hiç kimsenin endişesi olmasın.”
Anlaşıldı mı?
TOPLANTININ ÖZETİ
Çanakkale Ticaret Sanayi Odası (ÇTSO) yine sıcak gündem, iddialar, eleştiriler ve yanıt bekleyen her bir soru. Muhatabın mazereti var izinli sayılmasına. Biz, bize koyu bir sohbet. Milletvekilleri toplantıya neden katılmadı sorularına yanıt.
Sondan başlayalım. Yereli geneli farklı değil siyasetçi yarı diplomat sayılır. Katılacağı davetlerde en çok kriz çıkar mı endişesi taşır. Daha bir ay önce gelip saplanan yorgun mermiyi FETÖ kurşunu diye takdim edilen ancak iddiası ispatlanmamış bir yere siyasetçi gönül rahatlığı içinde nasıl gitsin?
Organize Sanayi Bölgesi (OSB) ile birlikte ÇTSO ve K. Sanayi ortak işbirliği yapamaz mı? Açık söylemek gerekiyorsa ÇTSO eski gücünü iş yapmazlığından kaybetmedi. Yumurtaları tokuşturma kalan sağlamı ile yol yürümek asıl mevzu. Bu bir özeleştiri olarak kabul edilir mi bilmem.
Evet bir ay öncesi yöneltilen sorular, iddialar açıklık kazanmadı. Mazeret, izinli sayılmasına. Yapılacak çok da bir şey yok. Ekim’de konuşulur belki ne bileyim. İyi dilekleri (!) iletmede fayda var deyip bunu da kapatalım. Sıradaki gelsin.
Geriye bir şey kalmadı.
Bir sonraki toplantının gün, yer ve saatinin belirlenmesine.
Haydi kolay gelsin…
KARŞI SUÇLAMA
Biga Kemer’de bulunan lahit meselesi kolay beri kapanmayacak gibi. Uzun bir basın açılaması sanki İletişim Fakültesinde ‘gazetecilik’ ders öğretisi gibi olmuş. Olsun, alıştık artık. Haberde tarafları bir araya getirmek için açılan telefonlara bir de yanıt verilse. Görmedim, duymadım daha iyi galiba.
Hem gazeteci milleti değil mi, boş ver…
Efendim kazı yapılan alanın bizimle ilgisi yok, özel mülkiyet. İyi ya, köylünün isyanı da buna. Ne işi var özel güvenlik şefinin alanda. Ama açıklamanın tek bir satırında bu iddiaya rastlayamıyorsunuz. Gizemi koruyor. Korura korusun öyle mi?
Meğer o gün orada ‘lahitleri gözümüzün önünde açın’ diye feryat edenlerin firmayla işi varmış. Daha önce tarlaları illa alın demişler, firma da almamış. Marmara Denizinde balık neslini kurutmuşlar, lahit bir anlamda karalama adına fırsat oluşturmuş.
Nasıl ama? Cuk diye oturmuş..
Denize salınan sıcak su balıkların ömrünü uzatıyor galiba. Böyle demiyor ama öyle demeye getiriyor.
Laf yetiştirecek halimiz yok… Açıklama olmanın ötesinde upuzun, satırlar birbirine geçmiş, karşı tarafı suçlayan bir takım ifadeler…
Sıkıldım…
Hazine kaçakçıların eline geçmeden kurtarıldı mı?
Beni ilgilendiren tarafı burası…Kültür Turizm Bakanlığı envanterine girdi ya…
Gerisi tefahurat…
HALK İSTEMİYORSA
Tabi ki, halk istemiyorsa halkın önüne geçip bir şey yapılamaz. Havadan bomba, karadan mermi yağsa da. Somut örneğini 15 Temmuz FETÖ/PDY kalkışmasına bağlı askeri elbise giydirilmiş teröristlere karşı direnen, ölümü göze alan halkın kararlılığında gördük ve yaşadık.
Önceki gün Çan Helvacı’da da gördük, halk termik santral istemiyor. İÇDAŞ’ın kuracağı 3.santrale karşı olduğunu söyledi halk. Daha ısrarcı olunmamalı. Halk, istememe gerekçesini zevki için değil. Herhangi bir siyasi oluşum adına hizmet etme amacıyla da değil. Helvacı ve Çan halkı diyor ki; yeteri kadar kirli ve daha da kirletilmesin.
Yapacak bir şey yok. Halkı ikna edemiyorsun çünkü kanserojen istatistikleri ortada. Yakınını kaybeden insanlar var. Nasıl ikna edeceksin? İş, aş, para bir yere kadar. Solunabilir havada sağlıklı yaşam sürme adına bu talebi iletiyor halk…
Dedim ya; yapacak bir şey yok…
KÖPRÜ MANZALARI
Çanakkale 1915 Boğaz Köprüsü çevre etkisel değerlendirme çalışmalarıyla görevlendirilen Japon Heyeti bütün kurum ve kuruluşları ziyaret edip bilgiler alırken bir ziyaret de Gelibolu Belediyesine. Gelibolu’nun CHP’li Belediye Başkanı Mustafa Özacar, heyet başkanı ile birlikte makamın balkonuna çıkıyor ve köprünün belediyeye olan kuş uçuşu uzaklığını gösteriyor.
Özacar’ın heyecanı fotoğrafa yansıyor.
Niye bu ayrıntıya dikkat çekiyorum?
Hani Çanakkale Kordon Boyunu ‘köprü istemiyoruz’ diyenlere kucak açanlar var ya. Bez paçavraları için yer tahsis eden.
Belki anlamıştır ne demek istediğimi…
Kimi heyecan duyar , diğeri baltacı Mehmet Paşa…
Farkı anlamak lazım…