Antalya ATSO binasında meydana gelen patlamada yaralananlar var diye geldi ilk haberler..
Polis patlamanın nereden kaynaklandığını çözmeye çalışıyor. Bir şey konuşmak için henüz çok erken ancak siyasi boyutu da dikkate alınmalı diye düşünüyorum.
SİYASETİN İÇİNDEKİ FUTBOL VE TAKIM
Çanakkale Ak Parti İl binasında geçen pazartesi iki ayrı salonda iki ayrı toplantı. Her hafta yapılan rutin toplantılar. İl başkanı bunları sosyal medya hesabındaki takipçilerine her biri özel jenerik, sloganlar ile
duyuruyor.
İlki “Haftalık Olağan İl Yönetim Kurulu toplantımızı icra ettik. Teşkilatlarımız yarın seçim varmış gibi hazır ve nazır.” İkinci toplantının jenerik, sloganı “Haftalık Olağan İl Yürütme Kurulu toplantımızı icra ettik. Çalışıyoruz, çalışmaya devam edeceğiz.”
Açık söylemek gerekirse ilk toplantı için kullanılan slogan dikkat çekici. Teşkilatların yarın seçim varmış gibi hazır ve nazır olduğu söylemi çok iddialı bir özet gibi geldi. Bildiğim kadarıyla Gelibolu’da yönetsel bir boşluk var, henüz yeni yönetim oluşmadı. Yoksa atama yapıldı da kamuoyuna mı açıklanmadı?
İkinci paylaşım da enteresan. “Çalışıyoruz, çalışmaya devam edeceğiz” derken neyi kast ediyor?
Kepez Ağız ve Diş Sağlığı Hastanesi’ne ‘başhekim atama konusunda kriz aşıldı’ mı demeye getiriyor?
Özenle seçilmiş gibi “Hazır ve Nazır… Çalışıyoruz, Çalışmaya devam” kavramları özellikle mi kullanıldı? Bir yerlere mesaj niteliği mi taşıyor?
Başhekim atamasına ilişkin kriz, parti kulislerinde halen yaygın olarak konuşuluyor ve şu saate kadar iddialarla ilgili her iki taraftan ne bir yalanmaya geldi, ne de anlayabileceğimiz dilden doğrulama. Hayli sıkıntılı bir durum yaşandığı aşikar çünkü kulisler kaynıyor…
“Yarın seçim varmış gibi hazır ve nazır’ tanımını bir de buzul dağının görünmeyen yüzünden irdelemek gerekir ki yerel seçimlerin öne çekilebileceği söylentilerinin getirdiği dalgalanmaları kimse görmezden gelemez.
Sahaya dizilişten çok eldeki kadroya bakalım..
Hazır ve nazır derken hazırlığı yapanlar takımı yeterince okuyabiliyor mu? Antrenmanlardaki taktikler çoğu zaman sahaya yansıtılamıyor ve oyun kaybedilebiliyor. 7 Haziran-1 Kasım aralığını maçın devre arası olarak kabul edersek ikinci yarı yapılan yerinde değişiklikle 2-2 sonuçlandı ancak erkene alınacak olası yerel seçim değişiklik zamanlamasından dolayı farklı sonuçlanabilir.
Şuanda teknik direktör değiştirilir mi?
Fenerbahçe’nin bile gündemine geldiyse…
Birbirinden pek farkı yok…
Futbol-Siyaset…
Taraftar sürekli galibiyet bekler…
ZEKİYE GÜLŞEN’E BENZETİYORUM
Çanakkale siyasetinin efsane isimlerinden, Çanakkale’nin siyasi tarihinde bugüne kadar gelmiş geçmiş tüm siyasetçilerin takdirini kazanmış ilk ve son bayan Milletvekili merhum Zekiye Gülşen’i hatırlayan var mı?
Rahmetle yad ettiğim Zekiye Ablanın dürüst, çalışkan, iddialı, insani yapısıyla karakterist özelliğine Ak Parti Grup Başkanvekili Bülent Turan’ı çok yakın bulurum. Her halde Lapseki’nin suyunu içip, havasını teneffüs etmeden kaynaklı olsa gerek…
Zekiye Abla, aday adayı olduğu zaman ön seçimde AP delegesinin oyunu almak için çantasının içine iki parça eşya koyar(pijama) , atlar köy minibüsüne, doğru köylere. Araç olmayan yere de eşek sırtında ulaşır. Hem delegesinden oy ister, hem de AP’nin propagandasını yapardı. Dönemin en güçlü isimleri rahmetli nam-ı diğer Deli Nuri (Nuri Erer), Yavan Ali (Ali Sami Kayaalp) gibi birçok rakibine nal attırıp seçilebilir yerden (2. Sıra) listeye girip TBMM’ne Çanakkale Milletvekili olarak girmeyi başardı. Bugün Lapseki-Gelibolu arası feribot taşımacılığı yapılıyorsa mimarı rahmetli Zekiye Gülşen’dir. Ankara’nın ‘olmaz’ demesine rağmen inat ve ısrarla söküp almıştır arabalı vapur çalıştırılma kararını..
Zekiye Abla AP Teşkilatlarına da kök söktürmüştür deyim yerindeyse. İlçelerde pazara gelen muhtar v.s üzerinden propaganda yapılmasına karşı idi. ‘Köylünün ayağına gideceksiniz’ derdi. O dönemleri iyi hatırlıyorum, yaptığı bir sohbette “Mehmet evladım; şimdikiler çok şanslı otomobilleri var. Sabah git, akşam İlçene dön. Ben köye gider, hadi yemeğe gidelim dediklerinde ‘hiç gereği yok. Bir dilim ekmek, küçük bir kese peynir bana yeter’ deyip insanlar telaş yapmasın, onlara yük olmak istemez, gece yere bir yatak serdirip uyurdum’ çünkü imkanlarım kısıtlıydı. Bugün bakıyorum da; bizim yaptığımız siyaset tarzından eser yok. İmkan var, siyaseti siyasetçi gibi yapan yok.”
Bugün bakıyorum İl, İlçe başkanlarına.. İl Genel Meclisi üyelerine.. Pilavlar, iftar sofraları ve en garibi de ne biliyor musunuz? hayırdan hayırlara köy yollarını arşınlayanlar. Ak Partili Bülent Turan, resmi programlarına rağmen habersizce çat kapı köy ziyaretleri yapıyor elinden geldiği kadar. Cuma namazı, vakit namazları veya bayram namazlarını köyde kılıyor.
CHP Milletvekili Bülent Öz, kahvede iki kişi de olsa köyleri dolaşıyor vatandaşa dokunuyor.
Çanakkale’de sahada başka kimleri görüyoruz?
Turan ve Öz’ün benimsediği siyaset tarzı Zekiye Ablanın siyaset tarzına çok benziyor. Ya diğerleri…
Hele köy yollarını ilçe pazarlarına gelen muhtarlarla veya işi düşen vatandaşlarla hatırlayan İlçe yönetim kurulu üyeleri, meclis üyeleri…
Unutmayın sizleri seçen köylerdeki insanlar…
Şehrin büyülü ortamı adamı bozar…
Dev aynasında gösterir…
Makamlar gelir geçer arkada bırakılan ses baki kalır…
Tıpkı rahmetle yad ettiğimiz Zekiye Abla gibi…
Ruhu şad olsun, mekanı cennet olsun…
MESAJI VERDİ
Kepez CHP’de sular artık iyice ısındı ve hatta kaynamaya başladı. Delegenin güvenini tazeleyen Birol Arslan belli ki, yapılacak yerel seçimde Kepez Belediye Başkan adayı..Lam, cim yok. Bu böyle. Sosyal medyadan açıkça söylüyor “yolumdan dönmem, dönen dönse de”
Anlamı ne?
Belli“Adayım.”
Delege üstünlüğü olduğuna göre, ön seçim halinde direkt aday…
Vaziyet öyle gösteriyor…
Efsane başkan ne olacak?
Milletvekili adaylığını garantileyemezse Çanakkale Belediye Başkan adaylığı…
Bu da ayrı vaziyet planı…
Kimbilir, belki de emeklilik…
Yeni dönem her şeye gebe…