Kültür

Şerif Yenen Son Noktayı Koydu: Truva Mı, Troya Mı?

Ödüllü rehber ve araştırmacı-yazar Şerif Yenen, Çanakkale'nin simgesi olan antik kentin adının neden "Truva" ve "Troya" olarak iki farklı şekilde kullanıldığını anlattı. Sosyal medyada büyük ilgi gören paylaşım, doğru kullanım konusundaki tartışmaları yeniden gündeme taşıdı.

Loading...

"Turkish Odyssey: A Cultural Guide to Türkiye" adlı eseriyle ABD'de uluslararası ödüller kazanan rehber ve araştırmacı-yazar Şerif Yenen, sosyal medya hesabından yaptığı "Truva mı, Troya mı?" paylaşımıyla dikkat çekti.

Yenen, antik kaynaklarda kentin adının "Troia" ya da "Ilion" olarak geçtiğini belirterek, özgün ismin Troia, Türkçedeki doğal okunuşunun ise Troya olduğunu ifade etti.

"Truva" nasıl ortaya çıktı?

Şerif Yenen'e göre "Truva" kullanımının büyük ölçüde adın Fransızca telaffuzundan etkilenerek Türkçeye yerleştiği düşünülüyor. Bu nedenle "Truva Savaşı" ve "Truva Atı" ifadeleri uzun yıllardır yaygın biçimde kullanılmaya devam ediyor.

Cumhuriyet döneminin önemli çevirmenleri Azra Erhat ve Sabahattin Eyüboğlu'nun ise özellikle Troya adını tercih ettiğini hatırlatan Yenen, günümüzde Troya Müzesi, Troya Ören Yeri ve 2018 Troya Yılı gibi resmî kullanımların da bu yaklaşımı benimsediğini vurguladı.

"Truva yanlış değil, ama..."

Yenen, "Truva" demenin tamamen yanlış olmadığını belirterek, Roma, Londra ve Atina gibi Türkçeleşmiş özel adlar örneğinde olduğu gibi bu kullanımın da dilimize yerleştiğini ifade etti. Ancak antik kentin özgün adına daha yakın olan ifadenin Troya olduğunu dile getiren Yenen, paylaşımını "Benim tercihim Troya." sözleriyle tamamladı.

Şerif Yenen'in üç ciltlik kültürel rehber kitabı "Turkish Odyssey: A Cultural Guide to Türkiye", son dönemde uluslararası alanda önemli başarılara imza attı. Eser, 2026 Next Generation Indie Book Awards'ta gezi kategorisinde ödül kazanırken, 2026 International Book Awards'ta "Silver Winner", 2025 Foreword INDIES Book of the Year Awards'ta ise seyahat kategorisinde "Gold Winner" ödülüne layık görüldü.

Yaklaşık 40 yıllık rehberlik ve araştırma deneyiminin ürünü olan kitap, Türkiye'yi yalnızca bir seyahat rotası olarak değil; tarih, kültür ve medeniyet birikimiyle ele alıyor.