Güray Yüksel, bugün senin paylaştığın #“kaçak yalı”# belgelerini konuşalım.

Daha doğrusu…
Belge diye servis edilmeye çalışılan belgecikleri.
Çünkü ortada ruhsat falan yok.
Ama algı oluşturmak için dolaştırılan bol bol evrak var.
Birisi Mimarlar Odası proje kontrol evrakı.
Diğeri imar durum belgesi.
Yani özetle:
#Ruhsat yok. Belgecik var.#

Ve bunu herkes görüyor.
Çünkü Mimarlar Odası ruhsat veren kurum değil.
İmar durum belgesi de yapı ruhsatı yerine geçmiyor.
Bunlar ancak yardımcı evrak olabilir.
Ama siz sanki ruhsat paylaşmış gibi servis ediyorsunuz.
İnsan da ister istemez şunu soruyor:
Madem her şey yasal…
Neden gerçek ruhsat paylaşılmıyor?
Çünkü ortada ruhsat olsaydı,
1998’den kalma imar durum kağıdı değil, doğrudan ruhsat gösterilirdi.
Ama gösteremiyorsunuz.
Çünkü mesele tam olarak burada başlıyor.
1998’DEN KALMA KAĞITLA 2026’DA YALI AKLANMAZ
Paylaşılan evrak 1998 tarihli.
Tekrar söyleyelim:
Ruhsat değil.
Üstelik ortada gerçekten bir ruhsat olduğunu varsaysak bile, İmar Kanunu’na göre o ruhsat sonsuza kadar geçerli değil.
* 5 yıl geçerli
* Bir kere uzatırsın
* Toplam 10 yıl
Sonra?
Temel üstü ruhsatı gerekir.
Peki nerede?
Yok.
Çünkü bugün kamuoyuna sunulan şey hukuki belge değil, #“bakın bir şeyler varmış” # görüntüsü vermeye çalışan evrak parçaları.
Yani ruhsat değil…
Belgecik.
BOYA BADANA DEĞİL, BİLDİĞİNİZ YENİDEN İNŞA
İşin daha komik tarafı şu:
Sanki yapılan işlemler küçük tadilatmış gibi davranılıyor.
Oysa ortada;
* Kolon değişimi var
* Kiriş değişimi var
* Duvarlar yeniden yapılmış
* Pencereler değişmiş
* Taşıyıcı sistem müdahalesi var
Yani boya badana değil.
Bildiğiniz yeniden yapılaşma.
İmar Kanunu buna ne diyor?
Esaslı tadilat.
Ve açık açık söylüyor:
#“Esaslı tadilat ruhsata tabidir.”#
Burada tartışma bile yok.
Kanun düz yazı halinde anlatmış zaten.
Peki ruhsat nerede?
Yok.
Ama belgecik var.

PERU PİRAMİTLERİ GİBİ DUVARLARIN RUHSATI DA YOK
Gelelim sahildeki meşhur duvarlara…
Kamuoyunda artık insanlar onlara #“Peru piramitleri” # diyor.
Çünkü sahilde normal bir düzenleme değil, devasa bir yapılaşma görüntüsü oluşmuş durumda.
Peki onların ruhsatı nerede?
Çünkü o duvarlar da yapı kapsamına giriyor.
Demek ki onların da olması gereken şeyler var:
* Ruhsat
* Statik proje
* Teknik onay
Var mı?
Şu ana kadar gösterilmiş değil.
Ama yine bol miktarda belgecik mevcut.
UYDU GÖRÜNTÜLERİ MASAL ANLATMIYOR
En sıkıntılı bölüm ise burası.
Eski uydu görüntülerine bakılıyor…
Ortada ne bugünkü yapı var, ne de bugünkü duvarlar.
Yani #“zaten vardı” # hikâyesiyle görüntüler pek uyuşmuyor.
Tarih başka şey söylüyor.
Arşiv başka şey söylüyor.
Ama kamuoyuna hâlâ #ruhsat yerine belgecik# gösteriliyor.

KIYILAR BABADAN MİRAS DEĞİL
Kıyı Kanunu açık:
#“Kıyılar herkesindir.”#
Yani kimse sahili kendi özel alanı gibi çeviremez.
O yüzden insanlar şunu soruyor:
* Bu duvarlar hangi ruhsatla yapıldı?
* 50 metre şartı neden uygulanmadı?
* Onaylı plan nerede?
* Kıyı kenar çizgisi neye göre belirlendi?
Çünkü mesele artık sadece bir yapı meselesi değil.
Mesele şu:
Kurallar herkese uygulanırken bazılarına neden farklı işliyor görüntüsü oluşuyor?
ARTIK BELGECİK DEĞİL, GERÇEK BELGE GÖSTERİN
Bugün kamuoyunun beklediği şey çok basit:
* Yeni tarihli ruhsat var mı?
* Duvarların ruhsatı var mı?
* Statik proje var mı?
* Kıyı Kanunu’na uygunluk var mı?
* Onaylı imar planı var mı?
Varsa paylaşın.
Ama gerçekten belge paylaşın.
Mimarlar Odası kontrol kağıdı değil.
İmar durum çıktısı değil.
Algı yönetimi hiç değil.
Çünkü artık insanlar şunu görüyor:
Ruhsat yok.
Belgecik çok.
İlker Ülker



