Açıklamasında 28 Şubat sürecini “milli iradeye balans ayarı yapma girişimi” olarak nitelendiren Can, dönemin Milli Güvenlik Kurulu kararlarının Refah-Yol hükümetine dayatıldığını ve sürecin toplumsal, siyasal ve ekonomik alanlarda derin yaralar açtığını savundu. Sürecin asker, yargı, medya ve bazı sivil yapıların iş birliğiyle yürütüldüğünü öne süren Can, milyonlarca insanın fişlendiğini ve kamusal alanda inanç özgürlüğünün kısıtlandığını ifade etti.
Başörtüsü yasakları, katsayı uygulaması ve imam hatip liselerinin orta kısımlarının kapatılması gibi uygulamaların mağduriyetlere yol açtığını belirten Can, demokratik siyasetin askıya alındığını ve seçilmiş hükümetin zorla görevden uzaklaştırıldığını dile getirdi.
Eğitim-Bir-Sen olarak o dönemde yasakçı uygulamalara karşı mücadele verdiklerini belirten Resul Can, 28 Şubat sürecinin tüm boyutlarıyla aydınlatılmasının, Türkiye’de darbelere karşı bilinç ve direncin güçlenmesine katkı sağlayacağını kaydetti.
Can, açıklamasının sonunda, 28 Şubat darbesini unutmayacaklarını ve unutturmayacaklarını vurgulayarak, sivil irade, özgürlük ve adalet mücadelesini sürdürmeye devam edeceklerini ifade etti.





