Paylaşmak

Hayatı biriyle paylaşmak duygusunu her ne kadar güzel olsa da o kadar da zorlayıcı bir durum. Alışılmış bir hayattan çıkmak başkasının sorumluluğunu almak bazen korkutur beni. Evlilik böyle bir şey işte sorumluluk yanı ağır basan ama bir o kadar hayatı paylaşmanın verdiği o güzel duygular. İnsanı karmakarışık eder. O yola karar vermekte zordur yoldan ayrılmakta. Halil cibranın evliliğe dair bir yazısı var Ermiş kitabından çok severim. Evlilik nasıl olmalı diye sorsalar bence öyle olmalı derim. Sizlerle de paylaşmak isterim.

Yeryüzüne birlikte geldiniz ve sonsuza dek birlikte yaşayacaksınız,

Ölümün ak kanatları günlerinizi dağıtana dek birlikte olacaksınız,

Tanrı’nın suskun anıları katına eriştiğinizde bile birlikte olacaksınız,

Ancak bırakın bunca beraberliğin arasında biraz boşluk olsun,

Ve Tanrısal alemin rüzgarları esip dolanabilsin aranızda,

Birbirinizi sevin, ama sevginin üzerine bağlayıcı anlaşmalar koymayın,

Bırakın yüreklerinizin sahilleri arasında gelgit çalkalanan bir deniz olsun Sevgi

Birbirinizin kadehini doldurun ama aynı kadehe eğilip içmeyin,

Ekmeğinizi bölüşün, ama aynı lokmayı dişlemeyin,

Şarkı söyleyin, dans edin, eğlenin birlikte, ama birbirinizin yalnız olmasına izin verin,

Nasıl lavtadan dağılan müzik aynıysa, nağmeleri çıkaran teller ayrı olsa da,

Gönlünüzü verin ama saklamak adına değil,

Çünkü ancak Hayat’ın elleridir yüreklerinizi himayesine alacak olan,

Yan yana olun, ama fazla sokulmadan,

Çünkü tapınağı taşıyan sütunlar da ayrıdır,

Çünkü bir selvi ile bir meşe, yetişmez birbirinin gölgesinde…

İşte böyledir benimde gözümde. Hayat paylaşmakla güzel ve bu paylaşımda özgür olmakta.