Lapseki Belediye Başkanı Eyüp Yılmaz ve Ak parti Lapseki ilçe başkanı Halil Özer, Çanakkale’Ye yeni atadan daire müdürlerine ziyaretlerde bulunmuş. Diğer İlçelerden daha önce benzer davranış gösterildi mi ben şahsen hatırlamıyorum.
Bir de demiyorlar mı; Çanakkale’nin merkezi Lapseki. Lapseki kayrılıyor. Vekilden torpilli.
Kardeşim adamlar nezaket gösterip iletişim kuruyor.
Sen çene çalmaktan başka ne yapıyorsun?
OTOPARK İHALESİ
Çanakkale’nin trafik çilesini önemli ölçüde azaltması düşünülen katlı otopark projesi yine yattı gibi. Gibi diyorum çünkü nedenine anlam veremediğim bilgi paylaşımının önü alınmaya çalışılıyor. İhaleyi yapacak olan birim bu konuda çok ketum.
Hal böyle olunca bize de bir takım iddialar, konuşmalar üzerinden yorum yapmak düşüyor. Otopark ve iş merkezi olarak planlanan yerin ihalesi önceki gün (23 Kasım) idi. Bir müteahhit dışında fazla da ilgi gösterilmemiş. Yine o konuşmaların ve iddiaların içeriğinden çıkardığım bilgilere göre; ihaleye 1 firma katıldığı için ihale fesh olmuş.
İlginç.
Doğrudan temin değil ki en az üç firma teklif şartı konulsun. Neyse, geçelim burayı.
Arsa sahipleriyle varılan anlaşmada ; uçuk, piyasa şartlarının çok üzerinde metrekare verildiği öne sürülüyor. O şartlar altında sunulan fiyata işi tamamlama mümkün görülmüyor. Pek anlamam inşaat işlerinden. Sektörün içersinde bulunanların sözleri ifade ettiğim iddialar.
Yine başka kaynak ise şunu söylüyor; mevcut yeşil bina inşaatı yerli müteahhitlerin gözünü korkuttu.
Gerekçesi , inşaat alanında aylardır dip derinliğinden gelen suyun önü alınamıyor. Dibe beton basılıp suyu taşırma yöntemi de denendi ama yine de kaynıyor altı. Bütün bunlar maliyet. O inşaatın daha temeli bile atılamadı kaç zamandır.
Otopark ve iş merkezinin yapılacağı yerde de aynı durumla karşılaşılırsa gibi endişeler var.Oysa bu tür ölçümleri müşavirlik hizmeti ile yapmak mümkün. Demek ki, elde çok sağlıklı veri yok yada başka bir neden.
İkinci olasılık ihalenin ertelenmesinde sanki daha inandırıcı.
Peki ne olacak? Projeden vazmı geçilecek?
Niye vazgeçilsin. Denizin üzerine havaalanı kurulan bir ülkede dip suyunun lafı mı olur. Teknolojiyi alır getirirsin, Çin’de dahi olsa değil mi? Tabi böyle bir girişim için önce ekip. Araştıran, en uygunu bulan özellikler taşıması lazım. Ha derseniz ki; Esenler’de, 116’nın orada toplu konut yaptı bu belediye, iki üç deneyimi v.s.
Biliyoruz canım. Vatandaş evine girdikten sonra ödediğinin bir misli de içine girdikten sonra masraf yapmadı mı?Başka bir şey var ama ne? İnanın hiç çakmadığım işler bunlar.
Sonuca bakarsak; katlı otopark işi ikinci kez yattı.
Trafikte kuyruğa devam…
ANLAYAMADIKLARIM
Ekonomi, sosyal hayat, siyasi iletişim, toplumsal dayanışma, ilk akla gelenler. Raydan çıksın,istikrar bozulsun, keyif alan azınlığı tatmin etme adına değirmene su taşıyan öyle gelişmelerle karşılaşmaya başladık ki, adam hiç bir şey yapamazsa komşusu ile 40 yıllık dostluğunu bozuveriyor bir anda.
Suçlu arıyoruz. Genelde de iktidara çıkarılıyor fatura. Sokakta yürürken kafamızı taş düşse başlıyor saydırmaya “böyle iktidar olursa.” Eşiyle evde tartışıyor yine aynı tepki “böyle iktidar olursa.” Çocuk yazılıda düşük almış “böyle iktidar olursa.”
İyi güzel kardeşim; kafana düşen taşı engelleyecek, eşinle mutluluğu sağlayacak, çocuğuna yazılıda yüksek not yükseltecek iktidar alternatifin var mı? 5 yıl önce çıkan yasadan bile haberi olmayan ana muhalefeti iktidara getirelim o zaman. Yasaları ezberlemesini bekleyeceğiz?
Çıkıyor ana muhalefetin bir milletvekili diyor ki; küçük yaşta evlilik yaptığı için binlerce insan eşinden çoluk çocuğundan ayrı cezaevinde yatıyor. Tamam hadi gel kanun teklifi ile çözelim. Pır kaçıyor adam. Bizim parti anlayışımıza uymuyor. Niye vekil yaptın, at o zaman?
Teklif Anayasa Komisyonuna çekiliyor, ‘halkın direnişi iktidara geri adım attırdı. Diren vatandaş’
İyi güzel direnelim de senin yediğin haltlar ne olacak?
Orayı karıştırma, mevzu; çocuğun cinsel istismarı. Derken. Evli bayanla gayriresmi ilişkiye girip yasak aşktan doğan çocuk ne olacak? Direniş, baskı, çocuk 1.5 yaşına geldiğinde nikahına geçirmedin mi?
Ya gerçekten anlamıyorum böylelerini.
Ruh sağlımızı bozmaya kimin hakkı var?
Piyasalar alev, alev yanıyor. Yangını söndürme adına ne yapılıyor? Keyif alan azınlığın yel değirmenine su taşımaktan başka.
KEPEZ’DE KONUŞULANLAR
Ak Parti Kepez Belde Başkanı Alper Altınok, bugünlerde geleni gideni çok. Misafir ağırlamayla kalsa iyi bir de ev ziyaretleri. Kısa sürede bu ne performans? Genç olmanın verdiği enerji mutlak da siyaseti, 40 yıllık üstatlara bile şapka çıkartırcasına yapması herkesi imrendiriyor.
Geçen koyu bir CHP’li ile konuşuyorum. ‘Keşke bizde olsa. Tozu dumana katardık’. Ben de dedim ki “Yahu sizde gençlerin önüne açma gibi bir alışkanlık yok ki. Ya adam 60 yaşına gelecek, yada birileri onu arkadan itecek.”
“Haklısın” dedi CHP’li.
Tam yakalamışken ortaya bir de sallama “Birader sizin belediye hayırdır, bankerliğe soyundu? “
Belli ,beklemiyordu . Bombardımana devam “yahu kasada para duruyor ‘param yok’ diyor. Öyle ki maliyet hesaplarını bile karıştırıyor. Genelde çok parası olanlar yapar. Beni ilgilendirmez ama sana şunu söylemeden geçemeyeceğim; başkan iyi bir bankacı olurmuş. Baksana kendini zorla Ankara’ya davet ettiriyor. Ne dersin?”
“Okudum o yazıyı bende” dedi. Devamında başladı esip gürlemeye “Yahu sen Bülent Turan’la niye çekişiyorsun. Kepez’in ayağına iki tane şans gelmiş. Biri Alper Altınok, diğeri Bülent Turan. Ama bizim başkanın gözü Ankara’da. İlla vekil olacağım diye tutturduğu için Ankara’nın yollarını aşındırarak bir anlamda vekillik rüyası görüyor. Bırak tatlı, tatlı uyusun. Yerel seçimler geldiğinde uyanacak nasıl olsa. Bozma uykusunu. İkide bir yazıp da uyandırmaya çalışma. O derin bir uykuda”
Kim mi söyledi bütün bunları.
Ömer başkan onu çok iyi tanıyor.
Altınok’tan girdik, nereden çıktık gördünüz mü?
Kepez’de şehri manzara; Alper Altınok’u tebrik ediyor, başkan Mutan ve CHP’nin ardından mendilsiz gözyaşı döküyor..
İyi çocuklardı demeye getiriyorlar.
Lakin iyi dedirtmenin kantarı yok ki tartasın.
Kepez hizmetten yana…