1 MERA, 500 VİLLA!
Ezine’de 180 dönümlük alan nasıl imara açıldı? Aynı bağış neden önce reddedildi, sonra kabul edildi?
Ezine’de imar süreçleriyle ilgili kamuoyuna yansıyan tartışmaları daha önce belgeleriyle gündeme getirmiştik.
Kaçak yapılar, ruhsat tartışmaları ve imar planları üzerinden yönelttiğimiz soruların karşılığında ise kamuoyunun beklentisi oldukça basit:
Video değil, belge.
Polemik değil, resmi kayıt.
İddia değil, açıklama.
Şimdi Ezine’de yaklaşık 180 dönümlük bir alanın imar planına alınmasıyla ilgili yeni ve dikkat çekici bir dosya var.
Ve bu dosyada cevaplanması gereken ciddi sorular bulunuyor.
ÖNCE MERA, SONRA TARLA, ŞİMDİ VİLLA!
Konu, Gazi Mahallesi’nde bulunan eski 175 ada 45 parsel.
Edinilen bilgilere göre söz konusu taşınmaz geçmişte mera vasfındaydı. Eski malik, yasal süreç içerisinde taşınmazın vasfını tarla olarak değiştirdi.
Ardından belediyeye başvurarak parselin belirli bir bölümünü belediyeye bırakmak ve karşılığında taşınmazın imara açılmasını talep etti.
Ancak burada dikkat çekici bir gelişme yaşandı.
İddiaya göre Güray Yüksel başkanlığındaki Ezine Belediyesi, bu bağış teklifini Belediye Meclisi kararıyla kabul etmedi.
Buraya kadar her şey anlaşılabilir.
Fakat sonra ne oldu?
PARSEL EL DEĞİŞTİRDİ, İMAR SÜRECİ BAŞLADI
Taşınmaz daha sonra İstanbul/Ataşehir merkezli bir firmaya geçti.
Ve ardından aynı parsel için belediyeye alan bırakılmasıyla birlikte imar süreci başladı.
İşte kamuoyunun asıl merak ettiği nokta tam olarak burası:
Daha önce yapılan başvuru hangi gerekçeyle reddedildi?
Yeni malik döneminde hangi şartlar değişti?
Aynı nitelikteki bir teklif neden birinde kabul edilmedi de diğerinde imar sürecinin önünü açtı?
Burada peşinen herhangi bir hukuka aykırılık iddiasında bulunmuyoruz.
Tam tersine, belediyenin bu sorulara resmi belgelerle cevap vermesini istiyoruz.
Çünkü ortada karşılaştırılması gereken iki ayrı süreç var:
Eski malik dönemindeki süreç.
Yeni malik dönemindeki süreç.
Aradaki fark nedir?
180 DÖNÜM İÇİN JET HIZINDA SÜREÇ
Dosyanın dikkat çeken bir başka boyutu ise zamanlama.
Bakanlığın e-Plan sisteminde yer alan bilgilere göre, eski 175 ada 45 parsel için yaklaşık 500 villalık bir yerleşime olanak sağlayacak imar planı 5 Şubat 2026 tarihinde onaylandı.
Planın askı sürecinin 8 Mart 2026 tarihinde tamamlandığı görülüyor.
Ardından parselasyon işlemleri gerçekleştirildi ve Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü’nün parsel sorgu sisteminde 11 Mayıs 2026 tarihli imar işlemi nedeniyle parselin pasife alındığı bilgisi yer alıyor.
Plan onaylandı.
Askıya çıktı.
Askıdan indi.
Parselasyon süreci yürütüldü.
Ve kısa süre içerisinde tapu sistemindeki imar işlemleri aşamasına gelindi.
Peki bu süreç tam olarak nasıl yürütüldü?
Hangi tarihte hangi kurum hangi kararı aldı?
Parselasyon dosyası ne zaman hazırlandı?
Encümen kararı ne zaman verildi?
Kadastroya hangi tarihte gönderildi?
Bütün bu belgeler neden kamuoyuyla paylaşılmıyor?
BU KADAR HIZLI HANGİ EZİNELİNİN İŞİ GÖRÜLDÜ?
Şimdi soruyu biraz daha açık soralım.
Ezine’de yıllardır imar bekleyen vatandaşlar var.
Plan bekleyen vatandaşlar var.
Arsasının değer kazanmasını bekleyen vatandaşlar var.
İmar başvurusu yapan ve yıllarca sonuç alamayan vatandaşlar var.
Peki yaklaşık 180 dönümlük bu alanın imar süreci neden bu kadar hızlı ilerledi?
Bu hız, aynı şekilde herhangi bir Ezineli vatandaşın başvurusu için de gösterilebilir mi?
İşte bunun cevabını bilmek istiyoruz.
GÜRAY YÜKSEL’E SORULAR
1. Eski 175 ada 45 parselin önceki sahibi, taşınmazın belirli bir bölümünü belediyeye bırakmak ve karşılığında imar hakkı elde etmek amacıyla başvurdu mu?
2. Başvurduysa belediyeye bırakılması teklif edilen alan ne kadardı?
3. Bu teklif neden kabul edilmedi?
4. Bu konuda alınmış Belediye Meclisi kararı varsa kararın tarih ve sayısı nedir?
5. Taşınmaz İstanbul/Ataşehir merkezli firmaya geçtikten sonra hangi şartlar değişti?
6. Yeni malik tarafından belediyeye bırakılan alanın oranı nedir?
7. Eski malik ile yeni malik açısından belediyenin değerlendirmesindeki farkın hukuki ve teknik gerekçesi nedir?
8. 5 Şubat 2026 tarihinde onaylanan imar planının planlama gerekçesi nedir?
9. Yaklaşık 500 villalık bir yerleşim öngörülmesinin şehircilik açısından gerekçesi nedir?
10. Plan sürecinde herhangi bir kişi, şirket veya yatırımcıya önceden verilmiş bir taahhüt veya vaat bulunmakta mıdır?
11. 11 Mayıs 2026 tarihine kadar gerçekleştirilen tüm parselasyon ve imar işlemlerinin tarihlerini ve kararlarını kamuoyuyla paylaşacak mısınız?
AVANTA LAVANTALI İŞLER
Eğer bütün işlemler mevzuata uygun yapıldıysa, bunu açıklamak neden zor olsun?
Plan burada.
Meclis kararları burada.
Encümen kararları burada.
Parselasyon dosyası burada.
Bağış işleminin belgeleri burada.
Tapu kayıtları burada.
O halde belgeleri yayınlayın.
Kimse de “neden imara açtınız?” diye sormasın.
Çünkü mesele bir yerin imara açılıp açılmaması değil.
Mesele, aynı şartların herkese uygulanıp uygulanmadığı.
Çünkü imar planı sadece bir çizgi değildir.
Bir arazinin değerini katlayabilir.
Bir bölgenin kaderini değiştirebilir.
Milyonlarca liralık ekonomik sonuç doğurabilir.
Ve eğer birileri için kapılar hızla açılırken, başkaları aynı kapıda yıllarca bekletiliyorsa, kamuoyunun sormaya hakkı vardır:
Bu işin içinde ne var?
Kim kazandı? Kim kaybetti?
Kim hangi şartlarda bağış yaptı, kim hangi şartlarda imar aldı?
İşte tam da burada kamuoyunun görmek istediği şey laf değil, belgedir.
Çünkü avanta yoksa, avanta lavantalı işler de yoktur.
Ve son soru hâlâ masada:
1 MERA, 500 VİLLA!
Bu imarın hikâyesini Güray Yüksel anlatacak mı, yoksa belgeler mi konuşacak?