Önce Barış, Sonra Güvenlik

Bolu Grand Otel yangını davası sonuçlandı.

78 can gitti. Mahkeme kararları açıklandı ama geriye sorulması gereken tek bir soru kaldı:

Bu insanlar neden öldü?

Cevabı aslında karmaşık değil.

Çünkü biz hâlâ yangın güvenliğini “itfaiyenin işi”, “evrak tamamlama süreci” ya da “maliyet kalemi” olarak görüyoruz.

Oysa yangın güvenliği, bir kişinin değil, bir sistemin sorumluluğudur.

Gerçek Uzmanlık Kâğıtla Ölçülmez Bugün ülkemizde eline kısa süreli bir sertifika alan herkes “yangın uzmanı” diye tanıtılıyor.

Ama yangını kâğıttan değil, sahadan tanımak gerekir.

Yangınla mücadele, tecrübeyle, disiplinle, hatta bazen canla öğrenilir.

30 yıl boyunca Hava Kuvvetleri Komutanlığı nda , Ayrıca 18 yıl ticari sektörde yangın güvenliği üzerine çalışmış biri olarak şunu açıkça söylüyorum:

Yangın güvenliği, iş güvenliğinin bir alt başlığı değil; insan hayatının sigortasıdır.

Bir Ülke Gerçeği Her Şey Var fakat Koordinasyon Yok Yönetmelikler var, denetimler var, belgeler var…

Ama koordinasyon yok.

Bir iş güvenliği uzmanı, bir mühendis, bir belediye görevlisi ve bir itfaiyeci aynı dili konuşamıyor.

Sistemin eksik halkası bu iletişim.

Ve bu iletişimsizlik, bir otelin odasında, bir fabrikanın deposunda ya da bir okulun kazan dairesinde, sessizce büyüyen bir tehlikeye dönüşüyor.

Yangın Güvenliği Bir Vicdan Meselesidir

Bugün “ucuz proje” adı altında eksik sistemler kuruluyor, yanlış malzeme seçiliyor, yanlış onaylar veriliyor.

Çünkü kâr, canın önüne geçmiş durumda.

Oysa yangın güvenliği ticaret değil, vicdan işidir.

Gerçek güvenlik mevzuatta değil, insanda başlar.

Gerçek Uzmanları Göreve Çağırın

Yangın güvenliği sistemini yeniden inşa etmek gerekiyor.

Eğitimli, deneyimli, sahayı bilen insanları bu sürecin merkezine koymadan ilerleme mümkün değil.

Gerçek uzmanların sesi duyulmadıkça, mevzuatlar sadece kâğıt üstünde kalacak.

Son Söz

Bolu Grand Otel yangınında kaybettiklerimizi geri getiremeyiz.

Ama onların anısını yaşatmanın bir yolu var:

Bir daha olmaması için gerekeni yapmak.

Küçük bir kıvılcım bazen bir binayı değil, bir hayatı söndürür.

Bu yüzden önce vicdan, sonra sistem, sonra yönetmelik.

Yangınsız günler dileğiyle…