Terörle mücadele kapsamında yürütülen operasyonda Biga Kalafat Köyünden Ulaş Açıkgöz şehit düştü. Ortak acımız. Hepimizin başı sağolsun. Şehidimize Allah’tan rahmet, yakınlarına sabırlar diliyorum. Hani insanın nutku tutulur ya, öyle bir hissiyat içinde yazıyorum. Bebek katili PKK destekçisi her kim varsa lanet olsun. Eli kanlı terör örgütü PYD, PYG, IŞİD. Hepsine lanet olsun. Bu örgütlere silah, lojistik her türlü dolaylı desteği veren emperyalist ülkeler de dahil.
İŞİN ASLI
18 Mart Stadyumunda Belediye başkanı protesto edildi nice akıl tutulması işler yapılıyor. Hep alkışa alışık olunca insan eleştiriye tahammül edemiyor demek. Protestolara bir haftadır sesini çıkarmayan CHP yönetimi, Antalya kampı talimatlarına öncelik verdi herhalde. Toplu şekilde yapılan basın açıklaması biraz zorlama gibi geldi bana.
Tam bir haftadır aynı iddia “Stadyuma Çanakkaleliler alınmadı.” Yerel medya havuzunda da sipariş üzerine aynı iddia “Stadyuma Çanakkaleliler alınmadı.” Araya sıkıştırılan bir iki cümle ve yine benzer bir iddia “Çanakkaleliler kutlamayı fener alayına katılarak yaptı:”Bu iddianın sahibi ön sırada yürüdüğü için arka sıralara bakıp CHP dışında, başka siyasi düşüncelere sahip insanları göremiyor doğal olarak ve ‘hepsi benim” diyor.
Stadyumdaki törenlere Çanakkalelilerin niye katılmadığı gerçeğini söyleyen eden yok. Varsa yoksa hamaset ve takiye. Önümüzde birçok bayram var. Bakın bakalım kaç kişi katılacak?
İşin aslı ne biliyor musunuz?
Çanakkaleliler tribünlerin ‘protokol’ diye ayrıştırılmasına tepki gösterdiği için katılmıyor. Bir bölümü askeri erkan ve eş çocuklarına, diğer tribün Milli Eğitim dahil, devlet memuru yakını gibi ayrışmalarda kullanılan davetiye usulüne tepki verdiği için katılmıyor.Sadece bu yıl değil yıllardır böyle..
Karşı tribün yani protesto seslerinin yükseldiği yer herkese açık fakat dediğim gibi halk bir takım imtiyaz tanınmasına kızgın. Hal böyle olunca stadyumdaki törenleri izlemeye gelmiyor. İlk tribün krizi patlak verdiği yıl, sanırım Vali Orhan Kırlı dönemiydi, 116. Jandarma Er Eğitim Ayalı Komutanı ile yapılan görüşme sonucu; iki tabur askeri kale arkası tribünlerine getirilmesini sağlamıştı ancak yine de karşı tribünler boş kalmıştı. Tamamen işgüzarlık. O gün, bugündür devam eden bir soğukluk.
Törenleri izlemeye kent dışından gelen konuklar doğal olarak davetiye gibi bir takıntı içinde olmadıklarından gelip stadyuma giriyorlar. Cumhurbaşkanı veya Başbakanın konuşmasından sonra da tribünleri boşaltıp biran önce Gelibolu Şehitler Abidesi’nde yapılacak törenleri de izleme adına yola çıkıyorlar. Mesele bundan ibaret.
CHP’li belediye başkanı ve CHP İl başkanı bu gerçeği bilmiyorlar mı?
14 yıldır bu şehirde belediye başkanlığı yapan Ülgür Gökhan’ın bilmemesi mümkün değil.
Davetiye krizi ve sonrası için yerel medya ki, o zaman yerel havuz medyası diye bir ayrışma da yoktu, çıkan haberleri Kültür Turizm İl Müdürlüğüne ait halk kütüphanesinde inceleyebilir.
Çanakkale Zaferi üzerinden kim siyaset algısı yürütmeye çalışıyor, kimler takiye yapıyor her şey ortaya çıkar. Ama, maalesef kimse bunun için çaba harcamıyor. Yalanı yüze vurma adına belge ve bilgileri paylaşmıyor. Davetiye işgüzarlığını kaldırma adına gayret gösterilmeyince CHP de bunu siyasi malzeme haline dönüştürüyor.
Eh yerel havuz medyası da buna çanak tutunca, CHP’liler takiyenin sefasını sürüyor.
NE KADAR DA BENZİYOR
Çanakkale’nin CHP’li belediye başkanı git gide Ak Parti’yi benimsiyor. Zaten kendi ifadesi “18 Mart’ta Adalet ve Kalkınma Partisi mitinginde konuştum.”
Geçen akşam yerel bir televizyon kanalında gündeme ilişkin canlı yayına çıkan Gökhan’ın, çekim görüntülerini izlemediyseniz tekrarı mutlaka izleyin. Başbakan Ahmet Davutoğlu için yapılan çekimlerin tıpa tıp aynısı. Hatta Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş görüntüsü. Arka fon, alttan zoom ve geniş açı. Ak Parti’nin kurumsal çekimleriyle o kadar çok benziyor ki. Ekranın dolması bile Ak Parti.. Temsil anlamında kurguladığı cümleler dahi Başbakana ve hatta Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a benziyor.
Hani arada bir Ak Parti karşıtı ifadeler kullanmasa diyeceğiz ki “Ülgür Gökhan Ak Parti’nin belediye başkanı.” Dedim ya, zaten stadyum konuşması örneğini Ülgür Bey kendi veriyor. Bana ait olan bir tanımlama değil. Kendi itirafı.
Özentiler gün gelir hayranlık oluşturur.
Tılsım gibi…
KİRA DEĞERİ
Cumhuriyet Meydanında, Çanakkale’nin en işlek yerinde, yıllardır adı ‘alternatif mekan’ diye nitelendirilen CHP’de Değişim Grubunun doğduğu lokal muhalefetin ne kadar ilgi alanında bilinmez ama kira konusu hep tartışılır.
Buradan elde kazanç elde edilir mi, kirası ne kadardır, iç mobilyası kim tarafından döşenmişti v.s, arada bir tartışılır sonra da dosya kapatılır.
Durduk yerde Lokali niçin gündemime aldım?
Şehit Aileleri Yardımlaşma Derneği Çanakkale’de yer arıyor. Yer arayışı CHP de dahil her partinin kulağına gitti ama hala yer bulunamadı Şehit Ailelerine.
Acaba diyorum; alternatif mekan üç beş CHP’linin sabahtan akşama kadar kullanılacağına Şehit Aileleri Derneğine devir edilmez mi? Siyasi çalışmalar için kullanılan üst katı en azından yönetim yeri olur, altta da Şehit Aileleri Derneği sosyal amaçlı kullanır.
Ne dersin sayın Nejat Önder başkan?
Bilirim o mekanın siyasi yaşamında derin izleri vardır lakin Şehit Ailelerine sahip çıkmak daha da üzerinde olmalı ile düşünüyorum.
Reisi ikna edebilecek misin?