Siyaset

Milletvekili Rıdvan Uz: "İran-İsrail-ABD Geriliminin Türkiye'ye Etkilerine Karşı Tedbir Alınmalı"

TBMM Kâtip Üyesi ve İYİ Parti Çanakkale Milletvekili Rıdvan Uz, Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulu'nda yaptığı konuşmada İran, İsrail ve ABD arasında yaşanan savaşın Türkiye'ye olası etkilerini değerlendirdi.

Uz, güvenlikten ekonomiye, enerjiden tedarik zincirine ve turizme kadar birçok alanda risklere dikkat çekerek, Türkiye'nin şeffaf ve güven veren politikalar izlemesi gerektiğini söyledi.

TBMM Kâtip Üyesi ve İYİ Parti Çanakkale Milletvekili Rıdvan Uz, Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulu'nda yaptığı konuşmada hem Meclis'in çalışma düzenine hem de Orta Doğu'da yaşanan İran-İsrail-ABD geriliminin Türkiye'ye olası yansımalarına ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu.

Konuşmasının başında TBMM'nin daha etkin ve düzenli çalışması gerektiğini vurgulayan Uz, toplumun Meclis'ten beklentilerinin karşılanmasının önemine işaret etti. Parlamento'nun itibarının korunmasının ancak etkin ve katılımcı bir çalışma anlayışıyla mümkün olacağını belirten Uz, "Milletimizin bizden beklentileri var. Bu beklentilerin bir an önce yerine getirilmesi için Parlamentonun acil, düzenli ve çok katılımlı şekilde çalışmasını talep ediyoruz." dedi.

İran'ın Türkiye'nin komşusu olduğuna dikkat çeken Uz, bölgede yaşanan çatışmaların öncelikle insani boyutuyla değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti. Savaşın yol açtığı can kayıplarına dikkat çeken Uz, Türkiye açısından ise ilk önceliğin ülke güvenliği olması gerektiğini söyledi.

"Dört ana başlıkta değerlendirmek gerekiyor"

Rıdvan Uz, savaşın Türkiye üzerindeki etkilerinin dört temel başlık altında incelenmesi gerektiğini belirterek bunların finansal etkiler, enerji ve cari denge, tedarik zinciri ile turizm olduğunu ifade etti.

Finansal açıdan Türkiye'nin dış finansal kırılganlığına dikkat çeken Uz, 2026 yılı Mart ayı itibarıyla dış borcun 237 milyar dolara ulaştığını söyledi. Türkiye'nin beş yıllık CDS priminin ateşkes beklentisiyle 240 baz puandan 230 baz puana gerilediğini belirten Uz, bu 10 baz puanlık değişimin ülkeye yaklaşık 250 milyon dolarlık ek faiz yükü anlamına geldiğini dile getirdi.

Enerji faturası cari açığı büyütebilir

Enerji ithalatının Türkiye ekonomisi üzerindeki etkilerine de değinen Uz, 2025 yılı enerji ithalat faturasının 62,5 milyar dolar, dış ticaret açığının ise 92 milyar dolar seviyesinde gerçekleştiğini söyledi. Dış ticaret açığının yaklaşık yüzde 70'inin enerji kaynaklı olduğuna dikkat çeken Uz, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın hesaplamalarına göre Brent petrol fiyatındaki her 10 dolarlık artışın cari açığı yıllık bazda 4 milyar doların üzerinde artırabileceğini ifade etti.

Tedarik zinciri ve turizm uyarısı

İran ile Türkiye arasındaki yaklaşık 5 milyar dolarlık ticaret hacmine değinen Uz, Hürmüz Boğazı'nda yaşanabilecek uzun süreli bir krizin taşımacılık, sınır ticareti, sigorta maliyetleri ve bölgesel ödeme sistemleri üzerinde olumsuz sonuçlar doğurabileceğini söyledi.

Turizm sektörünün de bölgesel gerilimlerden doğrudan etkilenebileceğini belirten Uz, artan güvenlik risk algısının yaz sezonunda rezervasyonlarda düşüşe ve buna bağlı olarak döviz gelirlerinde azalmaya neden olabileceği uyarısında bulundu.

"Politika güvenliği ön planda tutulmalı"

Konuşmasının sonunda Türkiye'nin ekonomik ve siyasi istikrarını koruyacak adımların önemine vurgu yapan Uz, "Ülkemizin politika güvenliğini önceliklendirmesi, para politikalarına müdahaleden kaçınması ve rezerv yönetiminde şeffaflığı koruması gerekiyor." ifadelerini kullandı.