İstanbul’un Maltepe ilçesinde 7 katlı bir binanın alt katlarında meydana gelen çökme, Türkiye’de eski yapı stoku, kaçak yapılaşma ve yapı denetimi tartışmalarını yeniden gündeme getirdi. Binanın ilk projesinin 4 katlı olduğu ve sonradan kat ilaveleri yapıldığına ilişkin açıklamalar dikkatleri denetim süreçlerine çevirdi.

Yaşanan olayın ardından Kaleninsesi’ne özel konuşan YENİ Parti Çanakkale Kurucu Merkez İlçe Başkanı ve İl Başkan adayı İbrahim Can Ergun, İstanbul’daki olayın yanı sıra deprem riski taşıyan Çanakkale’nin mevcut yapı stokuna ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

“Bu tablo ihmal ve denetimsizliğin ne kadar ağır sonuçlar doğurabileceğini gösteriyor”

Maltepe’de çöken binayla ilgili kamuoyuna yansıyan kaçak kat iddialarına dikkat çeken Ergun, yapı güvenliğinin yalnızca deprem meydana geldiğinde hatırlanmaması gerektiğini söyledi.

Ergun, “İstanbul’da yaşanan olayda binaya sonradan katlar eklendiğine ilişkin açıklamalar var. Burada ciddi bir ihmal ve denetim sorunu karşımıza çıkıyor. Bu tür durumlarda en önemli konu, yapının ilk aşamasından itibaren mevzuata uygun şekilde yapılması ve sonrasında da hiçbir kaçak müdahaleye izin verilmemesidir. Bunun ne kadar hayati olduğunu maalesef çok acı şekilde görüyoruz” ifadelerini kullandı.

Çanakkale’nin yapı stokunu değerlendirdi

Çanakkale’nin de aktif deprem kuşağında bulunduğuna işaret eden Ergun, kentte özellikle 2000’li yıllardan sonra yapılan yapılarda laboratuvar, malzeme kontrolü ve yapı denetim süreçlerinin daha sistemli şekilde yürütüldüğünü ifade etti.

Ergun, “Çanakkale’de yapı stoku açısından baktığımızda, 2000’li yıllardan itibaren laboratuvar kontrolleri ve denetim süreçleriyle birlikte ilerleyen bir sistem var. Daha sonraki dönemlerde mevzuatın güncellenmesiyle bu kontroller çok daha sıkı hale geldi. Çanakkale Belediyesi, ilgili kurumlar ve üniversitemizin de bu konuda çalışma yürüttüğünü görüyoruz” dedi.

“Depremle yaşamayı öğrenmek zorundayız”

Çanakkale’nin deprem gerçeğinin göz ardı edilemeyeceğini belirten Ergun, yapı güvenliği konusunda yalnızca mevcut binaların değil, bundan sonra yapılacak yapıların da sürekli denetlenmesi gerektiğini söyledi.

“Biz deprem bölgesinde yaşıyoruz. Bununla yaşamayı öğrenmemiz gerekiyor” diyen Ergun, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Depremi engelleme şansımız yok ancak depremin oluşturacağı sonuçları doğru yapılaşma, doğru mühendislik ve ciddi denetimle azaltabiliriz. Çanakkale’de belediyemiz, ilgili kurumlar ve üniversite tarafında bu konuda çalışmalar yürütülüyor. Bunların devam etmesi ve hiçbir noktada denetimden taviz verilmemesi gerekiyor.”

“Kat yüksekliği tek başına yeterli bir güvence değil”

Çanakkale’de İstanbul’daki gibi çok yüksek katlı yapılaşmanın daha sınırlı olduğuna değinen Ergun, bununla birlikte yapı güvenliğinin yalnızca bina yüksekliği üzerinden değerlendirilemeyeceğine de dikkat çekti.

Kentteki yapı stokunun teknik durumuna ilişkin en sağlıklı değerlendirmelerin belediyelerin ilgili birimleri, yapı denetim kuruluşları ve teknik uzmanlar tarafından yapılabileceğini ifade eden Ergun, eski yapıların durumunun bilimsel veriler doğrultusunda takip edilmesi gerektiğini belirtti.

Hasekioğlu: Güvenli kentin ilk adımı; Yapı stoğunu ortaya çıkarmak
Hasekioğlu: Güvenli kentin ilk adımı; Yapı stoğunu ortaya çıkarmak
İçeriği Görüntüle

Ergun, “Çanakkale’de genel olarak kat yükseklikleri İstanbul’daki örneklerden daha düşük. Ancak burada asıl mesele kaç kat olduğu değil, binanın nasıl yapıldığı, zeminin durumu, kullanılan malzeme ve denetim sürecidir. Bu konuda en net değerlendirmeyi teknik kurumlar ve yapı denetim birimleri yapacaktır. Önemli olan kontrollerin eksiksiz sürdürülmesi” diye konuştu.

Maltepe’deki olay Çanakkale için de uyarı niteliğinde

İstanbul’da yaşanan çökmenin yalnızca o bina ya da o kent üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini ifade eden Ergun, deprem riski bulunan kentlerde eski yapı stokunun yakından takip edilmesi gerektiğini kaydetti.

Çanakkale’de kamu kurumları, yerel yönetimler, üniversite ve yapı denetim kuruluşlarının koordineli çalışmasının önemine işaret eden Ergun, yapı güvenliğinde yapılacak en küçük ihmalin sonuçlarının ağır olabileceğini belirterek denetim süreçlerinin kesintisiz sürdürülmesi gerektiğini ifade etti.

Muhabir: Deniz Çetin