Duyarlı Olmak

Takvim yapraklarından bir 365 günü geride bıraktık ve yeni bir 365 güne daha yelken açtık.

Aslında her geçen gün biz insanoğlunun ömründen kaybolan zamanın yok olup gitmesi demek değil mi? Peki biz bu gelip geçen ve yaşadığımız süreçte ne kadar duyarlıyız? Yaşadığımız dünyaya, doğamıza, çevremize, hayvanlara, diğer canlılara ve en önemlisi biz insanlara ne kadar duyarlı davranıyoruz?

Duyarlı olmak acaba hepimiz için sözde mi kalıyor? İşte bu duyarlı olmak konusunda kendimizden başlayarak toplumsal olarak duyarlı olmak sadece sözde kalmamalı ve imkanlar ölçüsünde bilfiil yerine getirilmelidir.

Nedir duyarlı olmak? Sadece yasa ve kanunlar gereği konulan yasaklara mı uymak yoksa fakir ve yoksullara mı yardımda bulunmak?

Duyarlı olmak, aslında bulunulan ortamda biraz önce ifade ettiğim gibi bazen tütün ve tütün mamullerinin kapalı ortamda ve yasaklanan yerlerde kullanılmasına engel olmaktan tutun, yolda itfaiyeye ve ambulansa yol vermekten geçer.

Ama bizler dediğim gibi kendimizden başlayarak ne kadar bu kurallara uyarak duyarlı oluyoruz. Birkaç gün önce ulusal kanallara da konu olan ambulansa yol vermeyi bırakın polis karakoluna kadar ambulansı takip edip taciz etmeyi sürdürmek hiç ama hiç bize yakışmıyor.

Trafik kurallarını ihlal etmenin yanı sıra yollara çöp atmakta birbirimizle yarışır hale geldik. Ama yeri geldiğinde mangalda kül bırakmayan bizler, duyarlı olmak konusunda çocuklarımızı kendimizden ve ailemizden başlayarak küçük yaşlardan itibaren doğru davranışlarda bulunarak eğitmeliyiz.

Öte yandan bireysel olarak duyarlı olmak kadar toplumsal olarak da duyarlı olmak gerekir. Toplumsal olarak duyarlı davranmak ve toplumsal olarak duyarlı olmak için çevremizde ve dünyada yaşanan olumsuzluklara karşı toplum olarak tepki koymak ve sorumluluk almalıyız. Onun için de “Görmedim, duymadım, bilmiyorum” anlayışı içerisinde olmamalıyız. Toplumsal bir varlık olan biz insanoğlu, çevresine karşı, çevresinde olan olaylara karşı duyarlı olmak için azami çaba sarfetmelidir.

Velhasıl duyarlı olmak, haksızlığa, kuralsızlığa, hukuk tanımazlığa ve zulme karşı tepki koymak olup ihtiyaç sahiplerine yardım etmektir.

Bunun içindir ki; nerede olursa olsun insanların açlıktan, hastalıktan, doğal afetlerden veya savaştan dolayı hayatlarını kaybetmelerine seyirci kalmayıp duyarlı olmalı ve elimizden gelen yardımı yapmalıyız. Hiçbir şey yapamıyorsak dahi bu insanlarımızın acılarını yüreğimizde hissetmeliyiz diye düşünüyorum.

Sonuç olarak; duyarlı olan insan hayattan zevk alabilen, kendisine ve çevresine katkı sağlayan insandır.

Bu duygu ve düşüncelerle çevresindeki güzelliklerin farkında olan, her daim olumsuzlukların yerine çözüm üreten ve duyarlı olmayı hiçbir zaman elden bırakmayarak çevresine katkı sağlayan insanlardan olmayı Allah bize nasip eylesin. Siz değerli okurlarıma da böyle davranan kişiler arasında olmayı nasip etsin diyor sizlere sağlıklı ve mutlu günler diliyorum.

Kalın sağlıcakla…

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Hayatın İçinden- Sabri Karakaya - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kaleninsesi Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kaleninsesi Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Kaleninsesi Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kaleninsesi Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.