HEP BAŞKASI MI, YA SEN?

Öyle bir alışkanlığımız var. Ya elimiz yumruktur, ya da işaret parmağımız karşıdakini gösterir. Oysa, yumulu üç parmak kendisini gösterir, farkında değildir. Özeleştiri kültürü, bizden uzaktır. Bunu bir türlü yapamayız. Sürekli iç sesimiz, yani vicdanımız kulağımıza yanlışı fısıldar, merhamet ve adaleti öğütler ama, vicdanın yalan söylemeyen seslenmesine pek kulak asmayız. Eğer bir de şahıs, "mitoman" hastalığına yakalanmışsa, iflah olmaz.

Böyle bir kısır döngü içerisinde hayatımızı tüketiriz. Basit konularda ki iddialarımız, ceviz kabuğunu doldurmayacak mevzularda ki kavgalarımız, daha önemlisi haset denilen ateşle harlanmış öfkemiz, iyiliklerimizi değil, insanlığımızı tüketir. Nefse gem vurmak kal (söz) ile değil hal (davranış) ile daha gerçekçi olur. Bir kişinin bir kişiye duyduğu nefret, hem önemsemek hem de onun gibi olamamanın dışa vurumudur. Bu konuda onlarca entelektüelin tespit ve sözü vardır. Gerçekte böyledir. Çünkü başarısızlık, yeteneksizlik ve kalıcı iz bırakamamak, kişide böyle bir hastalık peydah eder. Söyleyecek bir lafı olmayan, dağarcığında bilgi ve kelime yoksulluğu çekenleri bir dinleyin. Bu eksikliğini küfürle, oraya buraya saldırıyla kapatmaya çalışır. Anlarsınız ki, durumu çok vahim. Ve içinizden dua edersiniz, Allah şifasını versin dersiniz... Yaşadığımız toplumda bu tür insanlara, "Derisiyle delişen" denir. Bunlardan daha önemlisi, birilerine saldırarak tramplen yapıp prim kazanmak, artık şark kurnazlığından başka bir anlam ifade etmez. Beyhude ve demode işlerdir bunlar.

Tedavi kolaydır. Yaptığın işe odaklanıp en iyisini yapmaktır. İşaret parmağınla gösterip kötülemek, seni iyi iş yaptığın ve başarılı olduğun anlamına gelmez. Başkasını kötüleyerek senin iyi olduğun sonucu çıkmaz. Hazreti Nebi, "Haset ve kıskançlık, bütün iyilikleri ateşin odunu yediği gibi, yer bitirir" buyurur. Ruh dinginliğimiz, erdem ve ahlak sahibi olmanın yolu önce okumak, sonra da kronik hastalık sayılan haset, yalan ve maleyani ifadelerden kaçınmaktır. Ve özetle; bu tür insanların ne geçmişte nede bugünümüzde bir hikayesi yoktur.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Gözlem- Cemal İncesoyluer - Mesaj Gönder

#

göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kaleninsesi Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kaleninsesi Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Kaleninsesi Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kaleninsesi Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.