SON DAKİKA
Hava Durumu
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.

TÜRK MİLLETİ 19 MAYIS’TA KÜLLERİNDEN YENİDEN DOĞDU (20.05.2021)

Anadolu’daki kıvılcımlar 19 Mayıs 1919 gününden itibaren hürriyet ve milli mücadelenin meşalesini yaktı. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün 19 Mayıs 1919 tarihinde Samsun’a ayak basmasıyla alevlenen kıvılcımlar Türk Milletinin şanlı direnişini başlattı.
Haber Giriş Tarihi: 20.05.2021 10:04
https://www.kaleninsesi.com
kapak resmi

Birinci Dünya Savaşı’nda Almanya ile müttefik olarak savaşa giren Osmanlı Devleti yenik düşmüştü. Çok toprak kaybeden Osmanlı Devleti’nin en önemli şehirleri emperyalist ülkeler tarafından pay edilerek işgal altına alınmıştı. 19 Mayıs 1919 günü Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün Samsun’a ayak basması ile Anadolu’da yanan ateş tüm yurda ümit olmuş, Milli Mücadele ve Kurtuluş Savaşı başlamıştır. Kaleninsesi Gazetesi olarak 19 Mayıs 1919 tarihinde gerçekleşen önemli görüşmeleri dün siz değerli okuyucularımızla paylaşmıştık.

19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı ve Gençlik Haftası kapsamında 21 Mayıs 1919 gün ve sonrasında olan gelişmeleri paylaşıyoruz.

21 MAYIS 1919 - Mustafa Kemal Paşa, 21 Mayıs tarihli 1919 tarihli raporunda özetle şu hususları dile getiriyordu. Seferberliğin başlangıcında sancak içinde özellikle asker kaçaklarından Müslim, Rum ve Ermeni unsurlarından ayrı ayrı kurulmuş birtakım çeteler bölgede hırsızlık ve bazen de adam öldürme türünden eylemler gerçekleştirmiştir. Başta siyasi amaç taşımayan bu eylemler, Rum ve Ermenilerin başka bölgelere göç ettirilmeleri esnasında özellikle Rum ve Ermeni çetelerinin siyasal bir amaca yöneldikleri görülmüştür. Rus işgali başlayınca Ruslardan da destek gören bu siyasi amaçlı ayrılıkçı çete faaliyetleri yurt için daha tehlikeli bir hal almışsa da alınan tedbirlerle amacına ulaşamamıştı. Bölgede faaliyet gösteren İslam çetelerinin kuruluşunda ise hiçbir siyasal amaç tespit edilememiştir. Bununla birlikte mütarekeden sonra Rum çeteleri Pontusçuluk istekleri ile her tarafta taşkınlıklarını arttırmıştır. Pontusçuluk iddiasındaki Rumların çeteleriyle birlikte Samsun’daki Rum komitası ve özellikle Rum Metropoliti Germanos tarafından idare edildiği kesindir. Bu husus Samsun’daki Fransız Jandarma subayı Favra tarafından da doğrulanmıştı. Favra, metropolit tarafından İstanbul’da Fransız temsilcilerine gönderilen ve Müslümanların Hıristiyan halka saldırılarını anlatan yüze yakın abartılmış olayı sayan bir raporu, gizlice Mustafa Kemal Paşa’ya göndermiştir. Son zamanlarda Samsun ve çevresinde Rum nüfusunu çoğaltmak için Rusya’daki Rumların da bölgeye göçe zorlandıkları hatta bazı çetelerin denizden gizli biçimde Samsun ve havalisi sahillerine çıktığı yapılan araştırmalardan anlaşılmıştır. Bu arada iç güvenlik için gerekli askerin miktarı bilinmeden askerin terhis edilmiş olması ve buna dayalı olarak jandarma kuvvetinin yetersizliği Rum eşkıyasının güçlenmesinde etkili olmuştur. O gün itibarıyla Samsun ve çevresinde 40’a yakın Rum çetesi faaliyet göstermektedir. Rum çetesinin saldırılarına maruz kalmış olan Müslümanlar ise, yerel Hükûmet tarafından korunamadığından çareyi bölgedeki İslam çetelerine sığınmakta görmüştür. Sonuçta bugünkü hal ortaya çıkmıştır. Yani Rum çeteleri Müslüman ahaliyi tehdit ve tepelemeye girişmiş, buna karşılık Müslümanların kurduğu çeteler, Müslümanların ikamet ettiği bazı yerleşmelerde savunma tedbirleri almıştı. Raporda yer alan bu bilgilere göre Mustafa Kemal Paşa oldukça kısa bir sürede olayı geniş çevrede araştırabilmiş, bölgedeki asayişsizliğin nedenlerini açık bir şekilde ortaya koymuştu. Mustafa Kemal Paşa, aynı raporunda, özellikle Müslüman ahaliyi Rum tecavüzlerinden korumak için aldığı bazı tedbir ve sonuçlarını kısa süre içinde ilgili makamların bilgilerine sunacağını da bildiriyordu.

22 MAYIS 1919 - Mustafa Kemal Paşa 22 Mayıs 1919 günü de kurmay heyetinden birkaç kişiyi Samsun İngiliz Siyasi Temsilcisi Yzb. Horst, Askeri Denetim Memuru Yzb. Zolther ve Siyasi Denetim Memuru Yzb. Mill ile görüşmüş ve bu görüşmelerde edindiği kanaat ve bilgileri aynı gün başka bir rapor ile Sadaret Makamına iletmiştir. Söz konusu raporunda Mustafa Kemal paşa 21 Mayıs 1919 tarihli yazısında bahsettiği Samsun’daki eşkiyalığın nedenleri ile ilgili hususların İngiliz temsilciler tarafından da doğrulandığını ifade etmiştir. İzmir’in işgaliyle ortaya çıkan durum ile ilgili olarak İngiliz subaylarının ortaya koyduğu Osmanlı Devletinin tek başına Türkiye’yi artık yönetemeyeceği ve yabancı devletlerin müzaheretine ihtiyaç duyacağına dair kanaatlerinin karşısında kendilerine cevap olarak Samsun’daki asayişsizliğin harp yıllarında Rumlar tarafından başlatıldığını söylemiştir. Rusların buna destek olduklarını ve bunun üzerine bazı Rumların bölgeden göç ettirilmek mecburiyetinde kalındığını belirtmiştir. Bununla birlikte Rumlar siyasi emellerinden vazgeçerlerse, bölgedeki asayişsizliğin ortadan kalkacağını ve Türk milletinin yabancı yönetime katlanamayacağı hususlarını bildirmiştir. Mustafa Kemal Paşa, Samsun’da bulunduğu sırada, bir yandan görevi ile ilgili faaliyetlerini sürdürürken, diğer yandan da ülkenin içinde bulunduğu durum ile ilgili olarak bazı yakın komutan arkadaşlarıyla da yazışmıştır. Nitekim 21 Mayıs 1919 tarihinde 15. Kolordu Kumandanı Kazım Karabekir Paşa’ya kişiye özel şifre telgraf göndermiştir. Telgrafta ülkenin almakta olduğu vaziyetin kendisinde büyük üzüntü ve kaygı uyandırdığını, millet ve memlekete borçlu olduğu bu son vicdani vazifeyi birlikte çalışarak yapmanın mümkün olacağına inandığını söylemektedir. Bu sebeple bir an önce kendisine mülaki olacağını, ancak Samsun ve havalisinin vaziyetinin asayişsizlik yüzünden kötüye gittiğini, bu nedenle burada birkaç gün daha kalacağını bildiriyordu. Mustafa Kemal Paşa Samsun’da bulunduğu günlerde ayrıca daha önce bölgedeki bazı Rumlar tarafından Dâhiliye ve Harbiye nezaretine gönderilen ve Müslüman ahalinin asayişsizlik yarattığına dair olan şikâyetleri de bizzat araştırmış ve bunların asılsız olduğuna dair rapor hazırlayarak sadaret makamına göndermiştir. Ayrıca Mustafa Kemal Paşa bölgedeki İngiliz faaliyetlerini de yakından takip ederek Sadarete ve Erkânı Harbiye-i Umumiye Riyasetine telgrafla bildirmiştir.

23 MAYIS 1919 - Mustafa Kemal Paşa Ankara’da bulunan 20. Kolordu Kumandanı Ali Fuat Paşa’ya bir telgraf çekerek Samsun’a gelişini haber verdi. Kendisiyle daha sıkı temasta bulunmak istediğini bildirdi. Tarih kitaplarında genel olarak bu bilgi yer almaktadır. Çekilen telgrafta “Samsun’a geleli beş gün oluyor. Zat-ı Âlinizle sıkı temasta bulunmak ve ahval ile sıhhat ve afiyetinizden ve İzmir havalisine dair daha kolaylıkla alabileceğimiz malûmattan civar kolordumuzun aksamı kâmilen Ankara’ya gelmeğe muvaffak olabilecek midir? Canik Livası’nın asayişi yolunda değildir. Üçüncü kolordu kumandanlığına beraberimizde gelen miralay Refet Bey Canik Müstakil Mutasarrıflığına vekaleten deruhte eylemiştir. Bir iki güne kadar Samsun’dan karargâhımla beraber muvakkat işim için Havza’ya gideceğim. Her halde Samsun’dan hareketimden evvel beni tenvir edecek bir telgraf namenize intizârın gözlerinizden öperim.” diye belirtmiştir. Mustafa Kemal Paşa, aynı gün Erzurum’da bulunan 15. Kolordu Komutanı Kazım Karabekir Paşa’ya da bir telgraf çekti. Mustafa Kemal Paşa bu telgrafında Kazım Karabekir Paşa’dan mitingler yapılarak İzmir’in işgalinin protesto edilmesini ve bu faaliyetlerde ordunun destek vermesi ve milletin yanında olmasının gerekleri üzerinde durdu.

24 MAYIS 1919 - Mustafa Kemal Paşa Erkan-ı Harbiye Riyasetine gönderdiği başka telgrafta da devletin iç asayişi sağlamada yetersiz kalmasının nedeni olarak jandarma kuvvetinin İtilaf devletleri tarafından oldukça kısıtlanmış olmasını ileri sürmüştür. Ve asayişin sağlanması için jandarma kuvvetlerinin en az yetmiş bin seviyesine çıkartılması ve bu hususta İtilaf Devletleri temsilcilerinin dikkatlerinin çekilmesini talep etmiştir.

Mustafa Kemal Paşa, Samsun’da kaldığı zaman zarfında başta görevi gereği bölgedeki asayişsizliğin nedenlerini araştırmış ve alınacak tedbirleri rapor halinde sadaret makamına bildirmişti. Bölgedeki İngiliz siyasi ve askeri temsilcilerinin faaliyetlerini de yakından takip etmiştir. Harbiye Nezareti’ne çektiği telgrafta Havza’ya gitme nedenini Merzifon, Vezirköprü, Amasya, Lâdik, Havza gibi bazı bölgelerden gelen asayişsizlikle ilgili şikâyetleri bizzat yerinde incelemek olarak açıklıyordu. Böylece Mustafa Kemal Paşa’nın Samsun günleri de son bulmuş oluyor, Samsun bu tarihi ve önemli yolculukta onu Anadolu’ya taşıyan bir şehir olarak tarihe geçiyordu.

25 MAYIS 1919 - Mustafa Kemal ve Karargâhı Mıntıka Palas ve Karadeniz Oteli’nden 3 otomobille Havza’ya doğru yol aldı. Öğle saatlerinde Mustafa Kemal ve karargâhı Kavak nahiye müdürlüğüne uğradı. Burada kavak eşrafına bir Müdafa-i Hukuk oluşturmaları yönünde telkinde bulundu. Oradan Havza’ya geçildi. Mustafa Kemal Paşa Mesudiye Otelinde karargâhı ise Ali Osman Ağa’nın konağında ağırlandı.

26 MAYIS 1919 - Mustafa Kemal Paşa Havza’yı temsil eden 7 kişilik bir heyeti ikametgâhında kabul etti. Burada heyet ile görüşmelerde bulunarak Havza’nın içinde bulunduğu zor ve acıklı durumu anlatarak hiçbir zaman umutsuzluğa düşülmemesi gerektiğini ve vatanın savunulması için derhal bir Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti kurmaları gerektiğini ve bunun bütün çevre illere duyurulması gerektiğini bildirdi.

28 MAYIS 1919 - Havzalılar, Kaymakam Fahri Bey ve Belediye Başkanı İbrahim Bey önderliğinde Müdafaa-i Hukuk Cemiyetini kurdular.

30 MAYIS 1919 -Havzalılar, Milli Mücadelenin ilk mitingi olarak kabul edilen 30 Mayıs 1919 tarihinde Mustafa Kemal Paşa’nın isteğiyle ve onun önderliğinde Cuma günü Yörgüç Paşaoğlu Mustafa Bey Camii’nde namazdan sonra okunan mevlidin ardından belediye binası önünde bir miting düzenlediler. Bu mitingde eşraftan Fuad Bey bir konuşma yaptı. Fuad Bey, İzmir’i işgal eden düşmanın Samsun ve Havza’yı da işgal edebileceğini, bunu engellemek ve İzmir’i kurtarmak için silahlanmanın gerekliliğini söyledi.

Kaynak: Samsun Valiliği

 

 

 

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar