SON DAKİKA
Hava Durumu
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.

KURTULUŞ’A ADIM ADIM (22.05.2021)

Tarihçi Kahraman Uzan, Mustafa Kemal Atatürk’ün Anadolu’daki mücadele kıvılcımlarını birleştirerek alev oluşturduğunu kaydederek, “Anadolu’nun içerisine doğru ilerledikçe Havza’ya, Sivas’a, Erzurum’a gittikçe o kıvılcımı görmüş. Kendisi tek başına bu işi yapmıyor. Halkan gücünü alıyor ve halkın çok büyük bir desteği var” dedi.
Haber Giriş Tarihi: 22.05.2021 13:18
https://www.kaleninsesi.com
kapak resmi

19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı ve Gençlik Haftası kapsamında Kaleninsesi Web TV NOT Defteri programına konuk olan Tarihçi Kahraman Uzan, önemli değerlendirmelerde bulundu. Uzan, “Halide Edip Adıvar’a 3 farklı ilden kendisine oy çıkmıştır. O tarihlerde kadınların seçme ve seçilme hakkı olmamasına rağmendedi.

 

“OSMANLI ÇOK ZOR DURUMDA”

Uzan, 19 Mayıs 1919 tarihine gelinen süreci kısaca anlatarak, “I. Dünya savaşında Osmanlı, Çanakkale Cephesi hariç tüm cephelerde kaybediyor. Savaştan yenik olarak ayrılıyor ve bunun üzerine Mondros Ateşkes Antlaşması yapılıyor. Osmanlı Devletini resmen bitiren bir antlaşma. Anlaşmanın maddelerine baktığımızda donanma tamamen İtilaf Devletlerine geçecek. Osmanlı ordusu terhis edilecek, silahlar toplatılacak. Demiryolları, tamamiyle İtilaf Devletlerine geçecek. Yeraltı kaynakları İtilaf Devletlerine geçecek. Bu bir devletin resmen sonu. İşgal var, ordunuz var ama kullanamıyorsunuz. Demiryolunuz, limanlarınız, yeraltı kaynaklarınız var ama kullanamıyorsunuz. Ekonomik ve askeri olarak bitmiş durumdasınız. Yunanlılar İzmir’e, Fransız ve İngilizlerin Anadolu’nun çeşitli yerlerinde işgallerini Kraliyet Donanmasını boğazlarda görüyoruz. Bu süreçte yerel güçler yani Kuvayi Milliye dediğimiz kıvılcımlar yavaş yavaş Anadolu’nun çeşitli yerlerinde yükselmeye başladı. Çok zor şartlar; ulaşım ve iletişim yok. Sadece bulunduğunuz bölgeyi korumak istiyorsunuz, başka şansınız yok. Diğer bölgelerle ilgili bilginiz yok. Bu süreçte Mustafa Kemal’e görev veriliyor ve bunun üzerine Samsun’a gidecek” dedi.

“MİLLİ MÜCADELE BAŞLADI”

“Mondros Anlaşmasında 7. Maddede İtilaf Devletleri eğer güvenliklerini tehlike altında görürlerse o bölgeyi işgal edebilecekler ifadesi yer alıyor. Samsun bölgesine baktığımız zaman Rumlar ağırlıklı olarak yaşıyor. İngiliz askerleri Rumlarla birlikte ortak bir çete faaliyetlerine girerek Türk köylerini basmaya başlıyor. Türk köyleri de buna karşılık vermek istiyor ve olaylar başlıyor” diye ifade ederen Uzan, “Mustafa Kemal’e 9. Ordu müfettişi olarak Samsun görevi verildiği tarih 16 Mayıs. 15 Mayıs’ta da İzmir işgal ediliyor. Aklında milli mücadele var. Yazdığı eserlerde de bunu bahsediyor. Samsun’da kargaşayı önlemeye çalışacak. İstanbul’a haber verecek. Silahları toplatacak. Aslında görevi bu. Ama biz Samsun’a Mustafa Kemal gittiğinde milli mücadelenin başladığını görüyoruz” diye belirtti. 

“BANDIRMA VAPURUNDA 48 KİŞİLER”

Uzan, “Mustafa Kemal yolculuğa çıktığı zaman 48 kişiler. Önemli bir yolculuk 23 kişisi karargah askerleri ve diğerleri er ve erbaş olduklarını biliyoruz. Burada çok acı bir durum var. İngilizler tarafından Bandırma Vapuruyla beraber Mustafa Kemal’in Samsun’a varabilmeleri için bir belge veriliyor. Ülke içerisindeki bir paşa, ülke içinden bir yerden başka bir yere giderken izin alıyor. Bu çok acı. Bu Osmanlı’nın çok ciddi bir çöküşte olduğunu da gösteriyor. Paşanın görev icabı olduğunda bile bir yerden bir yere izin alarak gittiğini gösteriyor. 19 Mayıs’ın bu izin belgesine karşı olan bir hareket olduğunu düşünüyorum. Araştırmalarda 18 kişi gittiği söyleniyordu. Son 5-10 yıldır da o dönemde giden kişilerin anlattıkları ile yeni bir düzenleme ile birlikte toplam 48 kişi olduğu belirlendi” dedi.

“RAUF ORBAY UYARDI”

“O dönem Mustafa Kemal, Rauf Orbay tarafından, ‘İngilizler vapuru batırabilirler. Dikkatli ol’ diye uyarıldı. Mustafa Kemal yola çıkmış ve kafasına koymuştu. Geminin kaptanı İsmail Hakkı Beye de şu uyarıyı yapmış, ‘Olası bir saldırı da derhal kıyıya çekilip oradan devam edelim’ diye. İngiliz gemileri takip etmişler ama fırtınalı havadan dolayı Bandırma izini kaybettirmiş ve Samsun’a ulaşmış. Mustafa Kemal Samsun’a vardığı zaman bile sürekli olarak İngilizler takipteler” diye konuşan Uzan Mustafa Kemal Atatürk’ün kararlılığını bir kez daha vurguladı.

 “HALK BİR KURTULUŞ BEKLİYOR”

“Mustafa Kemal, Anadolu’nun içerisine doğru ilerledikçe Havza’ya, Sivas’a, Erzurum’a gittikçe o kıvılcımı görmüş. Mustafa Kemal’in özellikle milli mücadele de bahsettiği durum halktan gücünü alması. Kendisi tek başına bu işi yapmıyor. Halkan gücünü alıyor ve halkın çok büyük bir desteği var” sözleriyle milli mücadelenin birlik duygusunu anlatan Uzan, “Yurt işgal altında. Anadolu’da sıkışıp kalmış bir Türk milleti var. Mutlaka halk bir kurtuluş bekliyor. Birinci Dünya Savaşı biter bitmez yeni bir sürecin içinde kendilerini buluyorlar. 8 sene oyunca aileleri ile zaman bile geçirememişler. Mustafa Kemal annesi ve kardeşi ile akşam yemeğini yerken Samsun’a gideceğini açıklıyor. O dönemdeki insanların gözünden bakmak gerekiyor. Hiç kolay değil” sözlerine yer verdi.

“BEN VE ORDUM EMRİNİZDEYİM PAŞAM”

“Milli Mücadeleyi engellemek isteyenler de çok fazla. Süreç ilerledikçe Milli Mücadele kısmı Osmanlı yönetiminden kopmaya başladıkça, halktan da tepkiler gelmiş. Hilafet ve padişah yanlısı olanlar da tepki göstermiş. Osmanlı yönetimi de Milli Mücadeleye karşı tutum almaya başlıyor. Mustafa Kemal Paşa ve diğer komutanlar hakkında alınan idam kararları var” diyerek zor süreci anlatan Uzan, “15. Kolordu komutanı Kazım Karabekir, Mustafa Kemal görevini bıraktıktan sonra ‘Ben ve ordum emrinizdeyim paşam’ diyor. Komutanların birbirlerine bağlılığı çok fazla bu süreçte. Bu da Milli Mücadelenin başarısına ulaşmasını etkilemiş” dedi.

“NE YAPMALIYIZ?”

O dönemin yazarları ve aydınlarının da bir kurtuluş yolu aradıklarını kaydeden Uzan, “Ne yapmalıyız? Kimsenin aklına Milli Mücadele gelmiyor. Mustafa Kemal hariç. Bizim de çok yakından tanıdığımız Halide Edip Adıvar ilk başlarda düşünce olarak Amerikan mandacılığını düşünüyor. ‘Başkan Wilson barışı getirecekler, Amerikan mandacılığı bizim kurtuluşumuz’ olabilir diye düşünüyorlar. Aydınlar bile İngiliz, Amerikan mandacılığını savunabilir hale geliyorlar. Ne zaman ki Mustafa Kemal kıvılcımları birleştirip alev haline getiriyor, o zaman yazar ve aydınlarda Mustafa Kemal’in çevresinde toplanıyor. Halide Edip Adıvar hemen milli mücadeleye katılıyor. Bu süreçte Mustafa Kemal’in yanındadır. İstiklal Madalyasına sahip olan önemli kişilerden biridir” diye vurguladı.

“KADINLARIN YERİ AYRI”

“Birinci Dünya Savaşında da kadınların yeri çok ayrıydı. Ancak Kurtuluş Savaşı’nda bu daha da fazlaydı. Sadece erkekler savaşmıyor. Komutanlık, binbaşı olan kadınlar da var. Topyekûn bir savaştır. Askere elbise dikmişler.

Halide Edip Adıvar, hem asker hem yazar olarak yer almıştır. Mitinglerde binlerce insana konuşma yaparak cesaretlenmiş” ifadelerine yer veren Uzan, “Hatta 1919 yılında Mebuslar Meclisi seçimi var. 3 farklı ilden kendisine oy çıkmıştır. İşin garip tarafı o tarihlerde kadınların seçme ve seçilme hakkı yok. O kadar güveniyorlar. Gençlerin Ülkenin geleceğini gençlere vermesi çok önemlidir. Bu ülkenin toprağında, savaşlarında ve mücadelesinde hep varlardı. Bundan sonra da böyle olacaktı” diye konuştu.

Damla YELTEKİN

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar