Bazı rakamlar vardır…
Sadece sayı değildir. Hikâye anlatır.
Ezine’nin nüfusu yıllardır aynı yerde sayıyor.
2022: 31.848
2023: 33.413
2024: 31.811
2025: 31.894
Normalde ne olur?
50 artar, 50 azalır… Hayatın olağan akışı.
Ama bir yıl var ki…
Her şeyi bozuyor.
Seçim yılı.
Bir anda 1.600 kişi artıyor.
Evet, yanlış okumadınız.
Ezine bir gecede büyüyor.
Köylerden, kasabalardan insanlar akın akın geliyor.
Adresler değişiyor. Hayatlar değişiyor.
Ve hepsi aynı yıl içinde oluyor.
Sonra?
Seçim bitiyor.
Ve o insanlar…
Yok oluyor.
Ertesi yıl nüfus yine eski haline dönüyor.
1.600 kişi buharlaşıyor.
Şimdi soralım:
Ezine’de deprem mi oldu?
Sel mi aldı götürdü bu insanları?
Yoksa kimsenin konuşmak istemediği başka bir gerçek mi var?
BU BİR TESADÜF MÜ?
Buna “doğal hareketlilik” diyenler çıkacaktır.
Ama şu sorunun cevabı yok:
Neden sadece seçim yılında?
Neden tam sandık kurulurken?
Ve neden hemen ardından geri dönüş?
Bu artık istatistik değil.
Bu bir desen.
Ve bu desen, tesadüften biraz fazla düzenli.
HANGİ HALK SEÇTİ?
Seçimden sonra klasik cümleler duyulur:
“Halk bizi seçti.”
“Milletin iradesi tecelli etti.”
Peki hangi halk?
Ezine’de yaşayan insanlar mı?
Yoksa seçim döneminde gelip, seçim bitince kaybolanlar mı?
Gerçek seçmen kim?
Orada yaşayan mı?
Yoksa sadece sandık günü “orada görünen” mi?
ASIL MESELE BU
Bu yazı bir iddia değil.
Bu yazı bir soru.
Ama öyle bir soru ki…
Cevabı verilmeden hiçbir şey temiz kalmaz.
Eğer bu hareketlilik kayıtlarla tespit edilebiliyorsa,
eğer bu artış gerçekten seçim odaklıysa,
o zaman şu sorudan kaçamazsınız:
Bu 1.600 kişi olmasaydı sonuç değişir miydi?
RAKAMLAR SUSMAZ
Rakamlar bağırmaz.
Ama fısıldar.
Ve bazen o fısıltı, en büyük skandaldır.
Ezine’de bugün konuşulan şey şu:
Sandık mı konuştu…
Yoksa sandık konuşturuldu mu?
SON SORU (VE EN RAHATSIZ EDENİ)
Eğer bu bir organizasyon ise…
Eğer bu bilinçli bir hareket ise…
Bu sadece bir seçim meselesi değildir.
Bu, doğrudan demokrasinin kalbine dokunan bir mesele olur.
Ve o zaman şu soru kaçınılmazdır:
Demokrasinin kanı kimin elinde?