Diğer

İyiliği Emretmek, Kötülükten Sakındırmak: Toplumsal Sorumluluk Bilinci

İslam toplumunun inşasında temel ahlaki ilkelerden biri olan “iyiliği emretmek ve kötülükten sakındırmak” (emr-i bi’l-ma’rûf ve nehy-i ani’l-münker) anlayışı, bireysel sorumluluğun ötesinde toplumsal bir görev olarak öne çıkıyor.

Hicretin ardından Medine’de yeni bir toplumun temellerini atan Hz. Peygamber, bir yandan sevgi ve kardeşliğe dayalı sosyal yapıyı güçlendirirken, diğer yandan da bu yapının sürekliliğini sağlayacak ahlaki prensipleri sahâbeye öğütledi. İnsanlar arası ilişkileri kuvvetlendiren davranışları teşvik eden Allah Resûlü, toplumsal birliği zedeleyebilecek söz ve fiillerden ise uzak durulmasını istedi.

Bu çerçevede sahâbesine hitaben verdiği bir mesajda, iyiliğin yaygınlaştırılması ve kötülüğün engellenmesi konusunda şu uyarıda bulundu:

“Dikkat edin! Allah’a yemin olsun ki, siz ya iyiliği emreder, kötülükten men edersiniz; zalimin elinden tutup onu hakka döndürür ve hak üzere tutarsınız ya da sizin sonunuz da onlar gibi olur.”

Kur’an-ı Kerim’de de bu sorumluluğun yalnızca belirli bir kesime değil, tüm Müslümanlara ait olduğu açıkça ifade ediliyor. Tevbe Suresi 71. ayette, “Mümin erkeklerle mümin kadınlar birbirlerinin velîleridir. Onlar iyiliği emreder, kötülükten alıkoyarlar.” buyrularak, toplumsal denetim ve ahlaki duyarlılığın ortak bir görev olduğuna dikkat çekiliyor.

İslam alimlerine göre, mümin bir kimse uygun şartlar oluştuğunda kötülüğü fiilen ortadan kaldırmakla yükümlü kabul edilir. Bunun mümkün olmadığı durumlarda ise sözlü uyarı ile yanlışın dile getirilmesi beklenir. Fiili ya da sözlü müdahalenin mümkün olmadığı hallerde ise bireyin, işlenen kötülüğe kalben razı olmaması ve bu hoşnutsuzluğunu tavırlarıyla ortaya koyması gerektiği vurgulanıyor.

Nitekim Hz. Peygamber’in vefatından sonra Emevî Halifesi Mervân’a yapılan bir ikaz, bu sorumluluğun tarihsel bir örneği olarak aktarılıyor. Bayram namazı uygulamasında yapılan bir değişikliğe itiraz eden bir sahâbî, hutbenin namazdan sonra okunması gerektiğini hatırlatarak yöneticiyi uyarmıştı.

Kaynak: Diyanet İşleri Başkanlığı, Hadislerle İslam, Cilt 4, s.459, Ankara, 2013.